Gençlik Turizmi önemi ve alternatif turizm modeli

Son yıllarda gençlik turizmindeki hareketlilik beni ülkemizin turizm sektörü adına sevindiriyor. Yıllardır hep “greys” diye adlandırılan elli beş yaş üstü turizm pazarından yavaş yavaş sıyrılıyor olduğumuzun bazı belirtilerini, görmek mümkün.

Örneğin, kite rüzgâr sörfü büyük bir atılım gerçekleştirmiş gibi gözüküyor. Bir diğer taraftan da tüplü veya tüpsüz deniz dalışları yıllardır kendi içerisinde büyük bir popülarite yakalamış durumda.

Beni biraz daha fazla ümitlendiren ise yıllardır gençlerimizin Güneyli komşuların markalaşmış turizm destinasyonlarının başında gelen Aya Napa`nın gittikçe gençlerimiz arasında bu cazibesini yitirmekte olduğu gerçeği.

Özellikle beş yıldızlı otellerimizin bünyesinde kurulmuş bazı marka club-diskolar yalnız bizim gençlerimize kapılarını açmakla kalmıyor, Rum kesiminden de misafirlere ev sahipliği yapıyor. Bu değişim ve dönüşüm aslında bizlere alternatif turizm modelleri arasına mutlaka böylesine fazla para harcayan bu kesimi de turizm ekonomisi içerisine dâhil etmemiz gerekliliğinin de ip uçlarını veriyor.

Gençlik turizmi nedir?

Gençlik turizmi gittikçe dünyada önemini artıran bir noktaya doğru hızla ilerliyor. Peki, nedir gençlik turizmi ve kimlerden oluşuyor? On altı ile yirmi dokuz yaş grubu arasında gerçekleşen ve özellikle ebeveynlerinden bağımsız ( anne, baba ) olarak seyahat etmesine gençlik turizmi diyoruz.

Bu gençlerin bütün dünyada ortak olan özelliklerinin başında, seyahat veya tatil dönemlerinde konfor aramamaları ve turistik faaliyetlere diğer turist profillerine göre daha fazla turistik faaliyetlere ilgi ve katılım göstermeleri.

Bu yaş grubunda tabii ki son yıllarda özellikle aile kurma yaşının gittikçe otuzlu yıllara doğru sarkması ve ailevi sorumlulukları doğal olarak olmayan bu gençlerin daha derin bir maceracı ruh ile seyahat etmelerine engel görmemeleri diye özetleyebilirim.

Birçok Amerikan filminde gördüğümüz sırt çantaları ile yol kenarlarında otostop yaparak seyahat eden bu gençler sosyal medyanın özellikle “instagram “ ve facebook gibi mecralarda da seyahat deneyimlerini paylaşarak belli bir popülarite yakalamayı da ihmal etmiyorlar.

Bu yüzden de son yılların trend tabiri ile sosyal medya fenomeni olmayı da düşlüyorlar. Maceraya düşkün olan bu yaş kesimi, gidilmeyen, bakir yerleri keşfetmeyi daha fazla uygun görürken, bu gittikleri yerleri de kendi takipçilerine sosyal medya üzerinden paylaştıkları fotoğraflarla da ihmal etmiyorlar.

Bir anlamda kendi kanallarında gittikleri yerlerin ücretsiz reklamlarını da yapıyorlar. Bir de destinasyonlar tarafından ödenen, ücretli reklam, promosyon faaliyetlerine sokulan kişiler de var onlara da sosyal medya fenomeni deniyor. Bu kişilerin takipçileri en az üç yüz binin üzerinde olan kişiler.

Türkiye bu anlamda nerede ?

Son yıllarda Türkiye’nin koyduğu bir hedef var. 2023 yılında 50 milyon turist ve 50 milyar dolarlık turizm gelirine ulaşmayı hedefleyen Türkiye, dünyada sayıları 300 milyonu bulan ve 320 milyar dolarlık gelir yaratan 7 ile 27 yaş grubu arasındaki ‘genç turisti’ çekmek için tam anlamı gaza basmış durumda.

Belki 50 milyar dolar biraz zor ama kişi sayısı olarak bu rakamı geçeceklerine inanıyorum. Türkiye destinasyon olarak benzetirsek araba sektörünün şu anda Japon piyasası. Alman piyasası olabilmesi için daha kaliteli turist profiline ihtiyaç var.

“Türkiye Seyahat Acenteleri Birliğinin (TÜRSAB) Gençlik Turizmi 2018 Raporuna göre, 2018 yılında 36.7 milyon kişi olan Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı içerisinde yaşları 7 ile 27 arasında bulunan genç turistin sayısı 10 milyona ulaşmış.

Bununla birlikte yurtiçi seyahatlerin de yüzde 25’ini gençler gerçekleştirmiş. Gerek yerli, gerekse yabancı turistlerde gençlerin yüzde 75’lik kısmının 500 Euro ve üzerinde harcama yapması pazarın ne kadar büyük ve değerli olduğunu ortaya koydu.

Beş yüz Euro bugünkü kurdan 600 USD. Demek ki kişi 1000 USD olan hedefe ulaşmak için daha çok gayret sarf edilmeli.

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) verilerine göre dünyada 1 milyar kişiyi aşan turistlerin yüzde 20’sini gençler oluşturuyor.

Yani yaklaşık 200 milyon genç, eğlenmek, dinlenmek, öğrenmek ve keşfetmek için seyahate çıkıyor. Bu sayının çok değil, 6 yıl sonra 100 milyon kişi daha artarak 300 milyonu, yaptıkları harcamanın ise 320 milyar doları aşması bekleniyor.

Böyle olunca da Türkiye başta olmak üzere birçok ülke gençleri kendine çekmek için özel projeler üretmeye başladı.”

Tatil sepetinin yaptığı çarpıcı araştırma

Türkiye’nin önde gelen turizm portalı Tatilsepeti, gençlerin tatil tercihlerini araştırdı. Üniversite öğrencilerine özel fırsatlar sunan mobil uygulama  “Banabak “üzerinden yapılan ve 11 bin 527 kişinin katıldığı araştırmadan çarpıcı sonuçlar çıktı. Bu sonuçlara bir bakmakta fayda var.

“Son dakikacıyım, son dakikacısın, son dakikacıyız

18-25 yaş arası gençlere yöneltilen araştırma sonucunda, ilginç veriler ortaya çıktı. Tatil planlamasında son dakikacıların oranı yüzde 40’ı gösterirken, bir yıl öncesinden, tatili biter bitmez bir sonraki tatil planını yapanların oranı son dakikacıların yarısından biraz fazla.

Bütün yıl tatil için çalışıyoruz

Gençlerin yüzde 40’a yakını “Ne zaman para bulursa” tatile çıkmayı planlıyorken, yılda dört ya da daha fazla tatile çıkma oranı yüzde beşin çok altında yer alıyor.

Yılda iki ya da üç kez tatil planı yapanların oranı yüzde 25’i gösterirken, yıl boyu yalnızca bir kez tatile çıkanların oranı yüzde 35’e çok yakın.

Yarı zamanlı çalışıp tatilini kendi finanse eden gençlerin oranı yüzde 10’un biraz üzerindeyken, yıl boyu birikim yapanların oranı yüzde 45’i gösteriyor. Tembellik edip tatili ailesinden finanse edenlerin oranı ise yüzde 45’e çok yakın.

Her şey dahilse, varız!

Gençlerin yüzde 60’ının ortalama tatil bütçesi 1.500 TL ve altını gösterirken, yüzde 10’u cebinde 3.000 TL ile tatile çıkıyor. Bunun ortalama bütçesini yansıtan kesim ise yüzde 30’a oldukça yakın olmasına rağmen, gençler lüksten vazgeçmiyor.

Tatilcilerin yüzde 50’sinden fazlası ultra her şey dahil otel peşindeyken, yüzde 30’a yakını için oda ve kahvaltı yeterli. Çadırı ve tulumuyla mutlu olanların oranı yüzde 20’ye çok yakın.

“Sevgilim yanımda olsun yeter”

Tatil planında sevgilisini de yanında götürmek isteyenlerin oranı zirvede. Arkadaşlarıyla tatil fikri yüzde 30’un biraz üzerindeyken, yalnız tatil yapıp kafa dinlemek isteyenlerin oranı yüzde 20’ye çok yakın.

Rahatlıktan ödün vermiyoruz

Gençlerin yüzde kırkına yakını otobüsle seyahati tercih ederken, yüzde 35’e yakını rahatından vazgeçmeyip uçağa biniyor.

Yüzde 25’e yakını otomobille seyahat ederken, yüzde beşinden biraz fazlası ise otostoptan vazgeçmiyor.

Tatil yan gelip yatma yeri değil

Gençlerin yüzde 25’inden biraz fazlası kendini gezen, öğrenen, araştırıcı tatilci olarak tanımlarken, yüzde 25’i şehirlerin yeni kaşifi olarak adlandırıyor.

Denize girip kuma değmeden tatile gittiğini anlamayan kısım ise, gençlerin yüzde 25’inden biraz daha azını yansıtıyor.

Partisiz yapamayan tatilcilerin oranı yüzde 15’e yakınken, yarınlar yok gibi yatanların oranı yüzde 10’un çok az üzerinde.

Sosyal medya bağımlılığından vazgeçmiyoruz

Tatilci gençlerin yüzde 40’a yakını telefonu kapatıp kafa dinlemeyi tercih etse de, yüzde 50’ye yakını sosyal medya postu atma peşinde.

Kaslara değil, kültüre çalışalım

Gençlerin büyük bir kısmı tatilde şehir keşiflerini tercih etse de, çok küçük bir kitle rüzgar sörfü, kayak gibi sporları yaparak ter atmayı seçiyor.

Yüze 30’un biraz üzerinde bir kesim plaj keyfinden vazgeçmezken, kış tatilini sevenlerin oranı yalnızca yüzde 10. Eğlenceden ödün vermeyip sabaha kadar dans edenlerin oranı yüzde 10’a çok yakınken, bayılana kadar alışveriş diyenlerin oranı ise yüzde beşin biraz üzerinde. “

Turizmde gençlerin dinamizminden faydalanmalıyız

Günümüzde sosyal medyayı ve yaşadıkları çevrelerini daha etkin kullanan ve bu şekilde enerjileri ile etkileyen gençler genelde turizm hareketine mutlak etki yaratacağı kaçınılmazdır.

Bu gençler mutlaka kendi ihtiyaçlarını minimal seviyede karşılanmasını yeterli buluyor. Dikkat edin, sosyal medyada da kendi başlarına seyahat eden bu kesim gittikçe de artıyor.

Gençleri ülkemize çekmek için kamp alanları, küçük lodge fasiliteleri ve buna bağlı tesisleşme hareketleri büyük önem taşımakta.

Örneğin, bölgesel farklılıkları da düşünüldüğü zaman, taşıdıkları doğal güzellikleri ve büyük şehirlerden uzaklıkları ve nispeten bakirlikleri anlamında Akdeniz köyü, Yeşilırmak, Balalan ve Bahçeli köyleri bu anlamda müthiş bir potansiyele sahip.

Kuzey Kıbrıs’a yatırım yapmak isteyen turizm yatırımcılarının gençlik turizminin önemini kavrayıp bu yönde yatırımlarına yön vermesi gerektiğini düşünmekteyim...

Dünyadaki gençlik trendlerini incelediğimiz zaman, Rock`n Coke festivalleri, karnavallar gibi etkinliklerin bölgemizdeki turizm hareketliliğine vites artıracaktır. Ülkemizde okuyan 100 bin den fazla genç bu anlamda büyük bir avantaj.

Hepinize 2020 yılının sağlık, huzur ve bol şans getirmesini dilerim. Sevgi ile kalın 2020 yılı sizin yılınız olsun.

YORUM EKLE

banner75