banner6

Bebek ölüm hızı ciddi oranda arttı!

banner37

KIBRIS ÖZEL HABER! ''KKTC İstatistik Kurumu’na göre, son 3 yılda ülkemizdeki bebek ölüm hızı binde 2.1’den binde 7.2’ye yükseldi.''

Bebek ölüm hızı ciddi oranda arttı!
banner99

KKTC İstatistik Kurumu’na göre, son 3 yılda ülkemizdeki bebek ölüm hızı binde 2.1’den binde 7.2’ye yükseldi

Bebek ölüm hızı ciddi oranda arttı.

“MÜRACAATIMIZ YANITSIZ KALDI”…

Evrensel Çocuk Hakları Derneği Başkanı Avukat Laden Asilzade, geçtiğimiz yıllarda ülkemizde yaşanan bebek ölümleri için araştırma yapmak istediklerini belirterek ölümlerin nedenlerini, yıllara ve bölgelere göre dağılımını gösteren verileri devlet kurumlarından talep etmelerine rağmen bu bağlamda ne tür çalışmalar yapılması gerektiği noktasındaki yazılı müracaatlarının yanıtsız kaldığını söyledi. Asilzade, ülkemizde sağlık alt yapısında düzenlemeler yapılmaması, yeni doğan hizmeti veren birimlerin geliştirilmemesi ve dönüşüm programları uygulanmaması halinde bebek ölümlerinin önüne geçilebileceğini düşünmediğini vurguladı.

   KKTC İstatistik Kurumu’na göre, son 3 yılda ülkemizdeki bebek ölüm hızında ciddi bir artış görüldü. Kurumun açıklamasına göre bebek ölüm hızları son 3 yılda binde 2,1’den binde 7,2’ye yükseldi.

   2019 yılında bir yaşını tamamlamadan hayatını kaybeden 8 bebek varken, 2021 yılında bu sayının 26’ya ulaştığı ifade edildi.

   Doğum sonrası bakım hizmetlerinin gelişmiş olduğu tüm ülkelerde doğum sonrası ev ziyaretleri ve bebeğin bakımından sorumlu kişilerin sürekli bilgilendirildikleri sistemler varken ülkemizde genetik tarama ve gebelik takiplerinin yanı sıra yeni doğan bebeklerin tarama testleri de ücretsiz yapılamıyor.

   KIBRIS’a konuşan Evrensel Çocuk Hakları Derneği Başkanı, Çocuk Hakları Uzmanı Avukat Laden Asilzade, AB genelinde “bir yaşını tamamlamamış” bebek ölümleri oranının her bin doğumda 3,4 olarak belirlenirken, AB ülkeleri arasında en yüksek ölüm oranın 6,7 olarak kaydedildiğini söyleyerek Güney Kıbrıs’ta 2019 yılındaki bebek ölümleri oranının her bin doğumda 2,6 olarak verildiğini ifade etti.

   Asilzade, Kuzey Kıbrıs’ta ise “bir yaşını tamamlamamış” bebek ölümleri oranının 7,2 olarak açıklanmış olmasının durumun ne kadar ciddi ve acil önlem alınması gerektiğini gösterdiğini açıklayarak ülkemizdeki sağlık alt yapısında düzenlemeler yapılmaması, yeni doğan hizmeti veren birimlerin geliştirilmemesi ve dönüşüm programları uygulanmaması halinde bebek ölümlerinin önüne geçilebileceğini düşünmediğini ifade etti.

“Yaşam hakkı en temel haktır”

   Evrensel Çocuk Hakları Derneği Başkanı Av. Laden Asilzade, ülkemizde bebek ölüm hızlarının ciddi bir artış gösterdiği ile ilgili ülkemizde öncelikle bebek ölümlerinin nedenlerinin istatistikî veri olarak ortaya konulması ve bunun üzerinden uzman görüşleri alınarak eksikliklerin belirlenmesi gerektiğini açıkladı.

   Asilzade, tespit edilen eksikliklerin kısa, orta ve uzun vadeli projelerle desteklenmesi için devlet yetkililerinin bu sorumluluğu üstlenmesinin çok önemli olduğunun altını çizerek yaşam hakkının en temel hak olduğunun unutulmaması gerektiğini vurguladı.

   Bebek ölümlerinin çok ciddi bir konu olduğunu ve üniversitelerden destek alınarak bu konunun ivedilikle gündeme alınmasının önemine işaret eden Asilzade, AB İstatistik Enstitüsü (Eurostat) verilerine göre; Güney Kıbrıs’ta 2019 yılında yaşanan “bir yaşını tamamlamamış” bebek ölümleri oranının her bin doğumda 2,6 olarak verildiğini ifade etti.

   Asilzade, AB genelinde her bin doğumda 3,4 olarak belirlenirken, AB ülkeleri arasında en yüksek ölüm oranın 6,7 olarak kaydedildiğini söyleyerek Kuzey Kıbrıs’ta ise “bir yaşını tamamlamamış” bebek ölümleri oranının 7,2 olarak açıklanmış olmasının durumun ne kadar ciddi ve acil önlem alınması gerektiğini gösterdiğini açıkladı.

   Çocuk Hakları Derneği olarak geçtiğimiz yıllarda ülkemizde yaşanan bebek ölümleri için araştırma yapmak istediklerini belirten Asilzade, ölümlerin nedenlerini, yıllara ve bölgelere göre dağılımını gösteren verileri devlet kurumlarından talep etmelerine rağmen bu bağlamda ne tür çalışmalar yapılması gerektiği noktasındaki yazılı müracaatlarının yanıtsız kaldığını vurguladı.

   Asilzade, veri olmadan çalışma yapmanın mümkün olmadığına dikkat çekerek “Bir kaç doktor ve Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği dışında bu konu ile ilgili herhangi bir çalışma yapan kişi, kurum ya da kuruluş var mı bilemiyorum. Ancak, yeni açıklanan istatistikî verilere bakıldığında yapılan çalışmaların yetersiz olduğu görülüyor” şeklinde konuştu.

“Kadın ve çocuk sağlığı hakkında

bilinç ve donanım yok”

   Sağlık Bakanlığı bünyesinde hiçbir etkili çalışmaya rastlamadığını kaydeden Asilzade, ülkemizde sistematik bir devlet politikası olmamasının kadın ve çocuk sağlığına yeterince değer verilmediğinin ortaya koyulduğuna dikkat çekti.

   Asilzade, ülkemizde “kadın ve çocuk sağlığı hakkı” konularında yeterince bilinç ve donanım olmadığını, özellikle kadınların doğurganlık hakkı ile ilgili cinsel eğitim konusunun yok sayıldığının altını çizerek doğum kontrol yöntemlerine bakıldığında da halkın yeterince bilgilendirilmediği ve doğum kontrol yöntemlerinin devlet tarafından sağlanmadığını açıkladı.

   Kadınların doğum öncesi bakımlarının yeterliliği, doğum sonrası kontrollerinin de sağlıklı ve tavsiye edilen sıklıkta yapılmasının çok büyük bir önem taşıdığına işaret eden Asilzade, kırsaldaki kadınların sağlık hakkına erişiminin daha kısıtlı olduğunu hatırlattı.

   Asilzade, doğum sonrası bakım hizmetlerinin gelişmiş olduğu tüm ülke örneklerine bakıldığında; doğum sonrası ev ziyaretleri ve bebeğin bakımından sorumlu kişilerin sürekli bilgilendirildikleri sistemlerin olduğunu ifade ederek anne-çocuk sağlığının iyi değerlendirilmesi sayesinde bebek ölüm oranlarının düşük olduğunu vurguladı.

  Ülkemizde ise gebeliklerde genetik tarama ve takiplerinde, yeni doğan bebeklerin tarama testlerinin ücretsiz olarak yapılmaması gibi ciddi eksiklikler olduğuna dikkat çeken Asilzade, bunların çocuk sağlığını doğrudan ilgilendiren unsurlar olduğunu anımsattı.

 “Eksikliklerden bir tanesi de ventilatördü”

  Asilzade, ülkemizdeki hastanelerin alt yapı yetersizliğini kimsenin inkâr edemeyeceğini belirterek şöyle devam etti:

   “Çocuk aşılarında problemler olduğu konularında derneğimize sürekli ihbarlar almaktayız. Pandemi döneminde sıklıkla karşılaşılan eksikliklerden bir tanesi de ventilatör olarak açıklanmaktaydı. Tıp uzmanlarından aldığımız bilgiye göre ventilatör; prematüre bebeklerle solunum güçlükleri olan bebeklerin bakımında önem taşımaktadır. Tabii ki bilimsel konular olduğu için bu alanda daha fazla bilgi söylemem doğru olmaz. Sağlık alt yapısında düzenlemeler yapılmaması, yeni doğan hizmeti veren birimlerin geliştirilmemesi ve dönüşüm programları uygulanmaması halinde bebek ölümlerinin önüne geçilebileceğini düşünmüyorum.”

   Asilzade, Türkiye Unicef’in çalışmalarına göre; Halk sağlığı kampanyaları, aile planlaması, sağlık reformları, sağlık personeli sayısının artırılması, Neonatal Bakım görevlisi eğitimleri, anne sütü ile beslemenin yaygınlaştırılması gibi çalışmaların çok gerekli olduğunu söyleyerek bunların bebek ölümlerinin azalmasına imkân sağladığını açıkladı.

Cemre CEMALİ

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104