Erken seçime gerek yok

Ülkemizde son zamanlarda yine hükümetin bozulacağı, erken seçime gidileceği dedikoduları yayılmaya başladı. Cumhurbaşkanlığı seçimi için UBP Genel Başkanı Ersin Tatar’ın aday olma ihtimalinin, Muhaceret ve Yabancılar Yasası ile Mağusa-Yeniboğaziçi-İskele İmar Planı konusundaki görüş ayrılıklarının UBP-HP Hükümeti’ni bozulma noktasına getirdiği iddia ediliyor. Bu çerçevede başka hükümet modellerinin yürümeyeceği düşüncesi ile de erken seçime gidilebileceği öne sürülüyor. Erken seçim demek, yıllardır sağlanamayan siyasi istikrarsızlığa bir halka daha eklemek demektir. UBP ile HP ne gibi sorunlar yaşarsa yaşasın, bu sorunları çözmeye çalışmalı ve hükümet devam etmelidir. Erken seçim şu sıralar kimsenin faydasına değildir. Hükümet sorunları çözüp, yoluna devam etmelidir.

   Kıbrıs Türk Sanayi Odası da 2020 yılı mesajında erken seçim yapılmaması gerektiğini belirtiyor. Odanın 9 maddelik önerileri arasında erken seçim yapılmaması önerisi ilk sırada veriliyor. Sanayi Odası, “Siyasette İstikrar Sağlanması ve Erken Seçim Yapılmaması” başlığı altında, “Hükümetin, ülkede erken seçimlerin yaratmakta olduğu sosyal ve ekonomik tahribatı dikkate alan bir bilinç içerisinde hareket etmesi gerekmektedir” deniliyor.

   2019 yılı içerisinde iki farklı hükümetin kurulmuş olmasının ve cumhurbaşkanlığına yönelik seçim çalışmalarının çok erken başlatılmış olmasının, KKTC’de siyasi istikrarsızlığı artıran önemli faktörler olduğunu belirten Sanayi Odası, Türkiye ile 2019 yılı için protokol imzalanmasına rağmen, bazı desteklerin halen serbest bırakılamamasının ve 2020-2022 yılları için protokolün ne zaman imzalanacağının belli olmamasının, ekonomik belirsizliğin de artmasına neden olduğunu kaydetti.

   Sanayi Odası’na hak vermemek elde değil. Gerçekten de geçmişe baktığımızda erken seçimlerin çok büyük tahribatlar yarattığını görebiliyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçimine hazırlanan toplumun bir erken seçime tahammülü yoktur. Ülke maliyesinin de böyle bir masrafa girme lüksü yok. Elbette ki ekonomik protokolle ilgili belirsizliğin de giderilmesi gerekmektedir.
   Sanayi Odası’nın diğer şu önerileri de anlamlıdır:

-Cumhurbaşkanlığı Seçimi Nedeniyle Hükümet ve Meclis Çalışmalarının Aksamaması: Seçim yasakları nedeniyle bazı alanlarda çalışmaların aksaması beklenmektedir. Bununla birlikte hükümetin ve Meclisin seçim dönemi boyunca düzenli toplanması sağlanmalı ve milletvekilleri bu bilinç içerisinde hareket etmelidir. 
-Toplumsal Gerginlikten Uzak Durulması: Gerek Cumhurbaşkanlığı seçimi süresince, gerekse sonrasında siyasetçilerin toplumsal gerginlik yaratacak söylem ve eylemlerden uzak durması gerekmektedir.
-Türkiye ile İlişkilerin Sağlıklı ve Sürdürülebilir Çerçevede Devam Edilmesinin Sağlanması: TC-KKTC arasındaki ekonomik programların etkin bir şekilde yürütülmesinin sağlanması ve TC-KKTC arasında gerginlik yaratmayacak şekilde siyasi ilişkilerin devam ettirilmesi büyük önem arz etmektedir.
-Kıbrıs Sorununun Çözümüne Yönelik Yapıcı ve Sonuç Odaklı Yaklaşım Sergilenmesi: 1968 yılında Beyrut’ta Denktaş-Klerides tarafından başlatılan ve günümüze kadar devam eden Kıbrıs sorununun mevcut müzakere yöntemiyle nihai bir sonuç alınamadığı ortadadır. Bu gerçekler ışığında, bundan sonraki süreçlerin daha yapıcı ve sonuç odaklı başlatılması ve proaktif girişim sergilenmesi gerekmektedir.
-Yapısal Reformların Yapılması: Özellikle Kamu ve Yerel Yönetimlerin reformuyla ilgili yasaların Cumhuriyet Meclisi’ne gönderilmesi ve 2020 yılı içerisinde yürürlüğe girmesi hedeflenmelidir.
- Anayasa Değişikliği için İnisiyatif Kurulması: Yargının talep ettiği değişikliklerin referanduma götürülmesi, siyasi istikrarsızlık sağlamayacak bir yürütme sistemi için toplumsal mutabakat sağlanması, 2020 yılı içerisinde önceliklendirilmelidir.
-Enerji Sektörünün Sürdürülebilir Bir Yapıya Kavuşması: TC’den enterkonnekte projesi için ihaleye çıkılması, daha fazla Yenilenebilir Enerji kaynaklarından elektrik üretilmesi, Enerji piyasasını düzenleyip denetleyecek bir kurulun oluşturulması, enerji verimliliği uygulamalarının yaygınlaştırılması ve nihayetinde daha verimli, çevreci ve en uygun maliyette üretim yapan bir enerji sektörünün kurulmasına imkan sağlayacak reformların 2020 yılı içerisinde başlatılması gerekmektedir.
-Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) Mevzuatı ve Altyapılarının Tamamlanması: Hazırlanan yasa tasarısının hayata geçirilmesi suretiyle, OSB’lerin kendi kendini yönetmesini ve OSB’lerin altyapı ihtiyaçlarının en kısa sürede tamamlanması sağlanmalıdır.”

   Sanayi Odası’nın yani üreticinin, iş çevrelerinin endişelerini anlayabiliyor, hak veriyoruz. Bin bir zorluğa katlanarak üretim yapmaya, ayakta durmaya çalışan üreticiler siyasi istikrarsızlıktan ve beraberinde gelen sorunlardan fazlasıyla etkileniyor. Umarız 2020’de beklenen istikrara ulaşılır.

YORUM EKLE

banner107

banner108