Gıdalarda israfa dikkat etmeliyiz

   Milyonlarca insan açlıkla mücadele ederken gıda israfı hayatımızın her alanında güç geçtikçe artmaktadır. Günümüzde ortalama gıda kaybı ve israfı yaklaşık olarak %20-30 oranındadır. Gelişmekte olan ülkelerin başlıca sorununu, gıda üretiminde yaşanan kayıplar oluşturmakla birlikte gelişmiş ülkelerin başlıca sorunu ise gıda israfıdır. Özellikle tarımsal tüketimde, sebze ve meyvelerin büyük kısmı kayıp ve atık olarak israf edilmektedir. Üretimden depolama ve taşımaya, restoranlardan otellere, marketlerden evlere kadar hayatımızın her alanında israfla karşı karşıya kalıyoruz. Gıdaların nasıl taşınacağına, saklanmasına, pişirilmesine ve tüketilmesine uygun planlar hazırlanmadığı için milyonlarca gıda çöpe gitmektedir. Küreselleşme, kentleşmeyle beraber yaşam alışkanlıkları ve buna bağlı olarak tüketim alışkanlıkları da değişiyor. Et, meyve, sebze ve hazır gıdaya olan talep giderek artış göstermektedir. Perakende noktalarının gıda israfındaki rolü ve önemi de giderek artıyor. Perakende sektörü, distribütörleri, toptancıları ve halleri, süpermarketleri, market ve bakkalları, şarküterileri, kasapları, manavları kısaca gıda satışı yapılan tüm mekanları kapsamaktadır. Satış kanallarında en çok paketli olmayan, meyve, sebze ve unlu mamuller israf edilmektedir. Çünkü bu gıdalar ısı, nem, bakteri gibi dış etkenlerden çok daha fazla etkilenmektedir. Global gıda israfının %5’indan perakende sektörünün sorumlu olduğu tahmin edilmektedir. Perakende sektöründe gıda israfına yönelik alınacak önlemlerin evlerdeki tüketim alışkanlıklarına da etki ederek çok daha geniş bir etkisi olacaktır. Özellikle dağıtım aşamasında gıdaların israf olmasına neden olan 3 temel faktör bulunmaktadır. Bunlar; Gıda israfı öncelikle satın alım sırasında meydana gelmektedir. Satın alım aşamasında seçilen gıdalarda beklenen özellik ve kalite kriterleri nedeniyle gıdalar satın alınmadan israf edilmektedir. Isı, görünüm, paketleme ve doğru etiketleme, koku, son kullanım tarihi, içindekiler, kanuni uyarılar, taşınma sırasında zarar görmemesi gibi kriterlerle seçim yapılmakta ve satın alınmayan, baştan elenen gıdalar iade edilerek israfa neden olmaktadır. Teslimat sırasında satış noktaları, distribütörlerden gelen gıdaları kontrol ederken kriterlere uymayan, taşınma sırasında zarar görmüş ürünleri iade etmektedir. Depolara aktarım sırasında ürünlerin zarar görmesi, soğuk hava zincirinin bozulması nedeniyle de ürünler iade edilmekte ve dolayısıyla israf edilmektedir. Stoklama ve raf yerleşimi de israfa sebebiyet veren önemli bir faktördür. Rafa gelene kadar tüm fiziksel koşullar doğru bir şekilde korunmuş olsa dahi raflarda ürün, tüketiciyle temas etmektedir. Tüketicinin ellemesi, düşürmesi gibi nedenlerle zarar görerek iade edilmektedir. Evlerden sonra en yüksek gıda israfının gerçekleştiği sektör olan “Yemek Servis Sektörü”; restoranları, hastaneleri, catering şirketlerini ve iş yerlerini kapsamaktadır. İsraf miktarları kategoriye göre değişiklik gösterse de en yüksek israf sırasıyla catering şirketleri, hastaneler, oteller ve restoranlarda gerçekleşmektedir. Sektörlere bağlı olarak gıda israfının hangi aşamalarda gerçekleştiği de farklılık gösterir. Örneğin; Tabak artıkları hastanelerde en yüksek gıda israfını oluşturur. Hastanelerde hazırlık aşamasında bu kadar büyük bir israf yapılmamaktadır. Otellerde ise açık büfe artıklarıyla beraber hazırlık aşamasında da yüksek miktarda gıda israfı gerçekleşmektedir.
   Restoranlar da aynı şekilde hazırlık aşamasında yüksek oranda gıda çöpe gitmektedir. Araştırmalar gıda israfının en çok evlerimizde yapıldığını göstermektedir. En çok çöpe atılan gıdaların başında ekmek ve unlu mamuller, sebze ve meyveler gelmektedir. Evlere alınan her 4 ekmekten biri her gün çöpe atılmaktadır. Gıda israfının önlenmesinde bilinçli tüketim alışkanlıklarının kazandırılması büyük önem arz etmektedir. Pandemi döneminde tarımsal üretim, güvenlik stoku ve gıda arzı ne kadar önemli ise kayıp ve israfında bir o kadar önemli olduğunu göstermektedir. İsrafı önlemek; hem ekonomik açıdan büyük bir kazanım hem de kaynakların doğru kullanımı açısından önemli bir faktördür. İsrafa dayalı tüketim anlayışı ve hesapsızca kullanımı sınırlı kaynakların giderek azalmasına yol açmaktadır. Kaybedilen ve israf edilen gıda miktarını en aza indirmek için sürdürülebilir üretim ve tüketim anlayışını daha fazla benimsenmeliyiz, gıda üretim aşamalarında tüketilen enerji, su ve diğer doğal kaynakları boşa harcanmayarak milli servetimizi de israf etmemeliyiz. Tarladan sofraya kadar olan süreçlerde oluşabilen kayıp ve israfın önlenmesi ürünü yetiştiren, işleyen, paketleyen, taşıyan, dağıtan, depolayan, satan ve tüketen herkesin ortak sorumluluğundadır. Üretilen gıdanın israf edilmemesi ve atık haline gelmemesi için birlikte ve bilinçli hareket etmemiz, gıda kaybı ve israf konusunu her düzeyde ele almalıyız.

 

YORUM EKLE

banner111

banner75

banner88

banner110