Sanatçı, toplumsal değerlerin yeni nesillere aktarılmasından sorumludur

Kültürel değerimiz olan “Karagözcülüğün” yeni kuşak hayalisi İzel Seylani,  vurguluyor:

Sanatçı, toplumsal değerlerin yeni nesillere aktarılmasından sorumludur
  • 13 Mart 2018, Salı 9:56

Murat Obenler

Karagözcülüğü bırakan Mehmet Ertuğ ustadan sonra toplumsal değerlerin yeni kuşaklara aktarılması ve var olması açısından bir sanatçı sorumluluğuyla bayrağı devralan ülkemizin genç ‘Hayali’si İzel Seylani’yle gölge oyunlarındaki yürüyüşünü ve yürüyeceği yolu konuştuk.

Seylani, “Karagöz Paragöz”le gölge oyunları mirasının korunması gerektiği bilincinin topluma kazandırıldığını söyledi. Seylani “Değerlerimize dair yeni nesillere bir miras bırakabilme çabasındayız” dedi.

SORU: Bir sanatçı olarak Karagöz’le nasıl tanıştın, merak saldın ve oynatmaya başladın?

SEYLANİ: Karagöz gölge oyunları, uzun süredir üzerinde uğraştığım bir şey. Balkanlar’dan İran’a, Yunanistan’dan Bulgaristan’a, Türkiye’den Mısır’a birçok ülkede farklı biçimlerde geleneksel tiyatro türleri arasında varlığını sürdürmektedir. Bizim ülkemizde de Osmanlı’nın adaya ayak basışından itibaren kendine özgü tasvirlerle, suretlerle, gelenekler ve konuşma biçimiyle Karagöz vardır. Son yıllarda yaptığım araştırmalarda bizlere kültürümüze özgü olan değerlerin Mehmet Ertuğ’dan sonra yürütülmediğini gözlemledim.

Mehmet Ertuğ bu oyuna hayatını adadı ve tüm ömrü boyunca Büyük Han’daki stüdyosunda bunu halka sundu. Son yıllarda sağlık sebeplerinden dolayı bu işlere ara verdi ve ondan sonra da kendimize özgü tasvirlerle, suretlerle, gelenekler ve konuşma biçimiyle Karagöz sahnelenmedi. Güney Kıbrıs’ta bu gelenek “Karagozi” adıyla var ve devam ediyor.

Ben de bir tiyatro sanatçısı olarak Karagöz gölge oyunları Kıbrıs’ın Kuzeyinde bir gün devam etmezse ve yok olursa bunun birinci sorumlusunun sanat yapan insanlar olacağını düşünerek bir karar verdim ve bu alanda çalışmalara, araştırmalara başladım.  Bu tiyatro türünün yeni nesillere aktarılması konusunda bizler sanatçı olarak toplumsal değerlerimiz ve varoluşumuz açısından sorumluluk almak zorundaydık. Öncelikle Güney Mesarya Halk Tiyatrosu’nda bir ekip kurarak çalışmaya başladık. Her yaş grubundan insanların olduğu bu ekibi kurmaktaki amacımız yeni nesilleri Karagöz’e teşvik etmekti.

“Değerlerimize dair yeni nesillere bir miras bırakabilme çabasındayız”

Orada Beyarmudu Belediye Başkanı İlker Edip’i vizyonu, motivasyonu ve desteği hep bizlerin yanında olmuştur. Gerek bölgeye modern bir kültür-sanat merkezi kazandırılması gerekse tiyatro ekipleri oluşturmakta sanatçının yanı sıra bir belediye başkanının da elini taşın altına koyması çok önemlidir.

Karagöz için tiyatrodan arkadaşların da katılımıyla 6 kişilik bir ekip oluşturduk. Buradaki en sevindirici unsur kadroda 17 yaşındaki liseli öğrenci de, 70 yaşında emekli de, lise öğretmeni de, tarımsal araştırmada çalışan memur da, ev hanımı da olmasıdır. Bu grubu bir araya getiren şey bizim geleneklerimize, bizim değerlerimize dair yeni nesillere bir miras bırakabilme çabası ve mücadelesiydi. Bölgenin hikayelerinden kaleme aldığım  “Karagöz Paragöz” oyununu çalışarak oynadık. Orada üretim odaklı bir çalışma gerçekleştiriyoruz. İlk amacımız turne vs. değildi ancak o kadar çok çocukla, gençle ve yetişkinle “Karagöz Paragöz” oyununu buluşturduk ki  bu süreç paylaşılması gereken bir iş yaptığımız gerçeğini bizim gözlerimizin önüne serdi.  Karpaz’dan Girne’ye, Mağusa’dan Güzelyurt’a “Karagöz” gölge oyunlarının hem kültürel hem de sanatsal anlamda ne kadar önemli bir miras olduğunun ve korunması gerektiğini bilinç düzeyi olarak toplumumuza kazandırdığımızı düşünüyorum.

SORU: Karagöz oyununa nasıl hazırlanır bir oynatıcı? Klasik tiyatrodan farklı olarak nasıl bir süreçten geçer?

SEYLANİ: Geleneksel tiyatro ile bizim konvansiyonel tiyatromuz arasında ciddi bir içerik farkı vardır.  Geleneksel Türk Tiyatrosu, Ortaoyunu gibi Meddah gibi, Karagöz gibi belirli tipler üzerinden yürüyen ama kendi bölgesine, topluma göre de, değerlere göre de kendi figürlerini yaratan bir üsluptur.  Karagöz’ün bizdeki karşılığı da bizim tarihimiz, kültürümüz üzerinden yer eden değerlerimiz üzerinden şekilleniyor. Bursa’daki Karagöz atölyelerini ve oradaki ustaları, Mehmet amcanın yaptığı çalışmaları gözlemleme imkanım oldu. Sonra da kendi metnimi yazdım.

“Karagöz Paragöz” oyununu yazarak Kıbrıs turnesi yaptık sonra Bursa Uluslararası Karagöz ve Gölge Oyunları Festivali’ne katıldık. Orada hem seyirciyle buluştuk hem de farklı ülkelerden formları izledik, tüm dünyadan Karagözcüler ile tanıştık, onların tecrübelerini dinledik.

“Bandabuliya Sahnesi devrimsel bir adımdır”

SORU: Daha sonra Beyarmudu’ndaki heyecan Lefkoşa’ya sıçradı. Nasıl oldu Mehmet amcadan sonra Karagöz’ün başkentlilerle tanışma serüveni?

SEYLANİ: Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkanı Mehmet Harmancı’nın Bandabuliya Sahnesi gibi önemli bir değeri ortaya çıkarması ve Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’yla beraber atıl durumda olan hangarı bir tiyatro sahnesine dönüştürme arzusu beni oldukça heyecanlandırdı. Bu adım bir devrimdir aslında.

İyi oyun muhteşem bir iz bırakır, çok iyi bir oyun uzun yıllar konuşturur ama bir sanat merkezi açmak/sahne açmak bir devrim niteliği taşır.

“Kucaklama süreci yaşanacaktır”

SORU: Canlanan, dönüşen Lefkoşa Surlariçi’nde sanatın dönüştürücü gücü inanılmaz boyutta. Burası da adeta bu dönüşümün merkez noktalarından biri olacak diyebilir miyiz?

SEYLANİ: Bir toplumu dönüştürmenin yolunun oradaki insanlara dokunmaktan, kucaklamaktan ve o insanlarla çalışmaktan geçtiğine inanıyorum. Muhteşem projeleri bu sahneye getirip sahneleyebilirsiniz ama oradaki dokuyla bir bağ kurmadığınız sürece değişim veya dönüşüm gerçekleşmez. Bu gibi projelerin bu sahnede olmasıyla ise çocuklardan başlayarak her yaş grubundan insan için bir kucaklama süreci yaşanacaktır.

Tiyatro sahnelerinin yandığına, yarım kaldığına, atıl durumda bırakılarak unutulmaya terk edildiğine alıştığımız bir ülkede bu sahne dönüştürücü bir etki yaratıyor sanırım. Kaybetmeye alıştırılan bir toplumda bir kazanç elde etmek...

Kesinlikle. Evet doğru söylüyorsun. Bu sanatçılar için de büyük bir motivasyondur. Bu proje gündeme geldiğinde binanın konumuna, tarihsel dokusuna, ruhuna, hikayesine, mücadelemize eşlik edecek bir proje ihtiyacı ortaya çıktı. Tam da o noktada LBT Sanat Yönetmeni Aliye Ummanel’in, Hatice Tezcan’ın, sevgili Kıymet Karabiber’in desteği ve teşvikiyle bu sahne için bir oyun yazabileceğimi söyledim ve sonrasında LTB Başkanı Mehmet Harmancı’nın çok büyük desteğiyle çalışmalara başladık.

“7 karakterli, kendimize özgü göstermelik ve tasvirlerle bir yolculuk hikayesi”

SORU: “Bir Bandabuliya Meselesi: Karagöz ve Sihirli Sebzeler” oyununu izlediğimde gerçekten nostalji dolu bir yolculuğa çıktım...

SEYLANİ: Bu oyunun bir yolculuk hikayesi olmasını istedik. Karagöz eşşeği Karaçoçço ile birlikte Lefkoşa’ya gelsin, sora sora Bandabuliya’ya varsın istedik. Oyunda 7 tane karakter var. Bunların yanında da göstermelik olarak Girne Kapımız, Samanbahçemiz, Dikilitaşımız, Büyük Hanımız, kuşlarımız, börtü böceğimiz var. Karagöz gölge oyunlarının geleneksel ve yerel kültürdeki karşılığı göstermelikler ve kendine özgü tasvirlerle ortaya çıkar. Tasarımcımız Özlem Deniz Yetkili’ye bu konuda teşekkür etmek gerekir çünkü belki de önümüzdeki 50 yıl içinde yaşayacak müthiş tasarımları gerçekleştirdi. Harika tasarlanmış Ali Kayıp, gocagarıcık, turist karakterleri bu kültürel mirası ileriye taşıyacak. Başarılı tiyatrocu arkadaşımız Hatice Tezcan’ın uygulamadaki çıraklığı da oldukça önemlidir. Bir proje düşünün ki tasvir tasarımcısının çırağı Hatice Tezcan’dır.  Bu bizim için büyük şans.

Ben oyunun yazarı ve oynatıcısı yani Hayali’si olarak, tiyatrocu Asu Demircioğlu yardak göreviyle, Melek Erdil hem tiyatrocu olarak hem de kemanıyla oyunda yer alıyor. Çok güzel bir ekip kuruldu.

“Çocuğunuza verebileceğiniz en iyi hediye onunla zaman geçirebilmektir”

SORU: Sağlıklı yaşamla, sağlıklı beslenmeyle ilgili bilgilerimi de tazeledim. Karagöz bu oyunla bizlere neler söylüyor?

SEYLANİ: Bu oyunda iki temel değer var. Birincisi sağlıklı beslenmenin önemi ikincisi de Lefkoşa’nın tarihi, turistik,kültürel mirasının tanıtılmasına hizmet etmesidir. Bunu da Kıbrıs’a özgü kendi değerlerimizi kullanarak yapar.

Geleneksel tiyatrolar zaten interaktif bir yöntem kullanır ve seyircilerin tepkilerini de değerlendiren usta oyuncular tarafından oynatılır. Bu oyunu da özellikle bu şekilde olması için yazdık. Hem 5 yaş üzeri çocuklara hem de yetişkinlere hitap eder. Yetişkin izlediği zaman sıkılmayacak, çocuk da izlediği zaman anlayıp içselleştirebileceği şekilde yazıldı. Çocuğunuza verebileceğiniz en iyi hediye çocuğunuzla zaman geçirebilmektir. Ben aileleri kutluyorum. İki cumartesi’dir aileler çocuklarını alıp oyuna geliyor ve ben perdenin arkasından hem çocukların hem de yetişkinlerin kahkahalarını duyabiliyorum.

SORU: Oyunun sahnelenme programı nedir?

SEYLANİ: İlk etapta cumartesi günleri sahnelemeyi düşündük ama özellikle okulların çok yoğun ilgisiyle hafta içi günler de doldu. Düşünün çocuklar Gezi Treni ile Lefkoşa’yı geze geze buraya gelir, içeride bir black box tiyatro sahnesine girer, o mabette 30-35 dakika Karagöz oyunu izler ve tekrar evine gider. Siz o çocuklara artık dokunmuş olursunuz. Çocuk evde ailesine, okulda arkadaşlarına bunu anlatır.

SORU: Mehmet Ertuğ ustamızın da sana bir devir teslimi oldu. Bu da ülkemizdeki Karagöz geleneği için bir devrim bence. Bayrak artık sende sanırım?

SEYLANİ: Benim için çok büyük bir gurur. Orta oyununda kavuğu devretmek ne ise Karagöz gölge oyununda da el vermek o anlamı taşır. Mehmet amca ile Karagöz Paragöz sürecinden beri görüşüyoruz, yaptığımız şeyleri paylaşıyoruz. Bu oyunu da yazdığımda ve ilk gösteriye onu da davet ettiğimde “Mutlaka orda olacağım” demişti ve orda oldu. Oyunun sonunda Mehmet amca ile yapılan röportajda “İzel çok müthiş bir yetenek. Sesi de güzel. Kıbrıs Karagözü’ne yeni bir soluk kattı. Benden sonra onlar yürüsün”  dedi.  Bu sözler karşısında çok gururlandım. Selama benle birlikte çıktı. Bu benim için büyük bir gurur ve motivasyon oldu. Bana “Kıbrıs Karagöz Gölge Oyunları Tarihi” adlı kitabını da imzaladı. İçine de “Benden sonra bunu yürüteceğine inandığım büyük yetenek İzel’e Sevgilerimle ” yazdı.

SORU: Sinemada da yönetmen Derviş Zaim’in yazıp yönettiği “Gölgeler ve Suretler” filminde Karagöz vardı. Bu da geleneğin yaşamasına, hafızanın tekrar edilmesine bir katkı sağlıyor.

SEYLANİ: Derviş hocanın projelerini ben her zaman sevgi ve saygıyla takip ediyorum.  Derviş Zaim geleceği görmekle ilgili çok önemli bir adamdır. Sanatçı olmanın gereği olan hem felsefesi, estetiği, duruşu, hem de önseziyle ve sevgisiyle bunu bizlere gösteren bir kişiliktir. Filmde de hem kendi kurduğu gölge ve suret yani olan ve görünen arasındaki metaforik ilişki hem de Karagözcülük yapan kişinin buna yaklaşımı, toplum içindeki yeriyle ilgili çok önemli bir şeyin altını çizmiştir. Geleneksel sanatlara meraklı olan ve sinemasında kullanan bir yönetmenin bunun altını çizmesinin sebebi bugünlerde bu kültürel değeri gerçekten kaybediyor oluşumuzdur. Filmde de Kıbrıs’a özgü bir Karagözü oraya koyması ve bunu da Erol amcaya (Refikoğlu) oynatması çok önemlidir.

SORU: Bir ara Karagöz’le ilgili iki toplumlu bir düşünceden de bahsetmiştin...

SEYLANİ: İki toplumlu çalışmaları ben her zaman desteklerim. Yapılması, sürdürülmesi gereken çalışmalardır ancak ne olursa olsun iki toplumlu çalışma olsundan uzaklaşmak gerekir.  Karagöz ile ilgili de kültürel alışverişi sağlayabilecek derinlikte, değerde bir çalışma olması gerekir. Bu konuda çalışmalarım devam ediyor ama acele yapalım değil doğru zamanda yapalım, sürdürülebilir olsun, etkili olsun, kalıcı olsun görüşündeyim.

Karagözle ilgili en çok unutamadığın anın hangisidir?

Öğretmen Akademisi yapılan Kıbrıs günü çerçevesinde bizlerden “Karagöz-Paragöz” oyununu çocuklara yönelik oynatmamızı istediğinde bizim kafamızda 2 temsil yapmak vardı. 1. temsili yaptık ful, 2. temsili yaptık yine ful. Çocuklar çıksın diye kapıyı açtığımda bir baktım dışarıda birçok çocuk var. 3. temsili de yapmak zorunda kaldık. O da ful geçti ve artık bitti derken dış kapıyı açtığımızda bir uzun kuyruk dolusu çocuk oyunu izlemek için bekliyordu. İnanılmaz bir ilgiyle çocukların oyunu izleme şevki beni çok mutlu etti ve 4 temsille o gün inanılmaz bir performans ortaya koyduk. 4 temsilli efsane gün derim ben o güne.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 13 10 2 1 22 32
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 10 2 1 17 32
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 ÇETİNKAYA TSK 13 6 3 4 1 21
6 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
7 GÖNYELİ SK 13 6 2 5 4 20
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 6 2 5 -3 20
9 LEFKE TSK 13 5 4 4 0 19
10 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 1 5 7 -16 8
15 GİRNE HALK EVİ 13 2 1 10 -10 7
16 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
yukarı çık