Güney’e uzaktan bakıp, “Her şey tamam” sanmayın…

   KKTC’de sistem değişikliği önerenler, örneklemeye sıra geldiğinde Güney Kıbrıs’taki sistemi, başkanlık sistemini de işaret ederler.

   Güney Kıbrıs, bize mesafe olarak, çok yakın ama tanıma bağlamında “uzak” komşumuzdur.

   Kıbrıs Türk toplumunda, sağlıklı tanımlamaya gerek duyulan, Güney Kıbrıs’a ya da Kıbrıs Rum toplumuna, doğruluğu sorgulanacak bir bakış açısı vardır.

   Sorgulanması gereken yaklaşım, genelleme içerir.

   “Rumlar, daha çok iş bilir.

   Rumlar, daha çalışkan ve daha başarılıdır.

   Rumların devlet yönetimi anlayışı, çok iyidir.

   Liyakata özen gösterirler.

   İktidarı ele geçirenler, bizdeki gibi yakın çevrelerine özel olanaklar sunmazlar.

   Partizanlık yoktur…”

   Gerçek böyle mi?

   Elbette değil.

***

   Güney’i, içinden tanıyan kiminle konuşsanız, yapının kirli ve bozulmuş olduğunu örnekleriyle anlatır.

Sırbistan Başsavcılığı bir dönem eski Devlet Başkanı Miloseviç’in 1990’lı yıllarda Yugoslavya dağılırken, avukatı olan eski Başkanlardan Tasos Papadopulos aracılığıyla buharlaştırdığı 4 milyar doların peşine düşmüş, Kıbrıs’a gönderilen özel ekip konuyu açığa çıkarmaya çalışmıştı.

***

   Eurobarometre araştırmasının Haziran 2020’de ortaya serdiği sonuçlara göre, Rumların yüzde 95’inde, Güney Kıbrıs’ta rüşvet ve yolsuzluk olduğu anlayışı hakim.

   Aynı araştırma, Rumların yüzde 69’unun son 3 yıl içerisinde Güney Kıbrıs’taki rüşvet ve yolsuzluk olaylarında artış olduğuna inandığı; yüzde 60’ının da bu olaylardan kişisel olarak etkilendiğini ortaya çıkardı.

   Bize benzeyen bir başka durum… Araştırmaya katılan her 3 katılımcıdan biri, “herkesin rüşvet/yolsuzluk olayı olduğunu bildiği ama kimsenin bu konudan şikayetçi olmadığını, ifade etti.”

***

   AKEL’in yayın organı Haravgi’nin, “Altın Pasaportların’ Küçük eliti” başlığıyla manşetten duyurduğu haber, Güney’deki durumu çok daha kolay anlaşılır yapıyor.

   Haberden bazı kesitler:

   “ … Rum tarafının, kamuoyunda “altın pasaport” olarak da bilinen yatırım karşılığı pasaport uygulamasında başvurular için aracılık yapan 637 kayıtlı bürodan Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in eski ofisinin de aralarında bulunduğu 15’inin “piyasanın” yüzde 50’sini elinde bulunduruyor.

   Haravgi, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in “jet sahibi dostu” diye nitelediği Suudi Arap Şeyh örneğine dikkat çektiği haberinde, tek başvuru ile şeyhin yanında iki kardeşi ile üç diğer kişi ve bunların eş ve çocukları dâhil toplam 42 kişiye “altın” pasaport verildiğine yazdı.
   “Altın pasaport” işlemlerini yürüten 15 elit ofis arasında Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, “Nikos Hr. Anastasiadis & Ortakları ismini taşıyan eski ofisinin ayrı bir yere sahip olduğuna işaret edilen haberde; pasaportların, Anastasiadis’in başkanlığındaki Bakanlar Kurulu tarafından onaylandığının altı çizildi.”

***

   Temiz siyaset, sistemden öte, ahlak, dürüstlük ve bu çerçevede kültürle alakalıdır.

  Güney Kıbrıs’ın AB üyesi olması, temiz siyaset için yeterli olmuyor.

   Bunu azıcık dikkatli olan herkes görebiliyor.

   AB müktesebatı, hayatın pek çok alanında olumlu işlev yerine getiriyor. Ancak sıra temiz siyasete, saydamlık, açıklık ve hesap verebilirliğe gelince Avrupalılık, Güney Kıbrıs’ta çok da işe yaramıyor.

   Altın pasaport alanların, Güney Kıbrıs’ta yaptıkları yatırımlardan, iktidara yakın olanların elde ettiği çıkarların, parasal karşılığının korkunç boyutlarda olduğu da inanılarak konuşuluyor.
 

YORUM EKLE

banner75