Yangını su bardağıyla söndürmeye çalışıyorlar

Türk Lirası’nın astronomik oranlarda değer kaybı karşısında TC Merkez Bankası’nın yeteri kadar önlem almadığına işaret eden ekonomistler, TCMB’nin attığı “zayıf adımlara” ilginç bir benzetme getirdi:

Yangını su bardağıyla söndürmeye çalışıyorlar
  • 21 Mayıs 2018, Pazartesi 10:00

Artun ÇAĞA

Türk Lirası’nın yılbaşından bugüne yüzde 17’yi bulan değer kaybı geçtiğimiz hafta iyice hızlanırken, hem Türkiye’de hem de KKTC’de her geçen gün ekonomi daha da kötüye gidiyor.

Amerikan Merkez Bankası Fed’in eski araştırma direktörü olan Erkin Şahinöz, Merkez Bankası'nın hem döviz arzı hem de politika faizini artırmak konusunda zayıf adımlar attığını, “yangını su bardağıyla söndürmeye çalıştığı fikrinde.

Gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en çok değer kaybedenlerin başında gelen TL’deki hızlı erimeye rağmen, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) Türkiye’deki siyasilerin faiz karşıtı tutumundan dolayı adım atmaması, piyasaları endişelendiriyor.

Uzmanlar, TL’de son dönemde yaşanan değer kaybına iç siyasi nedenler yanında; dolardaki küresel değer kazancını, Orta Doğu’da artan gerilimi, kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin kredi notuyla ilgili açıklamalarını, ABD faizlerinin yüzde 3’e yükselmesini, petrol fiyatlarındaki yükselişi, yüksek enflasyon ve yüksek cari açığı da nedenler arasında gösteriyor.

Siyasilerin düşük faiz ısrarı

Ekonomistlere göre, TC Merkez Bankası’nın para politikasında istediği gibi hareket edemediği algısı uzun zamandır piyasaların gündeminde.

MB’nin bağımsızlığı ile ilgili tartışmaların temelinde ise TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın düşük faiz politikasında ısrar eden sözleri yatıyor.

Erdoğan, geçen hafta içinde ABD merkezli uluslararası ekonomi haber kanalı Bloomberg'in Londra'daki binasında gerçekleşen röportajında düşük faiz konusundaki ısrarını sürdürdü.

Başkan olması takdirinde ekonomi ve para politikasında daha etkin rol oynayacağını söyleyen Erdoğan, faizlerle ilgili olarak, "Sebep netice ilişkisine baktığımız zaman faiz sebep enflasyon neticedir. Faiz ne kadar düşük olursa enflasyon da o kadar düşük olur" dedi.

Erdoğan Merkez Bankası'nın bağımsızlığı ile ilgili olarak ise, "Tabii ki Merkez Bankası bağımsızdır. Ancak Merkez Bankası bu bağımsızlığı alıp, yürütmenin başındaki cumhurbaşkanının verdiği sinyalleri bir kenara koyamaz. Buna göre değerlendirmelerini yapıp, adımlar atacaktır ve ben bunun ileride çok yararlı adımlarla sonuçlanacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın bu sözlerinin ardından Salı günü Türk varlıklarının satış dalgası hızlandı.

Adımlar çok zayıf

BBC Türkçe’nin, “Merkez Bankası, dolar kurunun yükselişine karşı gerekli önlemleri alıyor mu?” başlıklı haberinde, kurun yükselişini durdurmak için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın gerekli adımları atıp atmadığı tartışma konularının başında geliyor.

Özellikle piyasalara Merkez Bankası'nın faizleri artırmak konusunda çekingen davrandığı görüşü hakim.

BBC Türkçe'ye konuşan ekonomistler, her ne kadar kurdaki yükselişin TCMB politikalarından kaynaklanmadığını düşünse de Merkez’in TL’nin düşüşünü engellemek için yeteri kadar önlem almadığını belirtiyor.

Amerikan Merkez Bankası Fed’in eski araştırma direktörü olan Erkin Şahinöz, kurdaki yükselişin ekonomiyi ‘üç yerden hırpaladığını’ söylerken, bunları şöyle sıraladı:

1- Kur yükselişi üretimin ithalata bağımlı olması sebebiyle enflasyonda artışa sebep oluyor.

2- Reel sektör bilançolarında 220 milyar doları aşan büyüklükte net döviz açığı olduğu için finansal istikrarı tehdit ediyor.

3- Belirsizlik yarattığı için ekonomik aktiviteyi olumsuz etkiliyor, büyümenin hız kesmesine sebep oluyor.

Şahinöz, bütün bu risklere rağmen Merkez Bankası'nın hem döviz arzı hem de politika faizini artırmak konusunda zayıf adımlar attığını, “yangını su bardağıyla söndürmeye çalıştığını” ifade ediyor.

Merkez’in ‘eli kolu bağlı’ mı?

Koç Üniversitesi TÜSİAD Ekonomik Araştırmalar Direktörü Prof. Dr. Selva Demiralp, kurdaki yükselişin Merkez Bankası'nın uyguladığı para politikası yüzünden kaynaklanmadığını, ancak “Para politikasının eli kolu bağlı” algısının kurdaki zayıflamayı tetiklediğini dile getiriyor.

Demiralp'e göre kurdaki yükselişin nedenleri şöyle:

“Büyüme odaklı politikaların uzun vadeli dengelerde yaratacağı bozulma, seçim öncesi artan siyasi belirsizlik. jeopolitik riskler ve doların küresel olarak değer kazanması.”

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nden Prof. Dr. Burak Saltoğlu, konuyla ilgili olarak, “Bu dönem için faiz tepkisinde gecikme var, araç eksikliği var, şanssız bir döneme denk gelen bir dalga var, agresif bir büyüme beklentisi var ve çok yakında bir seçim var. Para politikası için çok şanssız koşullar” dedi.

Resesyon tehlikesi

BBC Türkçe’ye konuşan Şahinöz ve Demiralp, TCMB'nin hemen harekete geçmesi gerektiği görüşünde.

Demiralp, "Doğru olan 7 Haziran toplantısını beklemeden acil ve güçlü bir faiz artırımına giderek piyasada şok etkisi yaratmaktır. Bu adım bile enflasyonu yüzde 7-8'li seviyelere çekmekte aciz kalacaktır ama en azından kurun kontrol dışı yükselişi bir süre için engellenebilir" ifadesini kullanıyor.

"Kurun mevcut düzeylerinde geçirdiği her gün ekonomiyi resesyona bir adım daha yaklaştırıyor" diyen Şahinöz, MB'nın bir an önce faiz kararı almasının gerekliliğini şu şekilde açıklıyor:

"Piyasa faizinin (gösterge faiz) yüzde 17'ye yakın olduğu bir dönemde defacto politika faizini yüzde 13,5'ta tutarak kurda düşüş beklemek iyimserlik olur.

Merkez Bankası piyasa faizinden uzak kaldığı sürece hamlelerinin etkisiz kalması kuvvetle muhtemel."

Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Saltoğlu da MB'nin 7 Haziran'da faiz artırmamasının piyasalar açısından çok sert sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.

Siyasiler baskıyı artırıyor

Finans çevrelerinden bir döviz masası işlemcisi ise “Küresel piyasalardaki gelişmekte olan ülkelere yönelik endişeler ve fon çıkışları son dönemde hiç olmadığı kadar kuvvetli. Benzer ülkelere baktığımızda emtia gelirleri sayesinde dış finansmana Türkiye kadar bağımlı bir ülke de yok diyebiliriz. Bu gelişmeler Türk piyasalarını satışlara açık bırakıyor. Siyasilerin düşük faiz söylemleri de bu baskıyı artırıyor” dedi.

Piyasaların Merkez Bankası’nın harekete geçmesini beklediğini vurgulayan bu yetkili şöyle devam etti:

“Düşük faiz söylemleri TL üzerindeki baskıyı artırıyor, Piyasalar bunu engellemek adına TCMB'nin ne zaman ve ne yapacağına odaklanmış durumda.

Görünüşe göre 7 Haziran'ı beklemeden bir faiz artışına doğru gidiyoruz. Öncesinde belki TCMB reeskontların ödemelerine ilişkin kolaylıklar gibi birkaç likidite adımı daha deneyebilir.”

Bankacılar ayrıca, TCMB'nin de yakından izlediği bir aylık zımmi oynaklığın 20 olan değerinin de üzerine çıkarak geçen yılın ocak ayından sonraki en yüksek seviyesine seyretmesi sonrası TCMB'nin yeni bir adıma gittikçe yaklaştığını öngörüyorlar.

‘Türkiye’yi izliyoruz’

Öte yandan, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, yaptığı değerlendirmede Türkiye’yi 10 gelişen ülke içerisinde en gevşek para politikasına sahip ülke olarak gösterdi.

Fitch’in açıklamasında bu ekonomilerdeki merkez bankalarının yerel koşullar karşısında faiz oranlarını nasıl belirlediğinin ele alındığı vurgulandı.

Mart ayında Türkiye’nin kredi notunu bir kademe indirerek Ba2’ye düşüren, not görünümünü ise negatiften durağana çeviren Moody’s, Türkiye’nin gideceği siyasi yönü izlediğini açıkladı

Avrupa ülkeleri kredi notlarından sorumlu Moody’s yetkilisi Dietmar Hornung, düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada, “Durumu izliyoruz, ülkenin hangi yolda gideceğini göreceğiz” dedi.

Türkiye’nin yurtdışından sağladığı finansmana olan bağımlılığı nedeniyle Rusya gibi kendi yolunu çizemediğini belirten Hornung, “Biraz endişeliyiz” ifadesini kullandı. Hornung, “Gördüğümüz bazı makro trendler Türkiye için açıkça zorlayıcı unsurlar olarak yer alıyor. Yükselen faizler, doların güçlenmesi hepsi kredi notu açısından negatif” dedi.

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 1 Üzgün 0 Kızgın 5

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 13 10 2 1 22 32
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 10 2 1 17 32
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 8 0 5 11 24
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 ÇETİNKAYA TSK 13 6 3 4 1 21
6 TÜRK OCAĞI LİMASOL 13 6 2 5 7 20
7 GÖNYELİ SK 13 6 2 5 4 20
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 6 2 5 -3 20
9 LEFKE TSK 13 5 4 4 0 19
10 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 3 4 6 -6 13
12 BİNATLI YSK 13 4 1 8 -9 13
13 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 2 7 4 -12 13
14 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 1 5 7 -16 8
15 GİRNE HALK EVİ 13 2 1 10 -10 7
16 ESENTEPE KKSK 13 2 1 10 -16 7
yukarı çık