Ezberci eğitim sistemimiz ve yansımaları (türevleri) ile nereye kadar gideceğiz

   Mevcut eğitim sistemimiz, ailelerimizi ve öğrencilerimizi önce kolej sınavlarına sonra da üniversite sınavlarına yönlendiriyor.
   Çocuklarımız ilkokuldan itibaren harıl harıl kolej sınavlarına daha sonra da üniversite sınavlarına hazırlanmaktadırlar. Bundan dolayı, eğitim sistemimiz ezberci bir temelde sürdürülmektedir. Bu sistemde öğrenciler, yeteri kadar sorgulamayan, yeteri kadar şüphe duymayan ve analizci düşünme yeteneği kazanmayan bir kalıba dönüşmektedir.
   Öğrencilerin başarısı, kolej sınavları ve üniversite sınavlarında gösterdikleri performans ile ölçülür hale gelmiş durumdadır.
   Bu amaca yönelik olarak öğrenciler, gerek kolej sınavları için gerekse de üniversite sınavları için yoğun şekilde özel derslere, dersanelere taşınmaktadır.
   Ülkemizde, özel ders alanında büyük bir gelir ve rant oluşmuş durumdadır. Bu durum öğretmenler arasında da huzursuzluk yaratmakta, devletdeki öğretmenlerle, özel sektördeki öğretmenler arasında haksız rekabete yol açmaktadır. Ayrıca, özel ders alan öğrencilerin aldıkları notlar hep tartışılmakta ve toplum içinde sorgulanmaktadır.
   Öte yandan, gelir düzeyleri düşük olduğu için özel ders alamayan öğrenciler ile özel ders alan öğrenciler arasında, eğitimde fırsat eşitliği bağlamında çeşitli olumsuzluklar ortaya çıkmaktadır.
   Bazı devlet okulları özel dersin olumsuz etkilerini azaltmak için özel derse nazaran çok düşük ücretlerle öğleden sonraları okullarda öğrencilere takviye kursları vermektedir. Bu uygulama, maddi durumu yeterli olmayan öğrenciler için çok yararlı bir hizmet olmuştur. Bu hizmetin bütün okullara da uygulanması ve yaygınlaşması öğrenci ve aileler için önemli bir fırsat olacaktır.
   Gönül ister ki, özel ders ve kurslara ihtiyaç duymadan öğrencilerin gereksinim duydukları bilgileri okuldaki ders saatleri ve müfredat dahilinde almalarıdır. Ama günümüzde maalesef bu dilek sadece temenni olarak kalmaktadır.
   Öte yandan, ortaokul ve liselerdeki müfredat ve okutulan derslerin içeriği, öğrencilerin gelişimlerine yönelik gereksinimlerinden ziyade, üniversite test sınavlarına yönelik olarak ezberci bilgi verme şeklinde yürütülmektedir.
   Ortaokul ve liselerde klasik sınavlar yapılmakla birlikte ağırlıkla test sınav çeşitleri tercih edilmekte böylece çocukların düşünme ve kendini ifade etmelerini sağlayacak imkan, kendilerine yeteri kadar sunulmamaktadır. Düşünme ve kendini ifade etmeye fırsat veren klasik sınavlar okullarda çok daha fazla uygulanmalıdır.
   İlkokullarda ise, sınıfta kalma olayı ailelerin onay ve tercihine bırakıldığı için genellikle sınıf tekrarı yapan çocuk olmamakta, ancak ortaokullarda 4 işlemi doğru dürüst yapamayan, okuma yazmada zorlanan çocuk sayısında artış görülmektedir.
   Bu bilgiler işığında görüyoruz ki, ezberci eğitim sistemimiz, yeteri kadar sorgulamayan, analizci düşünme yeteneği kazanmayan, yeteri kadar şüphe duymayan ve eleştiri yapamayan öğrenciler yetiştirmektedir.
   Mevcut eğitim sistemi ile kolej ve üniversite sınavlarına yönelik müfredatı takip eden ve çoğunlukla test soruları çözerek ilk-orta-lise öğreniminden geçen birçok öğrenci kendini sözlü ve yazılı ifade etmekte zorlanmakta en basit yazıları, hatta dilekçeyi bile yazmakta sıkıntı çekmekte, üniversiteye başladığında da klasik yazılı sınavlarda ve sözlü sunum yapmada zorluklar yaşamaktadır.
   Sonuç olarak, çağdaş bir eğitim sistemini ülkemize kazandırmak istiyorsak, bu konuda dünyada başarılı ülke örneklerini yakından incelemeli ve ülkemize en uygun olanı hayata geçirmek için çaba sarfetmeye başlamalıyız. Bu amaca ulaşmak için devlet, özel sektör, eğitim- öğretim alanındaki tüm sivil toplum örgütleri ve paydaşların işbirliği içinde çalışmaları büyük önem arzetmektedir.
   Eğitim sistemi, devlet politikası haline gelmeli, yap-boz şeklinde devamlı değiştirilmemeli ve her hükümet tarafından sahiplenilip, uygulanmalıdır.
   Ülkemizi kalkındıracak ve ileriye taşıyacak bireylerin yetişmesi için, çağdaş bir eğitim sistemi ve politikası oluşturulması Aşil’in topuğu kadar hassas bir konudur. Zaman kaybına tahammülümüz yoktur. Süratle sonuç odaklı adımlar atılmalıdır.
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Aygün Aydıngün
Aygün Aydıngün - 4 ay Önce

Eğitim sisteminde, geçmişimiz, yaşanan sorunlar, verilen mücadele ve bu günlere nasıl geldiğimiz de ele alınıp çocuklara öğretilmesi gerektiğine inanıyorum.

banner107

banner108