Güzelyurt

Güzelyurt, adı gibi güzel kentimiz... Hak ettiği değeri göremeyen güzel belde…

Yıllarca ihmal edilmiş, devlet elinin çok fazla uzanmadığı bir kent.

Müzakerelerde hep pazarlık masasında olduğu söylenen ama bazı ülke yöneticilerinin “kesinlikle vermeyiz” dediği Güzelyurt.

“Rumlara vermeyiz” diyenler maalesef vermedikleri Güzelyurt’un halkını pek düşünmediler.

“Vermeyiz” derken, buralara el atıp, bölgeyi “mahrumiyet bölgesi” olmaktan çıkarmayı hiç düşünmediler. Güzelyurt halkının sorunlarıyla ilgilenmediler…

Kent ve bölgesi belirsizliğe sürüklendi, geleceğinin ne olacağını bilemeyen halk, ölülerini bile Lefkoşa’ya gömdü.

Güzelyurtlular bölgeye ev yapmaya çekindi, birçoğu göç etti, gitti Gönyeli yeni kente yerleşti.

Bölge halkı, defalarca ilgisizliğe isyan etti, gelmiş geçmiş hiçbir hükümetten bekledikleri ilgiyi göremediler.

Sivil toplum örgütleri defalarca sorunlarını gündeme getirdi. Gündeme getirmeye de devam ediyor.

Güzelyurt Geliştirme ve Kalkındırma Derneği’nin (GÜKAD) düzenlediği “Güzelyurt Kentsel Gelişim ve İklime Duyarlı Kentler Çalıştayı”nda kent ve bölgesi için yapılması gerekenler ortaya konuldu.

Çalıştay sonuç bildirgesinde, Güzelyurt’a tarım, turizm, üniversite ve küçük sanayi iktisadi kalkınma organizasyonu yapılması gerektiği vurgulandı.

Güzelyurt için 1500 yatak kapasitesi hedefi konulması, bölgeye ön emirname yayınlanması ve göçü önlemek için kalkınma planının yaşama geçirilmesi gerektiği belirtildi.

Tarımın bölgenin lokomotif sektörü olduğu kaydedildi ve Türkiye’den gelen suyun bir an önce Güzelyurt ovasına ulaştırılmasının şart olduğu, ülke genelinin

YORUM EKLE