Evladını kurtarmak için cezaevini çare olarak görmek…

Uyuşturucu bu ülkenin en büyük sorunlarından birisidir.

Bunu defalarca yazdığımızın farkındayız.

Birçok kişinin, bu tehlikenin farkında olmadığını da görüyoruz.

Uyuşturucu, gazete sayfalarında gördüğümüz polisiye uyuşturucu haberlerinden ibaret değildir.

Durum zannedildiğinden çok daha ciddidir.

Uyuşturucuya savaş açmak, onunla mücadele etmek için başımıza gelmesini beklememeliyiz.

Zaman zaman uyuşturucu belasını anlatan aileler, anneler, babalar oluyor.

Onlar anlatınca, daha iyi anlıyoruz uyuşturucunun ne bela bir şey olduğunu.

Uyuşturucu bağımlısı bir gencin annesi olan Rabia Şenol, KIBRIS TV’de yayınlanan “Hasan Hastürer’le Bugün” programına konuk oldu ve hepimizi şoke eden şeyler anlattı.

Şenol, uyuşturucunun pençesine yakalanan bir gencin, bir anda nasıl gençliğini, sevdiklerini, düşlerini, yarınlarını kaybettiğini anlattı bize.

Uyuşturucudan önce ve uyuşturucudan sonra olmak üzere, büyük bir yıkımın nasıl gediğini anlatan Rabia Şenol’a teşekkür ederiz.

Oğlu uyuşturucu belasına bulaştı diye saklamadı, “ne diyecekler?” diye düşünmedi ve büyük bir cesaret örneği göstererek, televizyona çıktı, anlattı.

Televizyonda anlattı ki başka gençler bu illete bulaşmasın, başka aileler daha dikkatli olsun diye.

Tabii ki yetkililere de mesajlar verdi Rabia Şenol, yetersizliklere parmak bastı, rehabilitasyon merkezi eksikliğinin yarattığı sıkıntılara dikkat çekti.

Çocuğundaki davranış değişikliğini fark ettiği gün, bir şeylerin ters gittiğini anlamış Rabia Şenol, evladının uyuşturucu bağımlısı olduğunu fark etmesi uzun sürmemiş.

Kendi imkânlarıyla çok da uğraşmış kurtarmak için oğlunu ama başaramamış…

Otomobilini bile satıp Türkiye’ye tedaviye götürmüş evladını ama döndüklerinde kötü arkadaşları yine sarmış gencin etrafını ve yine bu beladan kurtulamamış.

Uyuşturucu krizine girmiş genç adam, hastane bile kabul etmemiş, aile ne yapacağını şaşırmış.

Tek çare olarak, evlatlarını polise teslim etmek zorunda kalmışlar.

Rabia Şenol, içi kan ağlayarak oğlunu polise teslim etmiş…

Polis oğlunu götürürken öylece arkasından bakmış, çünkü yapacak başka bir şeyi yokmuş…

Evlatlarının cezaevinde olmasını daha güvenli buluyor aile…

Ne büyük bir acı, kurtarıcı olarak cezaevini görmek.

Dışarıda kalırsa evlatlarının uyuşturucu krizine girip öleceğini, ya da geri dönülmez çok daha büyük bir suça bulaşacağını düşünerek, cezaevini kurtarıcı olarak görmüş aile…

Bir dram aslında bu…

Rehabilitasyon merkezinin bile olmadığı, devletin gençleri koruyamadığı bir ortamda cezaevini kurtarıcı olarak görmek ne büyük bir acı, ne büyük bir dram böyle…

“Cezaevinde uyuşturucu bulamaz, gittiği günden beri de uyuşturucu krizine girmedi” diyor gözü yaşlı anne.

Sitem de ediyor Şenol, yalnızca yetkililere değil, diğer başka ailelere de ve “Uyuşturucu işinde tanınmış insanların çocukları da var ama herkes susuyor” diyor.

Kimse susmamalı, bu sorunun üzerine gitmeli.

Sorun çok büyük, aileler artık çocuklarını kurtarmak için cezaevini çare görüyorsa, uyuşturucunun ne kadar çok tehlikeli olduğunu ve her tarafımızı sardığını artık görmek lazım.

Daha fazla mücadele, tam bir seferberlik istiyor bu iş, şu anda yapılanlar yeterli değil.

Bunu anlamak için daha kaç anne, baba konuşmalı, yaşadıklarını anlatmalı.

YORUM EKLE