Eli kolu bağlı denetim

Kalite ve fiyat denetim memurları, KKTC genelinde dün 21 süpermarket ve marketi denetledi. Memurlar, 21 marketten 4’üne ceza kesti. Herkes bu cezaların “fahiş fiyattan” dolayı kesildiğini sandı ama durum öyle değildi, marketlerin ikisinin tarihi geçmiş ürün, ikisinin de fiyat etiketsiz ürün sattığı tespit edilmiş.

Bu marketlere toplam 2 bin 620 TL’lik ceza kesildiği, 4 bin 316 TL’lik de mal müsadere edildiği açıklandı. Son kullanma tarihi dolmayan ama etiketsiz olduğu için toplatılan bin 207 TL değerindeki mal da Ekonomi ve Enerji Bakanlığı tarafından hayır kurumlarına bağışlanmış.

Tabii ki bu da bir iş… Sonuçta tarihi geçmiş ürün satmak, raflarda etiketsiz ürün tutmak suç olduğuna göre cezası da kesilecek. Bu ekonomik kriz günlerinde bile tarihi geçmiş ürün satanlar ve etiketinde kaç para olduğu yazmayan istismara açık ürünü raflarda tutanlar var ya, pes doğrusu.

Peki iyi de Ticaret Dairesi, marketlerde fiyat denetimi yapmayacak mıydı? Yapıyormuş zaten ama gelin görün ki daire yetkililerinin neredeyse yok denecek kadar yetkisi var.

Ticaret Dairesi’nin “İç Ticaret Şubesi”, perakende satış yapan yerlerde denetimlerini sürdürüyormuş. Ancak Ticaret Dairesi Müdürü Alpay Çelebi’nin açıklamalarını okuyunca insan ister istemez üzülüyor. Alpay Çelebi, döviz kurlarının yükselmesiyle fiyatların da yükseldiğini, bu nedenle Alo 171 Tüketici İhbar Hattı’na birçok şikayet geldiğini kaydetti.

Peki bu şikayetler konusunda ne yapabiliyorlar, neredeyse hiçbir şey…

Bakın Çelebi ne diyor:

“Tüketici haklı. Fiyatlar yüksek ancak bizim mal denetimine tabii olmayan ürünlerin fiyatlarına müdahale hakkımız yok. Şu anda fiyat denetimine tabii olan tek ürün akaryakıttır. Sadece akaryakıtta fiyat düzenleyebiliyoruz. Bu nedenle diğer ürünler konusunda en etkili denetleyici tüketicilerdir.”

Yaaa, işte durum böyle... Bir yetkiliye daha kulak verelim isterseniz. İç Ticaret Denetim Şubesi Amiri Savaş Metcooğlu da ürünlerin fiyatlarına Mal ve Hizmetler (Düzenleme ve Denetim) Yasası kapsamında “denetime tabii mal” olarak ilan edilmesiyle müdahale edilebileceğini söyledi. Metcooğlu, 2008’e kadar tüp gazın, 2013’e kadar da somun ekmeğin denetime tabi mal olduğunu ve bu ürünlerin fiyatını hükümetlerin belirlediğini söyleyerek, şu an ülkede serbest piyasa koşullarının hakim olduğunu, fiyatların bu kurallara göre düzenlendiğini kaydetti.

Savaş Metcooğlu, Mal ve Hizmetler (Düzenleme ve Denetim) Yasası’nın günün koşullarına göre uyarlanmasıyla ilgili çalışmaların sürdüğünü de söyledi. Evet, işte kritik nokta bu; yasal düzenleme şart. Peki yürürlüğe giren “Kanun Hükmünde Kararname” ne işe yarıyor? Metcooğlu, bunun da cevabını vererek, denetim memurlarına fiyatı astronomik görünen mallarla ilgili işletmeden bilgi ve belge isteme yetkisi verdiğini, fahiş fiyat değerlendirmesinin Rekabet Kurulu tarafından yapıldığını söyledi. İç Ticaret Denetim Şubesi, bilgi ve belge alacak, Rekabet Kurulu’na verecek... Ohoooo, prosedürler içinde kayboluyoruz yine.

Savaş Metcooğlu, Ticaret Dairesi’nin sadece talep edilen bilgi ve belgeyi 3 gün içinde temin etmeyen işletmeye ceza kesebileceğini, bu cezanın da 5 asgari ücret kadar olduğunu ifade etti. Çok zor, bu yetkisizlik, bu uzun prosedür ile denetim yapmak gerçekten çok zor.

Metcooğlu, “ALO 171 Tüketici İhbar Hattı”na gelen ihbarları anında değerlendirmeye çalıştıklarını ve çok fazla şikayetle karşılaştıklarını söylüyor ama bu yöntemle şikayetleri değerlendirebilmek kolay değil… Metcooğlu, telefon numarası bırakan tüketicilere bazen ertesi gün dönebildiklerini ama tüm şikayetlere yetişmeye çalıştıklarını söyledi.

İç Ticaret Denetim Şubesi yetkilileri anlaşılan eli kolu bağlı denetim yapmaya çalışıyor. İşleri çok zor ve marketler de bunu bildiği için korkusuzca fahiş fiyata ürünler satıyor.

Yine de İç Ticaret Denetim Şubesi ekiplerine “kolay gelsin” diyoruz. Galiba bir yasal düzenleme yapılana kadar yine en büyük denetimi vatandaş yapacak, yüksek fiyattan satanlardan alışveriş yapmayacak.

YORUM EKLE