Ekonominin fiziksel şiddeti

Bu yaşanmış hikayemizde evliliğinde yaşadığı psikolojik ve fiziksel şiddeti bizimle paylaşan direnişçi bir kadın var. Yazımızda gerçek isimleri değil rumuz kullandığımızdan, hikayesini bizlerle paylaşan kişiden “Ayşe” olarak bahsedeceğiz…
   Sevdiği erkekle hayatını birleştiren Ayşe’nin hayatı ekonomik durumlarının kötüye gitmesiyle değişmeye başlar. Bankaya olan borçlarını ödeyemeyecek duruma geldiklerinde, maddi olarak çöküntü yaşayan, kocasının değişmesi ve kendisine psikolojik ve fiziksel şiddet uygulamasıyla hayatı tam bir çözümsüzlüğe giren Ayşe’nin yaşanmış hikayesini gelin kendi ağzından dinleyelim:

 

Sevgiye doyarak
   Kalabalık bir aile ortamında, yakın ilişkilerin olduğu köy ortamında büyüdüm. Sokakta, ovada, ağaç tepelerinde geçen çocukluğumu gülümseyerek hatırlarım. Ailemde evlat ayrımcılığı yoktu; annem ve babam kız olsun, erkek olsun tüm çocuklarına sevgi ve hoşgörüyle yaklaşırdı. Anlaşılacağı üzere sevgiye doyarak büyüdüm.
   Ailemin ekonomik durumu çok iyi olmadığından liseden sonra eğitimime devam etmedim. İşe girip çalışmaya başladım zaten aklım ticarete çalışıyordu. Bu konuda ilerlemek istiyordum. İş konusunda da şanslı çıkmıştım, çalışkanlığımla patronumun gözüne girmiştim. Beni kızı gibi görüyor, sürekli benim için hayırlı bir kısmet baktığını söylüyordu.

 

Hayırlı kısmet
   Bir gün çalıştığım yere benimle aynı yaşlarda genç bir adam geldi. Patronumun da tanıdığıydı ve hep beraber sohbet etmeye başladık. Tahmin etmişinizdir ki, bu tanışma özellikle ayarlanmıştı. Gelen kişi hoş bir kişiydi, kanım ısınmıştı. İşinde gücünde, efendi ve konuşkan biri olarak beni etkilemişti. Patronumun da referansıyla arkadaşlık etmeye başladık ve çok geçmeden nişanladık. Bir yıl sonra da evlendik.
   Eşimin işi nedeniyle, şehirde yaşamaya başladık. Ailemden baya bir uzaktık, o dönem hayatımdaki tek kötü şey bu durumdu. Geri kalan her şey çok güzel ilerliyordu. Bir süre sonra iş kurduk, ekonomik olarak durumumuz iyiye gidiyordu. Bu sırada ilk çocuğumu doğurdum. Mutluluğumuz katlanmıştı. Yalnızca çocuğuma bakacak birisi olmadığı için çalışma hayatımda zorlanmaya başlamıştım.

 

Odak noktası iş
   Kurduğumuz iş yerinde ağırlık benim üstümdeydi, eşimin başka bir işi daha vardı. Fakat çocukla birlikte, ikimiz de kurduğumuz işle istediğimiz veya olması gerektiği gibi ilgilenemiyorduk. Bu süre zarfında işler biraz sekteye uğramaya başladı. Eşim bir şeyler yapmaya çalışıyordu ama ne yaptığını benimle paylaşmıyor, sorduğumda işlerin iyiye gittiğini söylüyordu.
   Fakat zaman geçince, ekonomik olarak iyiye gitmediğimiz ortaya çıktı. İşi kurtarmak için bankadan para çekmemiz gerekti. Bu durum yaşantımızı olumsuz etkiledi haliyle. Artık eskisi gibi yaşayamıyorduk. Çocuğum biraz büyüdüğünden, işimize daha çok vakit ayırmaya ve çok çalışmaya başladım. Bu borcun bir an önce kapanmasını istiyordum. Artık hayatımızın odak noktası iş olmuştu.

 

Giderek büyüyen borç
   Hayat maalesef planlandığı gitmiyor. Bu dönem tekrar hamile kalmıştım fakat durumu hemen anlayamadığımdan, zaman geçmişti. Sıkıntılı bir dönemdeydik fakat zaman ilerlediği için çocuğu aldıramadım. Hamilelik sürecinde de çalıştım, eşim de yardımcıydı. Bu günleri beraber atlatacaktık.
   Çocuğumun sağlık sorunuyla doğmasıyla hayatımız tamamen değişti. Ben artık eve bağımlıydım ve bebeğimle ilgileniyordum. Bu süreçte işimiz sekteye uğradı ve bebeğin sağlık sorunuyla birlikte giderlerimiz de çok arttı. Sonuç olarak bankaya olan borcu ödemekte sıkıntı yaşamaya başladık. Ekonomik durumumuz giderek kötüleşmeye başladı, borçlarımız giderek büyüyordu.

 

Kopma noktası
   Mutlu yuvamızda artık huzursuzluk rüzgârları esiyordu. Bu süreçte eşim de değişmeye ve sinirli bir insana dönüşmeye başladı. Artık çok sık kavga çıkarıyor, bağırarak konuşuyor, sevgisiz yaklaşıyor, anlayış göstermiyordu. Artık onu tanıyamıyordum. Evladımın sağlık sorunu yaşaması zaten beni üzüntüden, tüketen bir durumdu. Eşimin de bana karşı tavırlarının değişmesiyle psikolojik olarak çökmeye ve çaresiz hissetmeye başladım. Ve bir gün tartışmamızın sonunda bana fiziksel şiddet uygulamasıyla, ilişkimiz kopma noktasına geldi.
   Boşanmayı düşünmeye başladım, bu sıkıntılı ortamda çocuklarımı büyütmek onlara daha çok zarar verecekti. Fakat bu kararı almak kolay olmadı. Hayatımı şehirde kurmuştum, annem ve babam yakında değildi. Arkamda olduklarını hissettiriyor, yardımcı olmak istiyorlardı fakat yeni bir hayat kurmak için gerekli ekonomik desteği sağlayacak durumda değillerdi.

 

Kreş gibi imkanlar
   Psikolojik ve fiziksel şiddetle beraber, evdeki huzursuzluğun giderek artması sonucu; boşanmanın, hem benim, hem de çocuklarım için en doğru karar olduğunu düşündüm ve eyleme geçtim. Fakat eşim boşanmayı kabul etmediğinden, süreç biraz uzadı ama sonuçta boşandık. Şimdi çocuklarımla beraber kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalışıyorum. Ailem de ellerinden geldiği kadar destek olmaya çalışıyor. Nafakayla birlikte, devletten de biraz yardım alıyorum ama bu hayat pahalılığında yeterli değil maalesef.
   Ekonomik durumu iyi olmayan, evde çocuğuyla ilgilenmek zorunda olan, çalışamayan anneler için devletin en azından evden çalışabileceğimiz veya çocukların bakımını üstlenecek, kreş gibi imkanlar sağlaması gerektiğini düşünüyorum. Birçok kadının benimle benzer sıkıntıları yaşadığını görüyorum. Maddi imkanların daha iyi olması çocukların hayatına da olumlu yansıyacağından, annenin ekonomik olarak desteklenmesi, bu noktada farklı çözüm yolları üretilmesi, sağlıklı nesillerin yaratılmasında önemli bir nokta.

 

*

ÖNERİ KÖŞESİ

Sosyal ve ekonomik özgürlük
Bu hafta, dışarıda çalışamayan, evde çocuk bakmak zorunda olan, ekonomik sıkıntı yaşayan kişilere evlerinden çalışarak maddi gelir elde etmelerine olanak sağlayan ve aynı zamanda Kıbrıs tarihini ve kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen Kuzey Kıbrıs El Sanatları Kooperatifi ile ilgili olarak Yönetim Kurulu Başkanı Esen Yalın Aktoprak bizlere bilgi veriyor:
   Kuzey Kıbrıs El Sanatları Kooperatifi, Kıbrıs’a ait Kıbrıs tarihinin ve kültürünün bir parçası olan el sanatlarımızın unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması yönünde çalışmalarını sürdürmek ve ülkemiz değerlerinin tanıtımına katkı koymak amacıyla 1962 yılında kurulmuştur.
   Kooperatifin kuruluşundaki esas amaç Kıbrıs el sanatlarını araştırmak ve bunların üretilmesine imkan sağlayarak kırsal kesimlerdeki el sanatları üreticilerine sağlanacak ekonomik gelirin yanı sıra kültür mozaiğimizin oluşmasında en önemli katkıyı koyan el sanatlarının günümüze ulaşmasını da sağlamaktır. KKTC El Sanatları Kooperatifi el sanatlarının üretimini, dağıtımını ve pazarlamasını KKTC genelinde üstlenen bir kurumdur.
   Şehirde ve kırsal kesimlerdeki kadın ve erkeklerin, el emeği ve göz nuru ile yapmış oldukları geleneksel el sanatlarını pazarlayarak, kendilerine sosyal ve ekonomik özgürlük şansı tanımaya çalışılmaktadır. Bu noktada Lefkoşa Merkez Atölye ve bir satış bürosu ile faaliyetlerini yürüten Kooperatif, KKTC’nin diğer kasaba ve köylerine konsinye esasına dayalı ürün sağlamaktadır.
   Kooperatif kısıtlı imkanlar dahilinde faaliyetlerini sürdürmekte olup, üretimini sürdürdüğü el sanatları arasında; Lefkara işi, hesap (Lapta) işi, koza, dokuma işleri, dantel, oya (yemeni oyası, iğne oyası), sele ve sepet örücülüğü bulunmaktadır. Şehirlerde ve kırsal kesimlerdeki kadınlarımızın el emeği ve göz nuru ile işlemiş oldukları geleneksel el sanatlarımızı pazarlayarak kendilerine sosyal ve ekonomik özgürlük şansı tanımaktadır.
   Kooperatif olarak yukarıda belirttiğimiz el işleri konusunda ilgilenen kişilere malzemeler bizden olmak üzere ücretsiz eğitim verme imkanına da sahibiz. Böylelikle hem Kıbrıs el sanatlarının üretilmesine imkan sağlıyor, hem de üreticisine ekonomik katkı sağlıyoruz. Burada istenilen tek şart kooperatifimize üye olunması.
   Çalışma alanımıza giren el sanatları konusunda hiç bilgisi olmayanlara eğitim olanağı sağladığımız gibi, şehirde ve kırsal kesimlerde kendi evinde el işlerini yapan kişilere de ürünlerinin satışı sonucunda emeğinin karşılığını alması böylelikle maddi gelir sağlanması hedeflenmektedir. Özellikle ev hanımlarına, dışarıda çalışamayacak kişilere kazanç sağlamalarına yardımcı olmaya çalışmaktayız. Bu noktada yukarıda bahsettiğimiz el işlerini yapabilen kişiler doğrudan bizimle irtibata geçebilirler.
   Köy kadın kurslarına giden köylerdeki kadınlarımız, kursta yaptıkları el sanatlarını, yaptıkları işleri kooperatife getirmeleri halinde üretilen ürünler kooperatif mevzuatına göre değerlendirilerek satışına imkân sağlanabilmektedir. Malzemeler ve satış kısmı da kooperatif tarafından karşılanarak, kişinin emeğinin ödenmesi üzerine oluşan bir sistemle çalışılmaktadır. Verilen işin özelliğine göre, kooperatif mevzuatı temel alınarak emeğin karşılığı hesaplanmaktadır.
   Önümüzdeki dönem dantel kursları vermeyi planlıyoruz. Mesafe sorunu olan kişiler için de ayrı bir düzenleme yapılacaktır. Belirtilen el işleri konusunda eğitim alınması, ürünlerin satılması konusunda bilgi almak isteyen kişiler 05488402077 numaralı telefondan veya Kıbrıs Türk El Sanatları Kooperatifi facebook sayfasından bizlere ulaşabilirler.
   Önümüzdeki dönem dantel kursları vermeyi planlıyoruz. Mesafe sorunu olan kişiler için de ayrı bir düzenleme yapılacaktır. Belirtilen el işleri konusunda eğitim alınması, ürünlerin satılması konusunda bilgi almak isteyen kişiler 05488402077 numaralı telefondan veya Kıbrıs Türk El Sanatları Kooperatifi facebook sayfasından bizlere ulaşabilirsiniz.

 

YORUM EKLE

banner107

banner96

banner108