Ekonomik tedbirler ve tasarruf şart

Ekonomik sorunlar, son birkaç yıldır Kıbrıslı Türklerin en büyük sorunudur.

Şartlar her geçen gün daha da zorlaşıyor, arka arkaya gelen döviz krizleri halkın belini büktü.

Türk Lirası’nın döviz karşısında sürekli değer kaybetmesi, vatandaşın alım gücünü sürekli olarak zayıflatıyor.

Yatırımlar yapılamaması, üretimde istenen noktaya gelinememesi, yeni istihdam alanlarının açılamaması, vatandaşın alım gücünü yükseltici tedbirler alınamaması nedeniyle hayat her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Vatandaşı umutlandıracak tedbirler de alınamayınca, umutsuzluk baş gösteriyor.

Göç, Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi’nin (CMIRS) Mart 2019 anket sonucuna göre, katılımcıların yüzde 78.19’u önümüzdeki 2 sene içinde ülkenin mali durumunun daha kötü olacağını düşünüyor.

Hatta, yeni bir ekonomik kriz için tetikte bekliyor.

Yani halkın ekonomik kaygısı çok büyük…

Toplumun ekonomik gidişata bakış açısı çok kötü.

Ankete katılan her 3 kişiden biri, toplumun en büyük sorununun ekonomiyle ilgili olduğunu belirtti.

Katılımcıların yüzde 78.19’u önümüzdeki 2 sene ülkenin mali durumunun daha kötü olacağını düşünürken, yüzde 15.51’i değişim öngörmüyor.

Ankete katılanların sadece yüzde 6.29’unun ülkenin mali durumunun 2 sene içerisinde daha iyi olacağını beklemesi, umutların ne kadar düşük olduğunu gösteriyor.

Yani üç ay önce yapılan anket çalışmasına kıyasla, toplumda ekonomik beklentilerle ilgili çok büyük bir değişiklik yok.

Toplumun ekonomik gidişatla ilgili kötümserliği üç ay önceki gibi, vatandaşlar oldukça kaygılı.

CMIRS Direktörü Mine Yücel, ülkede yaşayanların ekonomiye kötümser bakması ve beklentilerinin olumsuz olması nedeniyle, yatırımcıların cesaretinin de kırılacağını söyledi.

Ekonomik durumun kötüye gideceğini düşünen bir toplumda yatırımın da tüketimin de düşeceği uyarısında bulunan Yücel, yeni bir kriz için insanların kaygılarının yersiz olmadığını belirtti.

Yücel, ‘yavaş hayat’ üzerine kurulu, daha huzurlu ve mutluluk temelli ekonomik kalkınma modellerine ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Mine Yücel, bu sene içinde ciddi küresel ekonomik kriz beklentisi bulunduğu düşünüldüğünde, toplumdaki kötümser beklentilerin pek de yersiz olmadığını belirtti.

Hem küresel kriz beklentisi, hem de olası Türkiye’nin ekonomisinin düzlüğe çıkamaması, Kuzey Kıbrıs için de ciddi tehditlerdir.

Evet, Kuzey Kıbrıs dıştan gelen etkilerle ekonomik krizler yaşıyor ve bunlara müdahale de edemiyor.

Paranın kontrolü Kuzey Kıbrıs yöneticilerinde olmadığı için çok büyük sıkıntı çekiliyor.

Ülkemizde hep, ekonomik krizler en derinleştiğinde, halkı en çok yaktığında tedbirler düşünmeye başlıyoruz ama o ateş içinde de hiçbir tedbir işe yaramıyor.

Ülkede ekonomi uzun zamandır istendiği gibi değil ama nispeten daha normal zamanlarda, ekonominin önünü açacak ciddi tedbirler almak, tasarruf yapmak gerekiyor.

Bir küresel krizden ve Türkiye’nin bazı ekonomik sıkıntılar yaşayabileceğinden söz ediliyor ama ileriye dönük ülkemizde ciddi bir tedbir, bir hazırlık içinde olunduğunu göremiyoruz.

Ülkemizde “lokomotif sektör” denilen alanlar bile sıkıntı içinde, nispeten iyi olanı bile koruyamıyoruz.

CMIRS’in anket sonuçları bize rehber olmalıdır, hem yöneticiler hem de toplum, tedbir ve tasarruf konusuna önem vermelidir.

Ekonomik protokolün imzalanamadığı ve Türkiye’den de katkı gelmediği bir ortamda halen tedbir anlamında bir şeyler düşünmüyor, eylem planları hazırlamıyorsak, yarın ciddi ekonomik krizlerde durumumuz tam bir felaket olabilir.

Geçmiş tecrübelerden ders çıkarmamız gerekiyor, tehlikeyi göremez ve tedbirimizi alamazsak dibi görebiliriz…

 

YORUM EKLE