Halk, borç yükü altında ezildi

Ülkede işçiden işadamına kadar herkes borç yükü altında…

Ekonomik krizden dolayı herkes borcunu ödemekte zorlanıyor.

TL ödenip, dövizle ödeme yapan vatandaşlar, borca batmış durumda.

Girdilerinin dövizle olması üreticiyi, iş insanını da zor durumda bırakıyor.

Vatandaşlar, maaşını alır almaz borcunu ödemeye koşuyor ama maaş, hem borca hem de ev geçimine yetişmiyor.

Ekonomik kriz, işsizlik, piyasanın bozukluğu, dövizdeki ani yükseliş, nakit sıkıntısı gibi nedenlerle borçlu duruma düşüp mahkemeye verilen kişi sayısı yükseldi.

KKTC mahkemelerinin yıllık faaliyet raporuna göre son 13 yılda, “alacak verecek”, “banka/icar satış”, “karşılıksız çek”, “tahliye”, “tazminat” konularında toplam 229 bin 988 dava dosyalandı.

Bu davalara bu yıl işçi ile işveren arasındaki davaları kapsayan “iş davaları” da eklendi.

Bankalardan kredi alan birçok vatandaş zor günler geçiriyor.

Alınan kredileri, borçları, ödeyebilmek için birçok zorluğa göğüs germeye çalışan vatandaşlar, borcu borçla kapatma yoluna gitmeye başladı.

Tabii vatandaşlar bu ağır borcun üstesinden gelemiyor ve mahkemelik oluyor.

Son 13 yılın istatistiklerine bakıldığında banka/icar satış konusunda toplam 58 bin 103 dava dosyalandı.

Bu rakamlar, halkın ekonomik olarak zor durumda ve borç içinde olduğunu gösteriyor.

2018’de 12 bin 325 dava görüldü. Bu davaların 4 bin 380’i Lefkoşa’da, bin 738’i Mağusa’da, 3 bin 874’ü Girne’de, bin 161’i Güzelyurt’ta, 759’u İskele’de, 376’sı Lefke’de dosyalandı.

Mazbata davaları birçok kişiyi perişan etti, yükümlülüğünü yerine getiremeyen birçok kişi hapis yattı.

Özellikle borçlular için “faiz” meselesi ciddi bir tehdit.

Faizler nedeniyle borçlar astronomik meblağlara ulaşıyor.

Faizler, anaparanın çok üzerine çıkıyor, ödenemez noktaya geliyor.

Yapılan yasalardan ne borçlular memnun ne de alacaklılar.

Ne mazbata sorununa çare bulunabildi ne de icra sorununa…

Aynı sorunlar yıllardır tartışılıyor…

Ülkede genel olarak ekonomik sorunlara çare bulunmadıkça, yaşam daha refah bir seviyeye ulaşmadıkça, üretim ve istihdam artmadıkça bu sorunları yaşamaya devam edeceğiz gibi görülüyor.

İstatistiki rakamlar, yönetenlere önemli mesajlar veriyor ama sorunları çözmeye ışık olamıyor.

Aslında sorunları herkes biliyor, bunlar yeni adli yıl açılışlarında da dile getiriliyor ama sorun yaşanmaya devam ediyor.

Umarız artık bu tür rakamlar, istatistiksel veri olarak kalmaz.

 

YORUM EKLE