Gerilen ve çirkinleşen ortamın kimseye yararı yok…

Koronavirüsü’nü kontrol altına almak gerçekten zordur. Dünya genelinde hızlı artışlar gerçekleşirken ülkemizde de alınan tedbirler artarak devam ediyor. Artık kısmi sokağa çıkma yasağının da yaşandığı günleri hep birlikte yaşamaya başladık.
   Bu günlerde dayanışma ve birliktelik ruhuna her şeyden daha fazla ihtiyaç duyarız. Büyük gayretler sonucunda Birleşik Krallık’ta eğitim gören gençlerimizin adaya gelişinin mutluluğunu yaşayacakken birbirimizi üzmenin hiç gereği yoktu.
   Gerilen ve çirkinleşen ortamın kimseye yarar getirmediği ortadadır.
   Öyle bir dönemden geçiyoruz ki; sağduyu ve sakinliğimizi korumak zorundayız. Bu dönem popülist davranışlar dönemi değildir; siyasi kazanımlar elde edilecek bir dönem de değildir.
   Ne mutlu devletimize ki; yurtdışında eğitim gören gençleri ülkesine geri getirebiliyor. Ne güzel bir bağ ki; medeniyetin beşiği diye adlandırılan İngiltere’den bu gençler böylesi bir dönemde ülkesine inanıp geri gelebiliyor.
   Bizler bu güzelliği yaşayalım; bırakın bagaj ağırlığını, bilet fiyatını, alın terini akıtarak dikmende bir şehir yaratan yatırımcımızı küçük düşürmeye çalışmayı.
   Bu büyük organizasyona emek veren herkesle gurur duymak gerekir. Ülkesine geri gelen gençleri kucaklamak gerekir. Unutmayın ki; gelmek isteyip gelemeyen ve bu zorlu günleri ailesinden uzakta geçiren öğrencilerimiz ve halkımız var.
   Onun için böylesi dönemlerde birbirimize kenetlenelim; yardımcı olalım. Küçük hesaplar yerine birbirimizin hatalarını olumluya çeviren; kırıcı değil yapıcı ve sorun çözücü yaklaşımlara ihtiyacımız var.
   Yazık günahtır sosyal medyada yazılan ve söylenenlere baktığımızda kültür seviyemize hiç yakışmayan söylemler ve yazışmalara tanık oluyoruz. Yanlışın yanında değil doğrunun yanında olmak lazım.

 

Mevkiler semboliktir; kalıcı olan insanlıktır…
 

Belli bir noktaya gelen insanların sergilediği tutum ve davranışlar bugüne kadar hep tartışma noktası olmuştur. Olmaya da devam edecektir. Mevki ile alınan güç ve yetkinlik geçici; insani ve icraat temelli yaklaşımlar ise kalıcı olmuştur. Bugünün bakan ve bürokratlarının sergilediği tutum ve davranışlar da gelecekte kalıcılığının göstergesi olacaktır. Bu aslında belirli noktaya gelen kamu çalışanları için de geçerlidir. Koltuğun ve imza yetkisinin büyüsüne değil, aklın ve değerlerin temeline sahip çıkmak her zaman kazanan olacaktır.
 

Böylesi dönemler de biz diyebilmek…
 

İnsanın ruhunun okşanması önemlidir. Güzel sözcükler insanı mutlu eder, hatta en önemli motive kanalıdır. Başarı ve takdir edilmek insanı mutlu eden ve çalışmayı yönelten unsurların başını çeker. Ben merkezli ve benin hegemonyasını ilan ettiği günümüzde mevkisel ve akademik küçümsemeye girmemek lazım. Birinci tekil şahıs yerine üçüncü tekil şahısı kullanmak her zaman daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
   Asla size yapılan iyiliği unutmayın. Süre aşımı size önceden yapılan iyiliğin unutulmasının nedeni olmamalı günümüzde. Değerlerin yıprandığı bugünlerde geçmişte yapılanları unutmamak ve hatırlamak gelecek adına anlamlı olacaktır.
   “Bir kahvenin kırk yıl hatırı var.” Yaklaşımı aslında değerler silsilesinin dışa yansımasıdır. Bir düşünün size yapılan iyiliğe veya yardıma karşı ne kadar saygı duyuyoruz? Gerçekçi olduğunuzda anlatmak istediğimi daha iyi yorumlamış olacağız.

 

YORUM EKLE

banner107

banner75

banner108