Ensest için mücadele başlatılmalı

Kime güveneceğini bilememek… Evet, KIBRIS Gazetesi muhabirine konuşan vatandaşlar “Kime güveneceğimizi bilemez haldeyiz” dedi.

Vatandaşlar, cinayet, gasp, tehdit, şiddet tehdidi, tecavüz, kundaklama, gruplar arası kavga gibi olaylar nedeniyle sokağa çıkmaya korkar olduğunu söyledi.

Son dönemde sıklıkla gündeme gelen “aile içi yasak ilişki” haberleriyle de büyük bir şok yaşadığını belirten vatandaşlarımız, “Artık kimseye güven kalmadı. Herkesten şüphelenir, korkar olduk” diye konuştu.

Halkımız haksız değil, arka arkaya gelen bu kadar şok edici olaya dayanmak kolay değildir.

Arka arkaya gelen öz babanın evladına yönelik tecavüz, taciz olayları halk arasında infiale neden oldu.

Kamuoyuna yansıyan taciz, tecavüz, aile içi yasak ilişki gibi olayların buzdağının görünen kısmı olduğunu söylüyor.

Yani istismar olayları bilinenden çok daha fazlaymış…

Üzülmemek ve endişe etmemek elde değil.

Aileler, çocuklar ve gençler istismara uğradığı kişiden korktuğu veya olayın ortaya çıkmasıyla rezil olup toplumdan dışlanma endişesiyle yaşadıkları istismar olaylarını saklıyormuş.

Uzmanlar, gün boyunca aileleri tarafından ihmal edilen, ilgilenilmeyen çocukların cinsel istismara uğrama risklerinin daha çok olduğunu söylüyor.

Mahkemelerin faaliyet raporuna göre, “Cinsel tecavüz ve diğer cinsel suçlar” başlığı altındaki suçlarla ilgili görülen davalar son yıllarda arttı. Cinsel suçlarla ilgili 2015’te 21, 2016’da ve 2017’de 29’ar dava görüldü.

Geçmiş yıllara baktığında 2016 ve 2017’deki 29 rakamına “rekor” da diyebiliriz.

Uzmanlara göre, ülkemizde birçok ciddi istismar olayı yaşanıyor, ancak bu tarz olaylarda birçok kişinin “gazetelere çıkıp rezil olacağı” düşüncesiyle şikayetçi olmuyor.

Okullarda erken uyarı sistemi mekanizmasının olmadığını belirten uzmanlar, cinsel istismara uğrayan bir çocuğun şikayet edeceği özel bir numaranın da olmadığını belirtti.

Çocuk istismarı veya aile içi ensest ilişkinin bilinenden çok daha fazla olduğunu vurgulayan uzmanlar, Sosyal Hizmetler Dairesi’nin sorgulama ağlarının canlı tutması gerektiğini de belirtti.

Uzmanların tavsiyesine göre, toplumun da bu konuda bilinçlenmesi, şüphelenmesi gereken durumları bilmesi gerekiyor.

Yani bu konularda yapmamız gereken daha çok iş var…

Cesaretini toplayıp da yaşadıklarını polise bildiren bir kız, başka bölgede başka bir kız için örnek teşkil etti, cesaretini toplamasına yardımcı oldu.

Demek ki medyadaki haberler, etik kurallara uyularak, toplumu infiale sürüklemeyecek şekilde yapılırsa, dengeli verilirse faydası olur. Bu iki olayın verdiği cesaretle başka kişilerin de kabuğunu kırarak, şikayet etmesini bekliyoruz.

Bakanlık yetkilileri basın mensuplarıyla toplantı yapıp, bu konuyu basının daha iyi anlamasına yardımcı olacak. Umarız artık korkan, çekinen kalmaz, herkes hakkını arar.

Sakın ola yine “Halk panik olacak” diyerek bilgiler saklanmasın.  Halkın bazen panik olması faydalıdır. Halk panik olsun ki herkes bu olaylara son vermek için var gücüyle savaşsın…

 

 

 

 

YORUM EKLE