Güncel çeşitleme…

REKOR HIZ: Farkındalık yaratmayacak gibi değil doğrusu… Basına kapatılan salonda milletvekilleri medyaya dönük şov nitelikli uzun konuşmalar yapamayınca ilgili komite bütçe görüşmelerini rekor sayılacak hızda tamamlayarak tasarıyı genel kurula havale etti... Sıra bütçenin genel kurul maratonunda… Ve maraton başladı… Üretim ve hizmet adına düşünmeden edemiyoruz şimdi: Acaba gerektiğinde, o komite çalışmasında yapıldığı gibi, genel kurul da mı basına kapatılsa?!.
***
DÖNEMLER VE KİMLİKLER: Cumhuriyet Meclisi başkanını 4 aylık bir gecikmeyle en sonunda seçebildi... Eski Meclis Başkanlarımızdan Sibel Siber'in Meclis Başkanı’nın seçilmesindeki gecikmeye dair yorumu şu: "Bu dönemde ben meclis başkanı olsaydım, 10 Ekim’e kadar meclis başkanını seçerdi."
Demek ki neymiş?.. Her döneme ve her duruma uygun kimlikler gerek...
                                                               ***
SANAYİ BÖLGELERİMİZİN HALİ: Sanayi bölgelerimizdeki aşırı kirlenme hep gündemde ve hep tedirgin edici… Bu konu birkaç gün önce “Kıbrıs” gazetesinin manşetine de konu oluşturdu… Sanayi bölgelerimizdeki tepeleme çöpleri kaldıran yok ve o tepeler her gün biraz daha büyümekte… “Bu çöpleri kaldırmak, temizlik adına vergi toplayan belediyelerin görevi değil mi?” şeklinde sorum oldu… Yetkili bir ağızdan işte bu soruma yanıt geldi adresime… Teşekkür etmek istediğim o yetkili ağız  kim mi?... Lefkoşa Türk Belediyesi’nin eski başkanlarından Kutlay Erk… Bakın ne diyor Sayın Erk:
“Sanayi Bölgeleri Sanayi Ticaret Dairesi tarafından yönetilmektedir… Tüm hizmetler onlardan sorulur ama hizmet vermiyorlar. Yıllardan beridir de bölgelerdeki yetkilerini belediyelere devretmeyi reddederler. Arada ezilen sanayi bölgesi yatırımcısı, suçlanan da belediyeler oluyor… İlgili Daire ise sorumluluğuna rağmen bilinmeyen suçlunun rahatında… Sanayi bölgelerinde o temizlik harçlarını da ilgili daire topluyor, kendisi yapacakmış diye, ama yapmıyor… Belediyelerle zaman zaman anlaşma yaparlar… Belediyeler gerekli faaliyeti yapar, ama Daire belediyeye ödeme yapmaz... Bir fasit dairedir bu ki, mutsuzca sürüp gider.
En kestirme yöntem sanayi bölgelerinin yönetimini sanayi odasına vermektir… Böylece onlar da belediyelerle işbirliği içinde gerekli hizmetleri yerine getirirler. Şimdiki durumda sanayi bölgelerinin yolları asfaltlanırken çoğu zaman drenaj ve kanalizasyon gibi diğer alt yapılar da ihmal edilir…
***
KIB TEK ARAŞTIRMALARI: Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu'ndaki astronomik yolsuzluklara işaret edip bunları gündemine alacağını ve sorumlularla hesaplaşılacağını açıklayınca onun bu iddialı ve kararlı duruşuna kanıt ve belge isteyenler çok oldu...
Ama durun ey dostlar… O konuda büsbütün unutulan bir şey var galiba... O da şu ki; Cumhuriyet Meclisi'nde oluşturulan özel bir komite, aylarca süren bir araştırma ve soruşturma çalışması yaptı KIB TEK'te yıllardır olup bitenler hakkında... Bu çalışmanın sonucu olarak ortaya çıkan raporun bazı bölümleri de gazete manşetlerinden kamuoyumuza yansımış durumda zaten... Erhan Arıklı'nın esas referansı ve dayanağı işte bu Meclis araştırmalarının verileri olsa gerek...
Sayın Arıklı adresime mesaj atmış, bakın ne diyor o konuda: “Savcılıkta usulsüzlük ve yolsuzluklarla ilgili 4 adet dosya var. KIB TEK araştırma raporu da ortada… Kesilen cezalar var… Adamlar hâlâ belge istiyorlar. Merak etmesinler. Başka dosyaları da açıklayacağız...”                                                                                                                                              ***
DR. MUSTAFAAKANSOY'UN MESAJINI TEŞEKÜRLERİMLE SUNARIM: "1900’lerin başında Osmanlı'da şeker kıtlığı olur. Ömer Seyfettin'in hocalık yaptığı okulda Avusturya'nın Osmanlı'ya 3 gemi şeker göndereceği haberi yayılır... Öğretmenler mutlu. Ömer Seyfettin odaya giren Arif adlı hademeye bu olaydan bahseder. Hademe ise 'Avusturya ne zaman bize yardım etti ki, şimdi yardım etsin?' der. Bunun üzerine Ömer Seyfettin öğretmen arkadaşlarına 'Alim olmak başka, arif olmak başka' der.
200 bin doz aşının AB kanalıyla bize geleceğine inanmıyorum. Lakin gelen aşıları da geri çevirmemeliyiz..." (Arif olan anlar)
***
TÜRKİYE’NİN YARDIMLARI: AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli; "Bugün en son 2018 yılı rakamları yayımlandığı için söylüyorum: Türkiye olarak dünyanın farklı coğrafyalarında ihtiyacı olan ülkelere 2018’e kadar 8,5 milyar dolar (63 milyar TL) yardım yaptık" dedi. Canikli, hafta sonunda AKP Adıyaman 7’nci Olağan İl Kongresi'nde yaptı bu açıklamayı…
AKP Genel Bakan Yardımcısı, basının manşetlerine de geçen o konuşmasında; "Tarihin gelişmelerle yeniden yazıldığını, şimdilerde ise Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yeni bir tarih yazdığını" söyledi…
Bu konuya neden mi değindim?. Açıklayım efendim: Türkiye’nin milli geleneklerindeki dayanışmacı ruha uygun olarak, farklı coğrafyalardaki ihtiyaçlı ülkelere yapmakta olduğu milyarca dolarlık yardımın yanında KKTC’ye yapılmakta olan Anavatan yardımları devede kulaktır… Bu yardımların akışında kimi zaman sıkıntılar ve daralmalar mı yaşanıyor?.. İşte olayın bam teli burada: Türkiye’den akmakta olan destek kaynakları amacında ve yapılan protokollere göre kullanılmalı… Türkiye’nin bu bağlamdaki haklı uyarı ve yönlendirmelerini de yanlış ve duygusal yorumlamamalı… Yardımların niteliğine ve hedeflerine bakıldığında, net biçimde görünen o ki, Anavatan Türkiye kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi kendine yeterli bir KKTC oluşturulabilmesi çabasında…

 

YORUM EKLE

banner111

banner75