banner6

Yandık!

banner37

TC Merkez Bankası’nın piyasa beklentilerinin aksine, dün, sürpriz bir kararla faizlerde 100 baz puanlık indirim kararı almasıyla piyasalar altüst oldu. Bir süredir ateşi düşen döviz, bu kararın ardından yeniden fırladı. Ülkemizde en çok kullanılan yabancı para birimi olan sterlin 12 TL’yi geçti. Dolar 8,82 TL’yi, Euro da 10,35 TL’yi gördü

Yandık!
banner8

Ali ÇATAL

“PİYASALARA TATSIZ SÜRPRİZ”… TCMB, yılın dokuzuncu, Kavcıoğlu başkanlığında da altıncı PPK toplantısında, piyasa beklentileriyle uyuşmayan bir karar alarak, faiz indirimine gitti ve bir hafta vadeli repo faiz oranı olarak kullanılan politika faizini 100 bp düşürerek, yüzde 18'e çekti. Manşet enflasyonun değil, çekirdek TÜFE’nin para politikasında takip edilen gösterge olması gerektiğini belirten Kavcıoğlu’nun açıklamalarıyla faiz indirimine gidilmesi olasılığı artsa da, genel kanı, faizin yine pas geçilerek sabit tutulacağı yönündeydi

“KURLAR REKORA KOŞTU”…KKTC serbest piyasalarında ise son birkaç haftadır izlenen volatil yani oynak seyir, söz konusu kararın ardından yerini TL varlıklardaki negatif ayrışmaya bıraktı ve dünkü kapanışta, bütün döviz kurlarında ‘kayda değer yükseliş’ gözlemlendi. Buna göre, Kuzey Kıbrıs’ta dün Amerikan doları ortalama 8,8199 TL, euro 10,3501 TL ve İngiliz sterlini 12,0738 TL’den alıcı buldu. Kurlar, haftayı sırasıyla ortalama 8,6670 TL, 10,2040 TL ve 11,9755 TL’lik fiyatlamayla açmıştı

 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirimi kararının hemen ardından döviz yeniden yükselişe geçti.

TC Merkez Bankası, piyasa beklentilerinin aksine, sürpriz bir kararla, faizlerde 100 baz puanlık indirim kararı almasıyla piyasalar altüst oldu.

Bir süredir ateşi düşen döviz, bu kararın ardından yenidenfırladı.

Ülkemizde en çok kullanılan yabancı para birimi olan sterlin 12 TL’yi geçti. Dolar 8,82 TL’yi, Euro da 10,35 TL’yi gördü.

Şahap Kavcıoğlu başkanlığındaki altıncı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, bir hafta vadeli repo faiz oranı olarak kullanılan politika faizi 100 baz puan (bp) düşürülerek yüzde 18'e çekildi.

Hatırlanacağı üzere, en son Naci Ağbal başkanlığındaki Mart 2021 dönemi toplantısında 200 bp faiz artışı yapılmasının ardından yüzde 19’luk oran, altı ay boyunca korunmuş; fakat bu sürede manşet enflasyonu da yüzde 16,19’dan yüzde 19,25’e yükselerek, son ay itibarıyla faizin üzerine çıkmıştı.

Yatırımcılarla ayın başında yaptığı konuşmada, manşet enflasyonun değil; çekirdek tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) para politikasında takip edilen gösterge olması gerektiğini belirten Kavcıoğlu’nun açıklamalarının ardından, dünkü toplantıda faiz indirimine gidilmesi olasılığı artsa da, piyasalarda ve ekonomistler arasında genel kanı, faizin yine pas geçilerek sabit tutulacağı yönündeydi.

Sürpriz kararın ardından, Türkiye serbest piyasalarında Amerikan doları/TL kuru da 8,75’i aştı.

KKTC serbest piyasalarında ise son birkaç haftadır izlenen volatil yani oynak seyir, söz konusu kararın ardından yerini TL varlıklardaki negatif ayrışmaya bıraktı ve dünkü kapanışta, bütün döviz kurlarında ‘kayda değer yükseliş’ gözlemlendi.

Buna göre, Kuzey Kıbrıs’ta dün Amerikan Doları ortalama 8,8199 TL, Euro 10,3501 TL ve İngiliz Sterlini 12,0738 TL’den alıcı buldu.

Kurlar, haftayı sırasıyla ortalama 8,6670 TL, 10,2040 TL ve 11,9755 TL’lik fiyatlamayla açmıştı.

Şafaklı: TL ‘buz pisti’ üzerinde

Ekonomist ve Akademisyen Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı ise ‘risk-getiri’ ikilemine dikkat çekerken, Türkiye’nin kredi risk priminin (CDS), 357.82 ile dünyanın en yükseğinde olduğunu söyledi.

Şafaklı, “Öncelikle belirtmek gerekir ki, bir ülkenin para biriminin değeri o ülkenin ekonomik gücüyle paralel hareket eder. Başka bir ifadeyle, ekonomik altyapısı güçlü ülkelerin paraları, en ufak bir sarsıntıda sağa sola savrulmaz ancak yapısal sorunlarıyla ekonomik ve siyasi istikrarsızlık yaşayan ülkelerin parası, istikrarsızlığı meydana getiren faktörlerdeki ani değişiklikler nedeniyle değer kaybeder. İşte TL de maalesef böyle bir karaktere sahip olduğundan,‘buz patenindeki savunmasız bir nesne gibi’ en ufak bir esinti ile sağa sola savrulmaktadır” dedi. Şafaklı, sadece yüzde 1’lik bir faiz indiriminin dahi meydana getirdiği olumsuz sonuçlara dikkat çekti.

Bütçe açığı, dış borçlar, borç vadeleri, döviz rezervleri, enflasyon, kurumsal yönetişim, demokrasi, özgürlük ve hukuk devleti gibi unsurlara ilişkin olgu ve algılarında ekonomik ve siyasi istikrarsızlığa ‘risk üzerine risk’ eklediğini kaydeden Şafaklı, bu çerçevede, Türkiye’yi dört bir yandan kuşatan istikrarsızlığın da Türk lirasını ‘parası dünyada en fazla değer kaybeden ülkeler’ arasına soktuğunu belirtti.

banner134

Gelişmiş ekonomilere sahip ülkelerde, merkez bankası bağımsızlığına da son derece önem verildiği gerçeğine de parmak basan Şafaklı, TCMB’de sürekli yaşanan başkan değişikliklerinin de yabancı yatırımcının uzaklaşmasına neden olduğunu vurguladı.

Şafaklı, yatırımcının, ‘getirisi riskin üzerinde’ ülkelere kaçmasının son derece olası olmasından hareketle, TL’ye yönelik talebin de TL’nin değerinin de önümüzdeki dönemde ‘daha da’ azalacağını öngördü.

Fed kararından ‘teşviklerin geri çekilmesi’ sinyali alınmıştı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Bankası (Fed) ise önceki günkü toplantısında, piyasa beklentilerine paralel şekilde pozisyon alarak, politika faizini yüzde 0-0,25 arasında sabit tutmuş; karar metninde, ekonomideki ilerlemenin devam etmesi durumunda varlık alım hızındaki yavaşlamanın gündeme alınabileceği belirtilmişti.

Noktasal grafikte ise 2022'de faiz artışı öngören Fed yetkilisi sayısının arttığı izlendi.

 Ekonomik öngörülerde enflasyon beklentileri yukarı çekilirken, büyüme beklentilerinde düşüş görüldü.

Karar sonrası konuşan Fed Başkanı JeromePowell, teşviklerin geri çekilmesi sürecinin 2022 ortasında son bulmasının uygun olabileceğini söyledi. Powell, kişisel portföyü ile ilgili de açıklamalarda bulundu.

Karar metninde, ekonomideki ilerlemenin devam etmesi durumunda varlık alım hızındaki yavaşlamanın gündeme alınabileceği belirtildi.

Metinde, konuyla ilgili, "Eğer istihdam ve enflasyon hedeflerine doğru ilerleme beklendiği gibi devam ederse, varlık alımlarının hızında bir yavaşlatmaya karar vermek yakında gerekli olabilir" ifadeleri kullanıldı.

Fed'in faiz kararıyla birlikte, ekonomik öngörüler ve faiz beklenti patikasını ortaya koyan noktasal grafik de yayımlandı. Buna göre, dokuz yetkili, 2022 yılı için faiz artışı öngörüsünde bulundu. Hatırlanacağı üzere, Haziran 2021’de yayımlanan noktasal grafikte, sadece yedi yetkili faiz artışı öngörüsünde bulunmuştu.

Bu bağlamda, son noktasal grafiğe göre, 2023'te faiz artışı bekleyen yetkililerin sayısı da 17 olurken; sadece bir üye, 2023'te faizlerin sabit kalacağını öngördü.

Tüzel kişilerin döviz mevduatları rekor kırdı

Öte yandan, 3 ve 10 Eylül işlem haftasında 238 milyar doları aşarak rekor kıran Türkiye içi döviz mevduat hesapları, 17 Eylül işlem haftasında 824 milyon dolar azalarak 237.30 milyon dolara geriledi. Toplam hesaplar içinde gerçek kişilerin döviz mevduatları da 946 milyon dolar azalarak 146,43 milyar dolara gerilerken; tüzel kişilerin döviz mevduatları ise 122 milyon dolar artarak 90.86 milyar dolar izle zirve yaptı.

Pariteden arındırılmış mevduatlar ise 1.17 milyar dolar azaldı.

TCMB’nin menkul kıymetler istatistiklerine göre, son haftada Türkiye dışı yatırımcı, hissede alıcılı, tahvilde ise satıcılı davrandı.

Bu bağlamda, 10 Eylül’de 52.7 milyon dolarlık hisse satan Türkiye dışı yatırımcı, 17 Eylül haftasında 89.0 milyon dolarlık alım yaptı; tahvilde ise önceki hafta 325.1 milyon dolarlık alımın ardından son haftada 12.3 milyon dolarlık satış işlemi gerçekleştirdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104