Ercan’la ilgili gerçekler

Ercan Havaalanı, son günlerde yine gündemi işgal ediyor. Geçen hafta Maliye Bakanlığı, tahsili gecikmiş kamu alacakları konusunda bir dizi çalışma yapmıştı ve haklı olarak da borcunu ödemeyen Ercan Havaalanı işletmecisi şirketin gelirlerine haciz koydurmuştu. Havaalanı işletmecisi şirket, geçmişte de bu türlü zaaflarıyla gündeme gelmişti. Şirket her dönem Maliye Bakanları ile ters düşüyor, hatta şirket sahibi canlı yayınlarda ülke yöneticilerine ağır sözler de ediyordu.

Her hükümetle, her Maliye Bakanı’yla sorun yaşayan şirket, yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınıyor. Dönemin hükümeti hiç düşünmeden 25 yıllığına hava ulaşımını tek bir şirkete teslim etmişti, başka bir hükümet de ilgili şirketin yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlayacağına, ona 4 yıl ek süre vermişti. Ülkeyi 29 yıl tek bir şirkete mahkûm etme yanlışlığı çok eleştirildi. En azından şirketin yükümlülüklerini yerine getirmesi beklendi ama maalesef o da olmadı.

Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası (HTKS) da dün bu konuda açıklama yaparak, hükümetlerin baş ağrısı konumundaki şirketle ilgili açıklamalarda ve önerilerde bulundu. Sendikanın açıklamaları birçok kişinin düşüncesine tercüman oldu. HTKS Başkanı Cem Kapısız, “ülkedeki ilk özelleştirme” olan Ercan Havalimanı’nın vaziyetinin “tam bir talana” dönüştüğünü iddia ederek, siyasilere, yöneticilere; Ercan Havalimanı sözleşmesinin feshedilip, yönetiminin özerk bir Sivil Havacılık Kurumu’na verilmesi çağrısında bulundu.
   Kapısız, Ercan özelleştirmesinin Kıbrıs Türk halkının 30 yıllık kaybına mal olacağını da savunarak, özelleştirmenin yapıldığı dönem Ercan’da “rekabet ortamı yaratılıp hizmetlerin ucuzlayacağı” mesajı verildiğini ama bunun olmadığını söyledi. Cem Kapısız, Rekabet Kurulu’nun da Ercan Havalimanı’nın 25 yıllığına özel bir şirketin tekeline geçişini onayladığını, bu da yetmezmiş gibi başka bir hükümetin de 4 yıl ek süre verdiğini kaydetti. Kapısız, tek başına KKTC’nin tüm yolcu trafiğini kontrolü altında bulunduran bir özel ve tekel şirketin, rekabetin olmadığı bir ortamda verdiği hizmetlerin kalitesini artırmak ya da ucuzlatmak gibi bir derdinin de doğal olarak bulunmadığını kaydetti. Kapısız’ın dediği gibi havaalanı hizmetleri hiç de vaat edildiği gibi olmadı, terminal binasının bitmesi meselesi bile yılan hikayesine döndü ve kimse bitirileceğine inanmıyor.

Cem Kapısız, “Halk, devlete vergi adı altında bu kurumları işletmesi ve halka hizmet vermesi için para öderken, hükümet edenler kendi görevlerini doğru yapamadıklarından dolayı kurumları zarar ettirmektedirler. Ardından ‘Kurum zarar ediyor, satalım kurtulalım’ diyerek kendilerine göre en uygun sermayedara üstelik halka sormadan kurumu teslim etmekte ve şirketin arzu ettiği kârı yine halkın cebinden sömürmesine izin vermektedirler” dedi. Kapısız’ın dediği gibi görevini yapamayan, doğru kararlar alamayan hükümetler işte böyle sonuçlara neden oluyor.
   Sözleşmedeki şartlara göre devletin Ercan Havalimanı’ndan edilen kârdan %47.8 alacağı olması gerekirken, tekel konumunda bulunan şirketin ne KDV ödemeyi kabul ettiğini, ne kâr payı ödediğini, ne de yerel makamlarla işbirliğini düzgün şekilde yapabildiğini belirten Kapısız, “Aksine, sunduğu hizmetleri fahiş rakamlarla fiyatlandırarak havayolu şirketlerinin tepkisini çekiyor. Bütün bu ekstra fiyatlamalar bilet fiyatlarına yansırken, televizyonlarda Bakanlarımız bilet fiyatlarının ‘bu sene, bilemedin gelecek sene’ nasıl düşeceğini anlatmaktaydı” dedi. Yani Kapısız’ın anlattıklarına baktığımızda, bu anlayışla bilet fiyatlarının ucuzlaması bir hayal.

Ercan Havalimanı inşaatının yanlış planlamadan dolayı uçakların kalkış ve inişlerini geciktirecek şekilde tam bir plansızlık ve hesapsızlık örneği olarak inşa edildiğini de iddia eden Kapısız, “Bittiğinde tarihe geçecektir. Hava Trafik Kontrol’den hiçbir uzman desteği alınmadan yapılan bu projenin gerçekleşmesi durumunda ‘çift pistli bir meydanın nasıl olur da tek pistli bir meydana göre daha yavaş hizmet verebildiği?’ sorusunu halk olarak kendimize hep birlikte soracağız” diye konuştu.

Cem Kapısız, doğru tespitlerde bulundu. Bunları yetkililer de biliyor ama artık geçen hafta haciz koydurdukları gibi, kararlı, daha dirayetli, daha cesur olmalı, doğru kararlar almalıdırlar. Doğru adımları medya da halk da destekler. Kimse devletin üzerinde değildir, bunu herkes bilmelidir.

YORUM EKLE

banner96