Ekonomik gidişat çok kötü

Ülkede durum zannedildiğinden de kötüdür. Toplum gittikçe, ekonomik sıkıntıların ağırlığını daha fazla hissetmeye başladı. Döviz biraz durulur gibi oluyor, sonra anasızın yine yükseliyor. “Durulur” diyoruz, “düşer” demiyoruz, çünkü hep çıktığı yerde, oralarda duruyor, geriye dönüş yok. Ancak Türkiye’deki ani bir gelişmeyle birlikte Türk Lirası değer kaybediyor ve döviz yeniden yükseliyor.

Dövizin yarattığı yükü halkımız artık kaldırmakta zorlanıyor. Hükümetin aldığı tedbirler piyasaya yansımıyor, çünkü gerekli denetim yapılmıyor. Alınan bir takım tedbirlerin birazcık olsun piyasaya yansıması gerekirdi.

Öte yandan ev kiralarının yanına yaklaşılmıyor…

Özel okul harçları, velileri kara kara düşündürüyor.

Devlet okullarına dönüşler artmaya başladı.

Üniversitede çocuk okutanlar da ne yapacağını bilemez durumda.

Ham maddesini, makinelerinin parçalarını, aksamlarını, yakıtını, boyasını ve daha birçok gereksinimini iş insanları yurt dışından dövizle alıyor. Tabii ki bunları ürünlerine yansıtmak zorunda kalıyor. Fiyatlara yansıtınca satışlar düşüyor. Ağır elektrik yükü ve akaryakıt giderleri ise başka bir dert...

Borçlu olanlar çıldırmak üzere. Her ay daha fazla para ödenekten birçok borçlu kişi perişan olmuş durumda. Maaşlar eriyor, halkın alım gücü her geçen gün azalıyor, tabii ki hayat kalitesi de düşüyor.

Bugünkü “Kıbrıs Ekonomi” ekimizde vatandaşın borcunu ödemekte zorlandığını istatistik verilerle ortaya koyduk. KKTC Merkez Bankası’nın verilerine göre, vatandaşların ‘bireysel krediler ve kredi kartı borçlarında’ önemli yer tutan mahkemelik borçlar, son üç ayda yüzde 15,4 arttı.

Borçlar mahkemelik, çünkü vatandaşlarımız ödemekte zorlanıyor… Aslında “ödemekte zorlanıyor” hafif bir ifadedir, doğrusu ifade “ödeyemiyor”, böyle demek daha doğru. Mahkemeye düşmüşse bu borçlar, halkımız borçlarını ödeyemiyor demektir.

Bankaların Risk Merkezi’ne yaptığı zorunlu bildirimlere göre, bireysel krediler ve kredi kartı borçlarında, Haziran 2017’de 247.4 milyon TL, Aralık 2017’de 248 milyon TL ve Mart 2018’de 237 milyon TL olan ‘Tahsili Gecikmiş Alacaklar’, Haziran 2018 sonu itibarıyla 273.5 milyon TL’ye fırladı.

Durumun vahametini rakamlar ortaya koyuyor… ‘Tahsili Gecikmiş Alacaklar’da geçen yıla göre yüzde 10,5, yılsonuna göre yüzde 10,2 ve bir önceki çeyreğe göre de yüzde 15,40 oranında artış var. Haziran 2018 itibarıyla ‘bireysel krediler ve kredi kartı borçları’ toplamı 5 milyar 155 milyon TL olarak kaydedildi. Bu kredilerin 1.4 milyarını konut, 324 milyonunu otomobil, 2.8 milyarını da “diğer krediler” oluşturdu. Üstelik kredi kartı borçları 449.3 milyon olarak kaydedilirken, bu borçlardaki artışın ‘Tahsili Gecikmiş Alacaklar’a yansımadı. Çare olarak başvurulan kredi kartı borçları da ödenemez duruma geldi. Gördüğünüz gibi durum vahim…

Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, geçen hafta gazeteciler ile yaptığı toplantıda “Sterlin’in 7 TL’yi bulması kırılma noktamız olur” dedi. Deniz’e göre Sterlin 7 TL olursa, ülke ekonomik çıkmaz içine girecek, çöküntü başlayacak, iflaslar olacak. Ticaret Odası’nın bu uyarısına kulak vermek gerekir. Onlar tehlikeyi en iyi gören kesim.

Aslına bakarsanız, şimdiden iflaslar var, birçok işyeri kapandı, birçoğu kapatmayı düşünüyor.

Ekonomik gidişat çok kötü, dövizdeki yükselişi durduracak bir mekanizmamız yok ama hükümetin toplumun bu ağır yükü hissetmesini azaltacak bazı yeni tedbirler alması ya da toplumsal seferberlik şart oldu.

 

YORUM EKLE