Gıdalarda nano-teknoloji

Gıda işleme, yeni fonksiyonel ürünlerin geliştirilmesi, biyoaktif maddelerin taşınması ve kontrollü salınımı, patojenlerin tespiti, yeni paketleme ürünlerinin geliştirilerek raf ömrünün uzatılması gibi uygulamalar nano teknolojinin potansiyel gıda uygulamaları arasında yer almaktadır. Protein, karbonhidrat ve yağ kaynaklı nano parçacıklarla, gıda ürünlerine içerik, tekstür, aroma anlamında istenilen özelliklerin kazandırılması sağlanabilinir. Beslenme alanında, besinlerdeki yağ ve şeker oranının düşürülmesi, gıda takviyelerinin biyo-yararlığının artırılması ve vitamin, mineral içeren besin maddelerinin üretimi gibi konularda nano teknolojiden yararlanılmaktadır. Akıllı ambalaj üretiminde kullanılan nano-sensörler sayesinde gıda bozulmaları erken seviyede tespit edilerek, bu gıdaların tüketilmesi önlenebilmektedir. Nano gıdalara; istenilen sıcaklığa dayanıklı erimeyen titanyum çikolatalar, yağ içerisine atıldığında yalnızca belirlenen miktarda yağı bünyesine alan patatesler, sıcaklık derecesine göre rengi ve tadı değişen pizzalar ve içecekler gibi örnekler verilebilir. Başka bir örnek ise şekerli sakız türleridir.

Nano-teknolojinin gıda ürünlerine katabileceği bazı faydalar şu şekilde sıralanmaktadır;

•Hijyen ve gıda güvenliği: Anti-bakteriyel kaplamalar veya gıdalara bulaşı olduğunda renk değiştiren nano-sensörler.

•Gıda tedarik zincirinde izlenebilirlik ve güvenilirlik: Gıda ürünlerinin tanımlanması ve izlenmesi için nano barkodlar. Bu teknoloji gıda zincirindeki olası sahtekarlıkları önlemeye yardımcı olabilir.

•Gıda işleme: Yapıyı ve tadı değiştirmek; yağ veya tuz miktarını azaltmak.

 •Beslenmeyi iyileştirmek: Bir nano parçacık içinde yer alan besinler, vitaminler veya enzimler, bu besinlerin arzu edilmeyen tadını maskelerken, vücudun besinleri almasını kolaylaştırabilir.

AB’de tüketicilerin korunması amacıyla sağlık, çevre ve güvenlik konusunda oldukça katı bir mevzuat söz konusudur. Genel Gıda Yasası, yalnızca güvenli gıdaların tüketime sunulabilmesine yönelik hükümler içeriyor. Bu ve diğer yasalar (gıda katkı maddeleri, yeni gıdalar ve gıda ile temas eden malzemelere yönelik düzenlemeler) sayesinde, doğal veya insan üretimi nano malzemeler içeren gıdaların güvenli tüketimi de sağlanıyor. Avrupa’da mühendislik ürünü nano-malzeme içeren herhangi bir gıda bulunmuyor. Gıda uygulamaları için geliştirilen tüm mühendislik ürünü nano malzemelerin, işletmelere sunulmasından önce yetkili otoriteler tarafından değerlendirilme ve onay şartı bulunuyor. Üreticilerin aynı zamanda mühendislik ürünü nano malzeme içeren gıda ürünlerini etiketleyerek, ürünü alan tüketicilere bu bilgiyi gösterme yükümlülüğü bulunuyor.

Tüm teknolojilerde olduğu gibi, potansiyel riskler arasında uzun dönemli sağlık ve çevre etkileri var. Ancak unutulmaması gereken nokta; hiçbir madde, yalnızca nano olduğu için diğer madde veya kimyasallardan daha riskli hale gelmiyor. Mühendislik ürünü nano malzemeler veya nano-teknolojilerin gıdalarda kullanımı söz konusu olduğunda güvenli kullanım için yetkili otoriteler tarafından gerekli değerlendirmelerin yapılması ve onay verilmesi gerekiyor. AB’de nano-teknolojilerle ve mühendislik ürünü nano malzemelerle ilgili bilgi eksiklikleri olduğu yönünde genel bir kabul var. Nano-teknoloji ve nano malzemelerin üretimi, tüketimi ve çevreye etkisi gibi konulardaki güvenliğini değerlendiren çalışmalar ise devam ediyor. Nano teknolojinin sağladığı tüm üstünlüklere rağmen, kullanılan tekniklere ve maddelere bağlı olarak ortaya çıkabilecek sonuçlarının dikkatle değerlendirilmesi ve gerekli araştırmaların yapılması gerekmektedir. Risk değerlendirmesi yapmak ve güvenli olduğu kanıtlandıktan sonra teknolojinin nimetlerinden yararlanmak insanlığın yararına olacaktır.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner110

banner104