Hakim Zeka Bey, Kıbrıs'ın devlet adamıydı…

Başhakim Zeka Bey…

Ya da Başhakim Mehmet Zeka Bey…

Zeka Bey, Kıbrıs Türk Toplumunun yetiştirdiği, en değerli insanlardan biridir.

Bu değer, Kıbrıs Türk Toplumu ile sınırlı mıydı?

Hayır.

Değeri Kıbrıs’ın bütünüyle mi sınırlıydı?

Yine Hayır.

Zeka Bey, Kıbrıslı Türktü.

Kıbrıslı Türk kimliğini hiçbir zaman sorgulamadı, sorgulatmadı.

Tarafı Kıbrıs Türk Toplumunun çıkarlarıydı.

Ancak bir hukuk insanında olması gereken objektiflik ve adil olmaya sıra geldiği zaman, kendinin ayırt edici tüm özelliklerini bir kenara iterek bir Kıbrıslıydı, bir insandı.

İki toplumlu yaşamın iç içe olduğu yıllarda adada yaşayan Türk, Rum, Ermeni, Maronit, Latin ayırımı olmaksızın herkesin en çok güvendiği insandı.

Bu nedenledir ki Makarios, ‘ Bir seçimde, bir kişi hariç, kimse karşısında seçilme endişem olmaz’ dedikten sonra eklemişti: ‘ Beni sandıkta yenebilecek tek isim Hakim Zeka Bey’dir. Ortak oy kullanılan bir seçim olsa Zeka Bey’e sadece Kıbrıslı Türkler değil, aynı zamanda çok sayıda Kıbrıslı Rumlar da oy verir.’

***

Vakıfların, Türk İdaresine devri nedeniyle bir seri etkinlik düzenlendi.

Hafta geride kalmadan, geçtiğimiz cuma günü Vakıflar Genel Müdürü İbrahim Benter, Rahmetli Zeka Bey’in kızı Gülten Feridun’u Çağlayan bölgesindeki evinde ziyaret etti.

İbrahim Benter, yıllardır, hiçbir Vakıflar yetkilisinin yapmadığını yaptı.

Ne yaptı?

Vakıfların Türk idaresine geçmesinde, katkısı kimsenin gerisinde olmayan Zeka Bey’in unutulmadığını somut olarak gösterdi.

Gülten Feridun’un şahsından tüm aileye saygısını yansıttı.

Zeka Bey’in anısına, yaptıklarına saygıyı, teşekkürü gösterdi.

***

Kimse alınganlık göstermesin.

Ancak Vakıfların Türk Toplumu İdaresine geçmesinin 63. yıldönümü nedeniyle düzenlenen törenlerde konuşan hiçbir siyasetçi Vakıfların Türk idaresine geçmesinde.

Halbuki Zeka Bey’in Vakıfların İdaresinin Kıbrıs Türk Toplumu’na geçmesi mücadelesinin UNUTULMAZ KATKILARI OLMUŞ TARİHİ BİR ŞAHSİYETTİR.

Zeka Bey’i unutanların, Kıbrıs Türk Toplumunun mücadele geçmişi bilgi, kültüründen kuşku duyarım.

Düzenlenen törenlerde Zeka Bey’in aile bireyleri de vardı.

Bir umutla Zeka Bey’in bir cümleyle olsun anımsanmasını beklediler ama boşuna beklediler.

***

İbrahim Benter’in Zeka Bey’in ailesine temsilen Gülten Hanım’a yaptığı ziyarete tanık oldum.

Benter, “ Ziyaretimizle, Zeka Bey’in hayatta olan yakınlarının şahsında Zeka Bey’e saygı ve şükranlarımızı sunmak istedik” deyim anı plaketini Gültet Feridun’a takdim etti. O an Gülten Feridun’un gözleri ıslandı.

Yaptığı kısa konuşmada da Gülten Feridun, “Babam Kıbrıs Türk toplumu için her türlü fedakarlığı yapan birisi idi. Türk işleri komitesinde yaptıkları ve vakıfların Türk toplumuna devri için verdiği mücadele babamızdan bizlere kalan en büyük mirastır. Vakıflar genel müdürünün babamın katkılarını hatırlayıp bizleri ziyaret etmesi bizleri sonsuz mutlu etmiştir” dedi.

***

Benter’in ziyaret sırasından sergilediği tavır, Vakıfların, Zeka Bey’le ilgili duyarlılığının devam edeceğini gösterdi.

Yeterli mi?

Elbette değil.

Zeka Bey, yaşam tarzı olarak mütevaziydi.

Maddi değerler ve makam O’nun için, hayatını etkileyecek değerde olmadı.

Türk İşleri Komitesi Başkanı olarak arkadaşlarıyla birlikte, sömürge idaresinden ciddi kazanımların elde edilmesinde adeta tarih yazdı.

Aile Hukuku, Zeka Bey’in çağdaş hukuk vizyonuyla, yine sömürge döneminde çağdaşlaştı.

Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde yargıç olarak katkıları yine büyüktü.

Ve 1961 yılında seçilip öldüğü 1984 yılına kadar sürdürdüğü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi üyeliğinde, dünya hukuk tarihine geçecek kararların mimarı oldu.

Zeka Bey, evrensel katkıları bir yana, Kıbrıs Türk Toplumuna yaptığı katkılarıyla DEVLET ADAMI NİTELEMESİNİ FAZLASIYLA HAK EDİYOR.

İşlemi neyse yerine getirilsin ve ZEKA BEY, DEVLET ADAMI PROTOKÜLÜYLE ANILSIN VE YAŞATILSIN.

28 Mayıs Zeka Bey’in ölüm yıldönümü… Gerekli kararlar için yeterli zaman mutlaka vardır.

YORUM EKLE