Gribi de, diğer tüm hastalıkları da ciddiye almalıyız

Sağlığına önem veren bir toplum olduğumuz söylenemez. Bu köşede daha önce de yazdık, sağlık kontrolü (check up) alışkanlığımız yok. Bir rahatsızlığımız olduğunda hekime gitmiyoruz, hastalık bizi yendiğinde gidiyoruz, o da mecburiyetten. Neredeyse ölecek saat hekime giden bir toplumuz.

Bir hastalığımız olduğunda çevremizdeki herkes hekim kesiliyor, her kafadan bir ses çıkıyor, herkes bir şeyler öneriyor.

Hekime gitmektense gidip eczaneden kafamıza göre, ya da eczacıya sorarak ilaç alıyoruz.

Kimileri de internet ortamından yazıları okuyarak kendisini tedavi etmeye çalışıyor. Hepsi de yanlış…

Hekime, hastaneye gitmekten çekinmemeliyiz, doğrusu hekime gitmektir.

Belirli dönemlerde hiçbir şikayetimiz yoksa bile sağlık kontrollerinden geçmeliyiz.

Sinsi hastalıklar, bir şekilde vücudumuza yerleşmiş olabilir, tedbirli olmalıyız.

Sıkça kalp krizlerinden genç sayılabilecek yaşta insanların ölmesi işte bu sağlık kontrolü yapmama huyumuzdan kaynaklanmaktadır. Sağlık kontrolleri, kanser hastalığını erken teşhis etmemize de yardımcı olur.

Kanser ya da kalp ve damar hastalıkları bizi korkutuyor ama grip korkutmuyor değil mi?

Grip şikayetiyle hastaneye gidip de yaşamını yitiren insanları gördükçe halkımız gripten de korkar oldu ama korkmak yeterli değil, tedbir de almalıyız, doğru olanı yapmalıyız.

Uzmanlar grip hastalığının sanıldığı kadar masum bir hastalık olmadığını söylüyor.

Gribi önemsememek, ölüme de neden olabiliyor. Evet grip, direkt ölümcül bir hastalık değil ama başka rahatsızlıklara bağlı olarak ölümcül de olabiliyor. Üstelik grip bir türlü değil, çeşitleri var.

“Soğuk algınlığıdır, burun akıntısıdır geçer” dememek lazım.

İster grip, isterse önemli olmadığını düşündüğünüz bir başka hastalık olsun, mutlaka hekime gitmelisiniz.

Hiç ummadığımız bir hastalık, başka bir hastalığınız, kronik bir rahatsızlığınız ile birleşip sizi öldürebilir.

Çeşitli haber ajanslarından derlenen bilgilere göre; içerisinde bulunduğumuz kış aylarında Güney Kıbrıs’ta 12, Bulgaristan’da 10, Yunanistan’da 74, Fransa’da 2 bin 800, Bosna Hersek’te 34, Sırbistan’da da 9 kişi grip salgını nedeniyle hayatını kaybetti. Bu rakamlar, gribi ciddiye almamız gerektiğini gösteriyor.

Uzmanlar, gribi önemsememiz gerektiğini belirtiyor ve belli bir yaş üzerindeki ve kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, şeker hastalığı, kronik akciğer sorunu, astım ve bronşit gibi rahatsızlığı olan kişilerde ölüme sebep olabileceği konusunda uyarıyor.

Uzmanlar, gripten korunmak için vücut direncini düşürmemek ve bunun için de öncelikle soğuk havalarda vücut ısısını korumak gerektiğini vurguluyor.

Vücut ısısını korumak için de bireylerin giyimine ve bulundukları ortamı sıcak tutmalarına özen göstermesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, “Herkes bütçesi elverdikçe yaşadığı ortamı vücut ısısını koruyacak şekilde sıcak tutmalı” diyor.

Bireylerin kendini gripten korumak için beslenmesine de dikkat etmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, bunun için de proteinli ve C vitaminli gıdalar tüketilmesi gerektiğini belirtiyor.

Bu şekilde beslenmenin vücut direncini de artırdığını kaydeden uzmanlar, ayrıca süt ve süt ürünleri tüketiminin de önemli olduğunu kaydediyor.

Geçmiş yıllara göre daha yoğun ve tedavisi daha uzun süren grip vakaları için eve kapanıp, kendi yönetmelerinizle iyileşmeye çalışmayın. Hele de ilerlemiş yaşlardaysanız, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, şeker hastalığı, kronik akciğer sorunu, astım ve bronşit gibi rahatsızlığınız varsa hiç vakit kaybetmeden hekime gidin, evde yatıp beklemek ölümcül sonuçlara neden olabilir.

Gribi de diğer tüm hastalıkları da ciddiye alın, önemsememek ve hekime gitmemek, hiç ummadığınız hastalığı ölümcül yapabilir. Bunları yaşayıp görüyoruz işte, inat etmeye gerek yok.

 

YORUM EKLE