Halk popülizme yüz vermemeli

Zorlaşan yaşam koşullarına halkın tepkisi artıyor.

Türk Lirası’nın değer kaybetmesi ve dövizin engellenemeyen yükselişi, vatandaşları çıldırtmak üzere.

Hükümetin açıkladığı tedbirleri vatandaş hissetmedi.

Hatta halkımız, son zamanlarda durumun çok daha kötü gittiğini düşünüyor.

Vatandaşlar hükümete çağrı yaparak, alınan tedbirlerden dolayı hangi ürünlerin ucuzladığının, hangi ürünlerin fiyatlarının aşağıya düştüğünün açıklanmasını istiyor.

Hükümetin aldığı tedbirlerin hangi ürünü veya hangi alınan hizmeti ucuzlattığını halk bilmek istiyor.

Dövizin yükselişinin bazı kesimler için avantaja dönüşmesinin önüne geçilmesi isteniyor.

Tabii dövizle ilgili tepkiler yükselirken elektriğe ve akaryakıta yapılan zamların normal karşılanması beklenemezdi.

Zamlar tepki çekti… Son iki yıl boyunca elektriğe zam yapılmaması ve mevcut fiyat politikasının kurumu sıkıntıya sokacağı, ilerisi için tamir edilemez zararlara yol açabileceği gerekçesini kimse duymuyor, duymak istemiyor.

“Geçmişte popülizm yapılmış, geleceği düşünmeden hareket edilmiş” denildiği zaman, “Zam yapılmamasını mı suçluyorsunuz?” diye tepki geliyor.

Vatandaşın penceresinden baktığınız zaman, vatandaş haklıdır. Halkın, zam yapmayan bir hükümete, “zam yap, cebimden daha fazla para çıksın” diyecek hali yok herhalde.

Ancak toplumun da arık şunu bilmesi gerekir ki “popülizm” iyi bir şey değildir.

Kısa zamanda bize fayda getirdiğini zannettiğimiz popülist yaklaşımlar, aslında geleceğimizi karartıyor.

Elbette halkın lehine kararlar alınmalıdır. Halkı zora sokmayacak tedbirlere gidilmeli, sürekli devlet elini halkın cebine sokmamalıdır. Ancak bunu yaparken de gerçekçi temeller üzerinden hareket edilmeli.

Bugün halk öfkelenmesin diye almayacağınız tedbirler yarın hepimizi aşağıya çekebilir. Yani alınacak tedbirler, yapılacak icraatlar akılcı olmalı, hem sosyal hem de ekonomik akıldan yoksun hareket edilmemeli.

Halk da unutmamalı ki popülist yaklaşımlar ve beceriksizlik nedeniyle Kıbrıs Türk Hava Yolları’nı (KTHY) batırdık, yok ettik… Birçok Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT), battı gitti yok oldu ya da can çekişiyor. Popülizm, ekonomik aklıdan yoksun icraatlar belediyeleri batırıyor. Yenierenköy Belediyesi buna en büyük örnek. Lefkoşa Belediyesi’ni batak durumdan ayağa kaldırmak yıllar sürdü.

Hükümetlerin vatandaşın lehine icraat yapması, halkı zamlardan, artışlardan koruması için akılcı projelere, çalışmalara gerek vardır.

Sırf göz boyamak için yapılan popülist icraatlar, bazı gerçeklerin gözden saklanması, ileride tamiri zor hasarlara yol açabilir.

Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan zorlukların nedenleri, gerçekçi davranmamak, ekonomik akılla hareket edememek, üretememektir…

Tüketen bir toplum olarak, üretmeden, kendi ayakları üzerinde duramadan sürekli Türkiye’den yardım alarak arzu ettiğimiz yerlere varamayız.

Toplum devletten hakkını istemeli, adaletli, fırsat eşitliği olan bir düzen yaratılmasını talep etmeli, vatandaşlara ürettiğini satabilme imkânı tanınmalı, girişimcinin önü açılmalı, hayat ucuzlatılmalı, istihdam olanakları sağlanmalı ama popülizme izin verilmemeli.

Halk, yönetenlerden popülizm beklememeli. Ne isterse olsun gerçekten, gerçekçilikten uzaklaşılmamalı. Popülizme fırsat vermek, kendi kendini kandırmaktır ve hep beraber felakete gitmek demektir

YORUM EKLE