‘Yeni dünyaya’ biletlerinizi hazırlayın

banner37

Ekonomist Şükrü Umarbeyli, Koronavirüs salgını sonrası oluşması beklenen ‘yeni ekonomi ve dünya düzeni’ tartışmalarına katıldı:

banner87
‘Yeni dünyaya’ biletlerinizi hazırlayın
banner90
banner8

 “NORMALLEŞME, MAYIS SONUNU BULACAK”… Ekonomist ve Araştırmacı Yazar Şükrü Umarbeyli, salgın sonrası ‘küresel uyanışın’ mayıs periyodu sonu olarak tahmin edildiğini ve salgından en fazla etkilenecek ülkelerin ‘pandeminin çıkış noktası’ Çin’e finans, lojistik ve ürün tedariki gibi birçok açıdan ‘göbekten bağlı’ hale geleceğini ve mal tedarikçisi ülkelerin de bu durumdan olumsuz etkileneceğini söyledi. Umarbeyli, İtalya ve İspanya’da büyük bir krizin yaşanacağı ayrıca küresel tedarik zincirinde virüs salgını kaynaklı yaşanacak sorunların ve beklentilerdeki bozulmanın, ABD ve çeşitli AB ülkelerini de yıkıcı derecede etkileyeceği bilgisini paylaştı.

 “GELENEKSEL ŞİRKETLERİN DEVRİ KAPANACAK”… Şükrü Umarbeyli, “Dünyada büyük bir değişim ve projeksiyon analizleri süreci başladı. Ortaya çıkacak yeni dünya sisteminde siyasetten sosyal yönelimlere, ekonomiden kültürel olgulara ne tür değişimler yaşanabileceğini sorgulanmaya başlandı. Pandemi süreci sonrasından itibaren küreselleşme, dünya tedarik zinciri, havacılık ve sistemsel değişimler için geniş çaplı analizler devam ediyor” şeklinde konuştu. Umarbeyli ‘geleceğin ekonomisinde’ yeni enerji politikalarının da hayata geçeceğini, analog şirketler de devrini tamamlarken, dijital dünyanın yükselişine hızla devam edeceğini aktardı.

 “EVDEN ÇALIŞMA TARZI YAYGINLAŞACAK”… Şükrü Umarbeyli, akıllı fabrikalarda yapay zekaları gelişkin robotların ve makinalarda siber-fiziksel sistemlerin kullanımı sayesinde maliyetlerin düşeceğini, üretimin ise daha az enerji ile daha süratli, kaliteli ve yaygın bir şekilde artarak etkinlik alanını genişleteceğini söyledi. Umarbeyli, evden çalışmanın ‘gerçekten mümkün olduğunun’ anlaşıldığını ve bu tarzın verimliliğinin şirketler tarafından fark edilmesiyle salgın sonrası dönemde birçok şirketin ofis alanlarına yapılan yatırımların ne kadar anlamlı olduğunu araştırırken, çalışanlarını evden/uzaktan çalışmaya sevk edeceğini kaydetti

Ali ÇATAL

   Dünyayı her alanda sarsan ve ‘insanlığın II. Dünya Savaşı’ndan bu yana karşılaştığı en büyük felaket’ olarak adlandırılan yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgını, neredeyse tüm sektörleri durma noktasına getirirken, ‘çarkların yeniden işlemeye başladığı’ döneme dair tartışmalar da ‘normalleşme’ söylentilerine paralel, gündemdeki yerini koruyor.

   Ekonomist ve Araştırmacı Yazar Şükrü Umarbeyli, dünyanın, yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrasını şimdiden konuşmaya başladığını söylerken, ‘hangi mesleklerin kaybolup, hangi yeni mesleklerin otaya çıkacağı başta olmak üzere ekonomi, sosyal yaşam ve eğitim alanlarında ne gibi dönüşümlerin yaşanacağının merak konusu olduğunu kaydetti.

   Umarbeyli, “İlk etapta pandeminin önlenmesi için ilaç ve aşıların geliştirilmesi sürecinin tam randımanlı olarak en az 12-18 aylık bir süreç olacağı tahminleri yapılırken, bazı etken maddelerin karışımı ya da iyileşmiş kişilerden alınan plazmadan elde edilecek aşıların en geç 3-6 ay arasında yoğun bakım ünitelerinde kullanılabileceğine dikkat çekiliyor” dedi.

   Umarbeyli, uzman öngörülerinin ise yaz döneminin ortasına kadar Avrupa’da sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel çerçevede herhangi bir hareketlilik beklenmediği yönünde olduğunu aktardı.

   Sanal alemde ve dijital dünyada ‘beklenenden hızlı’ bir ilerlemenin kaydedileceğini söyleyen Umarbeyli, ekonomik ve finansal alanlarda iş gücü piyasaları özelinde kayıpların yaşanacağını, uluslararası ticaretin de daralacağını kaydetti.

   Şükrü Umarbeyli, “Dünyada ticaret hacmi daralırken, ülkeler toplam ticaretten aldıkları payı arttırmaya çalışacak. Bu da kriz sonrası üretmeye ne kadar hazır olduklarına bağlı olacak. Yani gelecek, anlık siparişlere hemen cevap verebileceklerin kazanacağı bir dünya oluşacak. Yeni dünya ekonomisine ve yeni dünya düzenine giriş yapmak üzereyiz. Biletlerinizi hazırlayın” ifadelerini kullandı.

“Çin’e ‘göbekten bağlı’ hale gelinecek”

   Ekonomist ve Araştırmacı Yazar Şükrü Umarbeyli, ‘küresel uyanışın’ mayıs periyodu sonu olarak tahmin edildiğini ve salgından en fazla etkilenecek ülkelerin de pandeminin çıkış noktası Çin’e, finans, lojistik ve ürün tedariki gibi birçok açıdan ‘göbekten bağlı’ hale geleceğini; bunun yanı sıra ara mal tedarikçisi ülkelerin de bu durumdan olumsuz etkileneceğini söyledi.

   “Avrupa’da ise İtalya’nın büyük bir kriz yaşayacağı kesindir. İtalya, uzun süredir borçlanma sorunu yaşıyor ve mevcut borçlarını çevirmede sıkıntı yaşıyor. İspanya da ağır ekonomik hasar yaşayacak ülkeler sıralamasında üst sırlarda görünüyor” diyen Umarbeyli, küresel tedarik zincirinde virüs salgını kaynaklı yaşanacak sorunların ve beklentilerdeki bozulmanın, ABD ve çeşitli AB ülkelerini de olumsuz etkilemesinin beklendiği bilgisini paylaştı.

   Olaya sektörler bazında yaklaşıldığındaysa, ikinci aşamada en fazla hasar gören sektörün otomotiv olacağını savunan Umarbeyli, en büyük gelir kaybının hizmet sektöründe görülmesinin yanında havayolları, eğitim ve turizm sektörlerindeki krizin devam ettiğini; pandemi nedeniyle perakende satışlarında ve arzdan fazla gerçekleşen talep dolayısıyla rafların boşalıp ‘e-ticarette’ patlama yaşandığını, hacimsel olarak da ‘rekor’ bir aktif büyümenin gözlemlendiğini söyledi.

  Umarbeyli, şöyle devam etti:

   “Dünyada büyük bir değişim ve projeksiyon analizleri süreci başladı. Ortaya çıkacak yeni dünya sisteminde siyasetten sosyal yönelimlere, ekonomiden kültürel olgulara ne tür değişimler yaşanabileceği sorgulanmaya başlandı. Pandemi süreci sonrasından itibaren küreselleşme, dünya tedarik zinciri, havacılık ve sistemsel değişimler için geniş çaplı analizler devam ediyor”.

   Umarbeyli, evden çalışma, online üretim ve uzaktan eğitim konularının da daha ciddi irdelendiğine dikkat çekti.

   Maliyetlerin düşürülüp, tasarruf sağlanması yönünde yapılan Ar-Ge çalışmalarının artmasının beklendiğini de kaydeden Umarbeyli, e-ticaret satışlarının büyük artışlarla ‘katlanarak’ devam edeceği tahminlerinin, yeni iş evreninde ‘büyük veri’ olarak artık altın değerine geldiğinin sinyallerini verdiğini söyledi.

Endüstri 4.0 ve post-pandemi

   ‘Son Sanayi Devrimi’ şeklinde nitelenen ve ‘Endüstri 4.0’ olarak tanımlanan çağda tüketici eğilimlerinin ve moda akımlarına yönelimlerin neler olacağının tespit edileceğini ve yeni nesil yazılım ve donanımların da daha az maliyetli, az yer kaplayan, az enerji harcayan, yüksek güvenilirlikte çalışan formlarıyla, bu yeni evrene ‘yeni başlangıçlar’ yapılacağını aktaran Umarbeyli, şunları kaydetti:

   “Siber fiziksel sistem yani nesnelerin interneti ile yeryüzündeki tüm cihazların birbiriyle bilgi ve veri alışverişi için kullanıldığı, her türlü araç ve gerece entegre edilmiş, sensör ve işleticilerle donanmış, internet üzerinden bağlı olarak kullanılması kaçınılmaz olacaktır”.

   Akıllı fabrikalarda yapay zekaları gelişkin robotların ve makinalarda siber-fiziksel sistemlerin kullanımı sayesinde maliyetlerin düşeceğini, üretimin ise daha az enerji ile daha süratli, kaliteli ve yaygın bir şekilde artarak etkinlik alanını genişleteceğini söyleyen Umarbeyli, “Mavi yakalıların da otomasyon sistemine artık daha çok entegre olması ile niteliksel değişim yaşayacakları aşikârdır. Robotların ve yapay zekanın her sektörde daha aktif ve yayılım alanı bulacağı iş evreninde bundan en fazla yararlanacak da tedarik zincirleri olacak ve inovasyon büyük önem taşıyacaktır” şeklinde konuştu.

   ‘Geleceğin ekonomisinde’ yeni enerji politikalarının da hayata geçeceğini söyleyen Umarbeyli, ucuz elektrikli arabalar ile kolay ve keyifli ulaşım sistemleri kurulacağını; geleneksel analog şirketlerin de artık devrini tamamladığını, dijital dünyanın yükselişine hızla devam edeceğini aktardı.

   “Takip sistemleri, yüz tanıma sistemleri ve retina imzası gibi teknolojiler daha da gelişecek. Hastalık riski taşıyanların takibi başlayacak. Yeni nesil teknolojiler sayesinde daha kolay hale gelen esnek çalışma saatleri ve evden çalışma modelleri daha hızlı şekilde yaygınlık kazanacak” diyen Umarbeyli, bununla birlikte bireylerin turizm, hijyen ve sağlık alanlarına yönelik tüketim alışkanlıklarında da değişimler gözlemleneceğini aktardı.

   Dijital teknolojilerin ‘artık’ hayatımızın her alanında olacağını ve evlerimize de gireceğini söyleyen Umarbeyli, daha hızlı ve ucuz sağlık hizmeti sunan ‘tele tıp’ sistemlerinin de oluşmaya başlayabileceğini, ki ABD’nin bu sistemi halihazırda zaten kullandığını söyledi; ayrıca grip veya yüksek kolesterol gibi hastalıklar için ev testleri kullanımına da geçileceğini kaydetti.

“Alışkanlıklarımız ‘zorlansak da’ değişecek”

   Alışkanlıklarımızda ve değerlerimizde de kalıcı değişikliklerin olacağı bir döneme doğru yol aldığımızı söyleyen Umarbeyli, “En pahalı şehirler sıralaması değişebilir, otomotiv sektörü ucuzlayabilir. Koronavirüs sebebiyle yaşanan psikolojik ve zihinsel değişim, insanların iş yapış modellerini ve önceliklerini değiştirebilir” dedi.

   Umarbeyli, temel ihtiyaç sektörlerinde yapılan üretimler hariç ülkelerin Ar-Ge altyapısının oldukça önemli hale gelirken; iç pazarda talep edilen ürünlerin üretilmesinin yanı sıra sektör bazlı küresel bir aktör olabilme fırsatı veren yenilikçi ‘startup’ girişimcilik ekosisteminin de gelişerek büyük önem kazanacağını söyledi.

   Umarbeyli, hayatımızda bazı kalıpların da artık ‘zorlansak da’ değişeceğini ve bu değişimlerin şok etkisi yaratacağını da kaydederken, başka şeyleri yapmaya zorlandığımızda ise ‘yeni ve daha da farklı’ alışkanlıkların oluşmaya başlayacağını ve bunun da teknolojinin hayatımızın her aşamasına çok daha ciddi bir şekilde etki etmesine sebebiyet vereceğini belirtti.

   “Artık her şey dijital anlamda hayatımıza daha fazla nüfuz edecek. Koronavirüs sonrasında önlemlerin devam edeceği ve sosyal mesafenin süreceği konuşuluyor. Bu, ulaşıma da yansıyacak” diyen Umarbeyli, dünyada şu an havayolu şirketlerinin de uçaklardaki oturma yapılarını değiştireceği sinyalini verdiğini söyledi ve uçak içerisinde yeni bir oturma düzeni üzerinde çalışmaların devam ettiğini aktardı.

   Umarbeyli, firmaların ihtiyaçları karşılamak için mümkün olan en düşük stoku muhafaza edileceğini ancak karantina gibi tedarik zincirindeki olası sorunların bu sistemleri de etkileyeceğinden, bütün bu belirsizliklere karşı stokların yeniden ayarlanacağını ve ‘daha fazla stok tutma’ eğiliminin oluşacağını söyledi.

   Umarbeyli, şunları kaydetti:

   “Yerel üretimlerin artırılması gerekmektedir. Uluslararası nakliye ve seyahat kısıtlamaları, insanlar gibi ürünlerin de bir noktadan diğerine ulaşmasını engelliyor. Bu durumla bağlantılı küresel ekonomide büyük sıkıntılar yaşanabiliyor. Koronavirüs sonrasında ürünlerin satılacağı ülke içinde üretilmesine yönelik yeni politikalar üretmesi beklenmektedir. Şirketlerin satış ziyaretleri, küçük toplantılar, seminerler ve sunumlar dijital iletişim kanallarına kaymaya devam edecek”.

   Umarbeyli, salgın bitse bile uzaktan çalışma ve dijital platformlarda gerçekleşen toplantıların artık hayatın daha büyük bir parçası haline geleceğini belirtti.

“Ofise yapılan yatırım sorgulanacak”

   Evden çalışmanın artık gerçekten mümkün olduğunun idrak edildiğini ve bu tarzın verimliliğinin de şirketler tarafından fark edilmesiyle salgın sonrası dönemde birçok şirketin ofis alanlarına yapılan yatırımların ne kadar anlamlı olduğunu araştırırken, evden/uzaktan çalışma konusunda yepyeni bir dönemin başlangıcında olduğumuzu da kaydeden Umarbeyli, bu krizde birçok fırsat penceresinin de açılacağını; en hızlı ve hazırlıklı ülkelerin bu fırsatlardan en çok yararlananlar olarak kayda geçeceğini söyledi.

   Salgın sonrası, hayat normalleşme sürecine girdiğinde de ülkelerin üretim potansiyellerini artırmaya çalışmalarının büyük önem taşıyacağını kaydeden Umarbeyli, şöyle dedi:

   “Sanal ve dijital tarafta beklenilenden hızlı bir ilerlemeye olacak. Ekonomik ve finansal alanlarda da böyle bir trendi göreceğiz. İş gücü piyasalarında kayıplar mutlaka yaşanacaktır. Uluslararası ticarette de bir daralma olacaktır. Dünyada ticaret hacmi daralırken, ülkeler toplam ticaretten aldıkları payı arttırmaya çalışacak. Bu da kriz sonrası üretmeye ne kadar hazır olduklarına bağlı olacak. Yani gelecek anlık siparişlere hemen cevap verebileceklerin kazanacağı bir dünya oluşacak. Yeni dünya ekonomisine ve yeni dünya düzenine giriş yapmak üzereyiz. Biletlerinizi hazırlayın.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75