Gündemin aforizmaları…

   BİR YERDEN BAŞLANDI: "Maraş'ta bir yolu açmak da bir matah mı?!" şeklinde olayı önemsizleştirmeye çalışanlar var ya... Bana bir Temel fıkrasını çağrıştırdılar: Temel karşılaştığı güzel kadının mis kokulu pamuk gibi elini bir çırpıda öpüverince, kadın şaşkınlıkla "Ne oluyor?" der. Temel pişkince sırıtır: "E bir yerden başlamak lâzım, değil mi ama?.."
   * Maraş dondurması gibi donuk niye duracaktı orada öyle?.. Tabii ki iyi oldu donukluk halinden kurtulması Maraş’ın…
   * Kapı açılmasına çok hevesli olanlar, Maraş kapısı açılınca külahlarını değiştirdiler.
   * Binlerce kişi heyecanla hayalet kente akıyor. Hayaletlerden korkmayan halk olduğumuzu da kanıtladık böylece…
   * Rum Lider Nikos Anastasiadis, Maraş'ın yasal sahiplerine geri verilmesini istedi. Evet, derhal verilmeli... Yasal sahip Vakıflar...
   * Gazimağusa'nın duayen gazetecisi İsmet Ezel, Maraş kapısının gece kapatılmasına itiraz edenleri yanıtladı: "5’ten sonra Maraş'a gelip da ne yapacan ya guzzum? Bar yok, disko yok, nightclub yok..."
   * Hadi bakalım; yarın da Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunu yapıyoruz. Bu işin üçüncü turu yok, ona göre ha!..
   * Seçim masraflarını artırmak mıydı sanki amaç?.. Niye bıraktık bu işi ikinci tura?...
   * "Halk sandıkta şunu yapacak, bunu yapacak" afra tafrasıyla konuşanlar bir sussunlar be yahu… "Halkın sözcüsü" yetkisini nereden aldılar? Herkes kendi adına konuşabilir ancak. Lütfen biraz tevazu..
   * Alışılmış durumlar… UBP - HP Hükümeti 16'ncı ayında sıfırı tüketti... Hükümetlerimizin olağan ömrü!.
   * Yarın gece Cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlanır…Bakalım hükümet krizi ne olacak!..
   * Rum Yönetimi, Maraş kararının ardından Güvenlik Konseyi’ne başvurdu. Dünya oradaki 5'ten ibaret değildir... Birleşmiş Milletler de "Birleşmiş 5" olamaz...:
   * Gerçekten bardaktan boşanırcasına yağışlara ihtiyacımız var... Kirlenmelerin ortasında öylesine naçar kaldık ki...
   * Belçika, Koronavirüs’le mücadelesinde taktik değiştiriyor. Kısmi bir sürü bağışıklığı sistemine geçilmesi kararı alındı. Maske zorunluluğu da son buluyor. Bu denemenin sonuçlarını görmek ilginç olacak doğrusu…
   * Koronavirüs, pürüzsüz yüzeylerinden dolayı cep telefonlarında ve parada daha uzun süre yaşıyormuş... En az 28 gün!.. Kulağa küpe olsun diye yazıyorum...
   * Korona'yı savuşturan Donald Trump, "şimdi eskisinden daha güçlüyüm" diyor. Sanki başkalarını da daha fazla güçlenme adına Korona'ya davet ediyor!..
   * Pandemi sürecinde kaçan emekçiler Türkiye'den geri dönmeyince KKTC ekonomisindeki iş gücü sıkıntısı büyüyor... KKTC'de işsizlik sorunu yok, iş beğenmeme lüksü var...
   * Üroloji uzmanı bir doktorumuz pandemi sürecinde seks kaçamaklarının azaldığını savundu… Sanki milletin aşk dünyası mobeselerle izleniyor!..
   * Demiş ki: “Eğitimin pahalı olduğunu düşünüyorsanız, cehaletin bedelini de bir hesaplayın.” Sokrates.
   *  Haftanın öğüdü Mahatma Gandi’den: “Her sabah kalktığım zaman kendi kendime şöyle söz veririm: Dünya üzerinde vicdanımdan başka kimseden korkmayacağım…”
   * Büyük harflerle yazılması gereken: BÜYÜK OLAN HALKIN İRADESİDİR…
   * Temel’in dünyası: Fadime ile evliliğinin 50’nci yıldönümüne ulaştığında Temel’e eşiyle ilgili izlenimlerini sorarlar. Net bir yanıt verir: “Huysuz ve güzel kadındı, çoktan beri huysuz ve çirkin kadına dönüştü…”
   * Ve dizeler… Abdülrahim Karakoç’tan: "Bindirmişler bir gemiye / Rotasından haberi yok. / Korkuyor ‘Türküm’ demeye, / Atasından haberi yok."
  

YORUM EKLE

banner75