Gün, sağlık için özveride bulunma günüdür!

Dünya, Koronavirüs (Covid-19) denilen küresel salgınla mücadelesini sürdürürken, ölenlerin sayısı 2 milyon 300 bine dayandı. Bu arada Yeni Zelanda, Koronavirüs pandemisiyle mücadelede en başarılı ülke seçildi. Başbakan Jacinda Ardern, aşıda risk gruplarına odaklanacaklarını söyledi, “öncelik siyasilerin değil, sağlık çalışanlarının” dedi.

Koronavirüs çıktı çıkalı nice ülkelerin perişan hallerini de izledik. En gelişmişlerin, dünyanın çeşitli yerlerine silah ihracatı yaparak, dengeleri değiştirerek çıkar sağlayanların sağlık sistemlerinin ne denli çürük olduğunu, bu yüzden kısa sürede çöktüğünü de gördük. Bir yıldan beri dünya bu illetle uğraşırken, mevsim nedeniyle vakalarda gerileme olmadığı, tam aksine artmakta olduğu da görülüyor.

Peki; Yeni Zelanda Koronavirüs salgınıyla mücadelede en başarılı ülke de, KKTC acaba bunun neresinde diye de merak etmemek elde değil. Niye bu telaş, niye bu panik? Son günlere kadar idare ettik de, birdenbire niye patladı, nedenleri nelerdir? Kuzeyden mi geldi, güneyden mi; yoksa doğudan veya batıdan mı? Kuzeyden gelenler karantinada kaldıktan sonra ülkeye giriş yapar. Ya; yasal veya gayri yasal yollardan giriş çıkışlarda durum nedir? Öteden beri diyoruz ki, bu ülkede en büyük eksikliklerden biri de denetimsizliktir. Hem de her konuda!

Daha birkaç gün öncesine kadar vaziyetin gayet iyi idare edildiğini söylemekteydik. Nüfus oranına göre, Yeni Zelanda kadar olmasak da, dünyada en iyilerin ilk sıralarındaydık. Sonra bir rehavet çöktü ki, gevşedikçe fire vermeye başlandı. Evet; insanlarda sıkıntı, bunalım, gerginlik, stres var da, biraz daha dişimizi sıkabilsek ve bu badireyi atlatabilsek olmaz mı? Pandemi hemşiresi Oğuz Köse’nin dediği gibi, biraz daha sabır. Bu gemide hep birlikteyiz. Ya hep birlikte kazanacağız, ya da hep birlikte kaybedeceğiz.  

Farkındaysanız, sağlık görevlileri de artık isyanlarda. Durmadan uyarıyor, bir yerde “İşimizi zorlaştırmayın” diyorlar. Devlet Hastanesi Radyograferlerinden Şebnem Dağdelen de isyan edercesine kurallara uymayanlara sesleniyor, “Daha neyin ciddiyetini anlamazsınız? Yeter, tatil durumu yok. Ortada, sevdiklerinizi toprağa gömecek kadar ciddi bir dönem var” diyor. Dr. Erden Aşardağ da “Halk olarak şımarıklık yapıyoruz. Ciddi bir dönemde yüzsüzlükte yarışıyoruz. Anlayın en insanlarımız artık. Son pişmanlık fayda etmeyecek” diye boğazını yırtarcasına uyarıda bulunuyor.

Daha ne desinler?

Pandemiyle birlikte sorunların da artmakta olduğunu biliyoruz. Herkes de bunun farkında. Evine ekmek götüremeyen, bu nedenle de gizlice çalışmak için fırsat kollayan insanlarımız var. Kirası, taksiti, elektrik, su parası bir yana, geçinebilmek için akla karayı seçenler var. Tüm bunlar toplum psikolojisinde yaralar açmış bulunuyor. Sağlık üzerinden siyaset yapmaya hiç de gerek yok. Ne de sosyal medyada ahkâm kesmeye ve olumsuzluklar pompalamaya! Kurallara uyarak, denetimleri sıklaştırarak, herkes sorumlu ve bilinçli davrandığı takdirde bu süreci alnımızın akıyla atlatıp da düzlüğe çıkabiliriz. Ama darboğazı geçene kadar tek vücut halinde olmak, yalpalamadan, doğruları yapmak ve savunmak kaçınılmazdır. Dünyanın birçok ülkesine kıyasla daha avantajlı bir konumda olduğumuzu unutmadan, mümkün mertebe bunalıma kapılmadan, sağduyu ile hareket etmek, sağlık için özveride bulunmak dönemindeyiz. En az hasarla atlatabilmek için gerekenleri yerine getirmekten kaçınmayalım.

 ***

Geçitkale’nin çınarlarından Arifoğlu,

insan ve doğa sevgisiyle yüklüydü

İnsan ve doğa sevgisiyle yüklü bir çınar daha göçtü. Mustafa Arifoğlu, ailenin değerli büyüğü, herkes tarafından sevilen, saygın bir kişiydi. Önceki gün Geçitkale’de son yolculuğuna uğurlandı. Sevgili eşi Sıdıka Hanım, çocukları Nursal-Mehmet Vahip, Savaş-Pembe Arifoğlu, Zafer-Çiğeltem Arifoğlu, torunları Asya-Ömer, Hazar-Naz, Aras, Aslı, Mustafa, Doğa torun çocukları Mevsim, Serin ve Mehmet, “Masalların, içerisine çoluk çocuk hepimizi alabilmiş kocaman kucağınla yüreğimizdesin. Seni çok seviyoruz. Unutmayacağız” dediler.

Bu arada Para Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi Müdürü ve Personeli, daire çalışanlarından Zafer Arifoğlu ve Pembe Arifoğu’nun çok değerli babası ve kayınpederi Mustafa Arifoğlu’na Allah’tan rahmet, acılı ailesi ve yakınlarına başsağlığı diledi.

Öte yandan aslen Beyarmudu (Pergama) köyünden olup, uzun yıllardan beri Londra’da yaşayan, 1935 doğumlu, iyiliksever müstesna insan Hüseyin İsmail, bugün Beyarmudu’nda toprağa verilecek. Sevgili eşi Münevver Hanım, kızı Cemaliye Özcan İsmail, oğulları Ergün Hüseyin İsmail Güçlüer-Nazan Güçlüer, Özgün İsmail-Sharon Elliot, Özer İsmail-Florence Ria Ramdin İsmail, torunları Caner İsmail Güçlüer-Münevver İsmail Güçlüer, Melissa Paige Grace İsmail, Ceren Sayak ve James Özer İsmail, sonsuz acı içerisinde olduklarını ifade ederek, tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyurdular, ‘Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun’ dediler.

YORUM EKLE

banner111

banner75