Güncel konular üzerine

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı’ndan, ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülere bayram müjdesi geldi. Ağustos içerisinde tutuklu ve hükümlüler Koronavirüs önlemleri kapsamında birinci derece akrabalarından iki kişiyle kapalı görüş yapabilecek. Ayrıca mahkûmlara ziyaret sırasında getirilen hediyeler yirmi dört saat bekletildikten sonra teslim edilecek.


Ateş, öksürük, burun akıntısı belirtisi olan tutuklu ve hükümlülere görüş izni verilmeyecek. Yapılacak görüşmelerin ardından kapalı görüş alanı en az on beş dakika süreyle havalandırılacak ve zemin, sandalye ve masa gibi yerler çamaşır suyu veya diğer hijyen malzemeleriyle temizlenecek. Ceza infaz kurumlarına girişlerde ziyaretçilere maske ve eldiven verilecek. Ve nihayet giriş ve çıkışlarda mesafe kurallarına uyulması ve yoğunluğun önlenmesi için tedbir alınacak.


Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen şartlar çerçevesinde tutuklu ve hükümlüler, çifte bayram kutlayacaklar. Hatırlamamız gerekirse; geçtiğimiz nisan ayında mahkûm ve tutuklular, salgın nedeniyle en önemli ihtiyaçlardan biri olarak görülen maskeyi, gönüllü olarak üretmişlerdi. Toplum olarak zor zamanlardan geçerken mahkûm ve tutukluların, toplumsal dayanışma içerisinde hareket etmeleri umut verici olmuştur.


Cezaevi atölyelerinde üretilen bu maskeler, KKTC İçişleri Bakanlığı bünyesinde talep eden kurumlara ve belediyelere dağıtılmıştı. Hümanist Doktrin öncüsü, ceza hukukçusu rahmetli Prof. Dr. Faruk Erem Hoca’nın çok sevdiğim bir cümlesi vardır: Suçluyu kazıyın, altından insan çıkar.


Bu cümleyi idrak edebilmek gerek suç teorisini anlamak gerekse suç işleyenlerin en nihayetinde insan olduğunun altını çizebilmek adına çok önemlidir. Tarihte ünlü İtalyan hukukçu Cesare Beccaria da Orta Çağ Döneminde hukuksuzluk karşısında kişinin suçlu da olsa insan olmasından kaynaklanan haklarının baki olduğunu hatırlatmıştır. Değil midir ki insanın yalnızca insan olabilmesi sebebiyle sahip olduğu haklara insan hakları denilmektedir. Bu bağlamda KKTC için de mahkûm ve tutuklu olan kişilerle ilgili ağustos ayı boyunca yapılabilecek görüşlerin artırılması sevindirici olacaktır.


Yine geçtiğimiz günlerde bilindiği gibi, KKTC’de Bilişim Suçları Yasası yürürlüğe girdi. Bu gelişmenin ardından C.H. isimli bir kişi, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya hakaret ve küfür içerikli söylemlerde bulunduğu bir video paylaştı. Sözü edilen video, sosyal medya platformu üzerinde yayınlandı ve Cumhurbaşkanlığı’nın talebi üzerine Savcılık, video ile ilgili suç duyurusunda bulundu. Mahkeme, Bilişim Suçları Yasası uyarınca ilk kez bir videonun erişiminin engellenmesi yönünde emir verdi. Bilişim Suçları Yasası’nın yürürlüğe girmiş olmasının, özellikle sosyal medya üzerinden klavye şövalyeliğine soyunanlar için yerinde olduğunu düşünüyorum. KKTC hukuk sisteminin, yavaş yavaş da olsa modern çağa ayak uyduruyor olması umut vaat edici bir durumdur.


Bugünün 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı olması ve bunun 1571 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından Kıbrıs Adası’nın fethi, 1958 yılında Türk Mukavemet Teşkilatı'nın ve 1976 yılında Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın kuruluşu nedeniyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde her yıl kutlanan resmî bayramlardan biri olması sebebiyle gerek millî bayramımızı gerekse Kurban Bayramımızı kutlar, vatanımıza, milletimize esenlikler dilerim.

YORUM EKLE

banner75