Vergide kayıp yüzde 40’tan fazla

banner37

Ekonomist ve Vergi Uzmanı Özçakır, pandemi döneminde, devletin topladığı verginin, toplaması gerekenin yüzde 60’ı dahi etmediğine dikkat çekerek “Yerel gelirlerimiz arasında yer alan vergi kalemine yönelik yasal hiçbir eksiğimiz yok. Yeter ki bu konuda dirayetli olunsun ve ciddi bir tutum takınılsın” dedi:

Vergide kayıp  yüzde 40’tan fazla
banner90
banner8

Ali ÇATAL

“TOPU TACA ATMAYIN”… Ekonomist ve Vergi Uzmanı Kemal Özçakır, dünyanın gelişmiş bütün ülkelerinde olduğu gibi beyana dayalı ve modern bir Vergi Yasası’na sahip olduğumuzu belirterek Vergi Yasası’nda revizyona gidilmesine yönelik iddiaları “Topu taca atmak” olarak yorumladı. Özçakır, siyasetçilerin “kendi başarısızlıklarını örtmek için” ortaya attıkları bu demagojiye son verilmesi gerektiğini ifade ederek “Devletin bizden vergi alabilmesi, herkesten alabileceği anlamına da gelir” dedi.

“DENETİM OLMAZSA OLMAZ”… Kemal Özçakır, bazı devlet dairelerinde yığılma olduğu halde, Vergi Dairesi’nin personel eksikliği nedeniyle son 10 yıldır doğru düzgün denetim yapamadığına işaret etti. 1980’li yıllarda yüzde 48 bandında tahsil edilen Kurumlar Vergisi’nin zamanla yüzde 15’e kadar düşürüldüğünü fakat şirketlerin doğru beyandan düşürülen vergilere rağmen kaçındığını anlatan Özçakır, talep edilen vergi oranının yanında toplanan vergi miktarının da azaldığını söyledi; denetimin önemine işaret etti.

Ekonomist ve Vergi Uzmanı Kemal Özçakır, bütçe açığında kara delik olarak görünen toplanamayan vergiler konusunu masaya yatırırken; Vergi Yasası’nın düzenlenmesi gerektiği iddialarını da reddetti.

Dünyanın gelişmiş bütün ülkelerinde olduğu gibi ‘beyana dayalı’ ve modern bir Vergi Yasası’na sahip olduğumuzu aktaran Özçakır, toplanamayan vergilere yönelik tartışmanın da bu gerçek göz önünde bulundurularak yapılması gerektiğini söyledi.

Vergi Yasası’nda revizyona gidilmesine yönelik iddiaları “Topu taca atmak” olarak yorumlayan Özçakır, siyasetçilerin “kendi başarısızlıklarını örtmek için” ortaya attıkları bu demagojiye bir son verilmesi gerektiğini zira verginin toplanabilmesi için yasal hiçbir engelin bulunmadığı bilgisini verdi.

“Devletin bizden vergi alabilmesi, ‘herkesten alabileceği’ anlamına da gelir” şeklinde konuşan Özçakır, yasal anlamda ufak rötuşların yapılabileceğini fakat Vergi Yasası’nda tadilat gibi gereksinimlerin en azından şu aşamada söz konusu olmadığını vurguladı.

Yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde, devletin topladığı verginin toplaması gerekenin yüzde 60’ı dahi etmediğine dikkat çeken Özçakır, böylesi bir durumun kesinlikle kabul edilemez olduğunu belirtti.

Vergilerdeki kayıp ve kaçağın önlenebilmesi için öncelik sıralamasının değiştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Özçakır, ülkede bulunan onlarca üniversitenin bir tekinde dahi ‘vergi kürsüsünün’ olmayışını da “vergi konusuna gereken önemi vermiyoruz” olarak yorumladı.

Türkiye’nin, yeni mezun vergi uzmanlarını Avrupa’daki seminerlere göndererek yetkinleştirdiğini fakat Türkiye’ye ayrılan kontenjanın sadece birkaçı için KKTC olarak talepte dahi bulunulmadığını da aktaran Özçakır, dostane ilişkilerin çok ötesinde bir ilişkimizin olduğu Türkiye’den böylesi bir talepte bulunulması durumunda olumsuz yanıt almamızın da pek de olası olmadığı öngörüsünü paylaştı.

“Orana paralel miktar da düştü”

Kemal Özçakır, Kurumlar Vergisi’nin henüz 1980’li yıllarda yüzde 48 bandında tahsil edildiğini de hatırlatarak, vergi uzmanlarının “Hiçbir şirket, kazancının yüzde 48’ine devleti ortak etmek istemez” uyarıları üzerinde kademeli olarak düşürülerek yüzde 15’e kadar düşürüldüğünü aktardı.

Böylesi bir eylemle hem vergileri tabana yaymayı hem oranı düşürüp miktarı artırmayı hem de işletmeleri daha doğru kazanç beyanı konusunda teşvik etmeyi amaçladıklarını kaydeden Özçakır, ne yazık ki beklenenin olmadığını ve şirketlerin doğru beyandan düşürülen vergilere rağmen kaçındığını; talep edilen vergi oranının yanında toplanan vergi miktarının da azaldığını söyledi.

Özçakır, ülkedeki sayıları binlerle ifade edilen şirketlerinin her birinin devlet tarafından denetlenmesinin mümkün olmadığı gerçeğinden hareketle ortaya çıkan muhasiplik veya murakıplık veya en modern tabiriyle ‘mali müşavirlik’ müessesesine çok önemli bir görev düştüğüne de işaret ederek, devletin, vergi konusunda nihai kararı, mali müşavirlerin raporları doğrultusunda verdiğini hatırlattı.

Vergilerde kayıp ve kaçağı engellemede KKTC olarak en büyük eksikliğin, siyaset kurumu kaynaklı “basiretsizlik” olduğuna vurgu yapan Özçakır, sözlerini “Yerel gelirlerimiz arasında ilk sırada yer alan ‘vergiler’ kalemine yönelik yasal hiçbir eksiğimiz yok. Yeter ki bu konuda dirayetli olunsun ve ciddi bir tutum takınılsın. ‘Vergi Yasası yetersiz’ gibi hiçbir geçerliliği olmayan tartışmalar da bir kenara bırakılsın.

Belli dairelerde ‘yığılma’ olduğu halde, son 10 yıldır doğru düzgün denetim yapamayan Vergi Dairesi’ndeki personel eksikliği giderilsin. Siyasiler de bu daireye ‘çok fazla’ el uzatmasın yeter” ifadeleriyle sonlandırdı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75