Halk, 'yeter artık' dedikçe suçlar artıyor

Ülkedeki istenmeyen olaylar için halkımız “yeter artık” dedikçe sanki de inadına olumsuz gelişmeler yaşıyoruz.

Çıldırmamak elde değil.

Gerek ekonomik, gerekse sosyal, her güne yığınla olumsuzluk sığıştırıyoruz.

Özellikle de polisiye olaylar hız kesmek bilmiyor.

Artık cumartesi- pazar bile mahkemeler dava bakıyor, hem de bir- iki değil, birçok dava.

Gazetelerde çok sayıda sayfa polisiye haberlere ayrılıyor.

Aklımıza bile gelmeyen birçok olayla karşılaşıyoruz.

Korkuyoruz, endişe ediyoruz, korkularımız haklı çıkıyor, birçok insanı mağdur ediyor polisiye olaylar.

Örneğin 16 yaşındaki bir çocuğun Mağusa’da 9 milimetrelik tabancayla yakalanması, hayretle karşılandı.

16 yaşındaki çocuk bu tabanca ile ne yapacaktı?

Futbol oynayacağına, müzikle uğraşacağına, kitap okuyacağına, kız arkadaşıyla dolaşacağına neden tabanca alıp sokağa çıkıyor bu çocuk?

Çocuk, Yeniboğaziçili bir adamdan almış tabancayı?

Çocuğa tabanca verilir mi hiç?

Ya bu çocuk o tabancayla birisini vursa, elinden bir kaza çıksa ne olacaktı?

Akıl alır gibi değil gerçekten…

Öte yandan, yüksek müzik sesi nedeniyle iki grup birbirine giriyor, darp olayı yaşanıyor, bıçakla yaralama gerçekleşiyor…

Şiddet hayatın her alanına sirayet etmiş durumda.

Kimsenin kimseye tahammülü yok, herkes cezayı kendisi kesmek istiyor.

Bunu yapıyor da…

Tabii ki bu işleri temizlemek de polis ve mahkemelere kalıyor.

O kadar çok olay var ki bunlara yetişmek de kolay değil.

Bu küçücük ülke, ona fazla gelen bir nüfusla ve baş edemeyeceği oranda suçla, suçluyla mücadele etmek zorunda kalıyor.

Nüfus dedik de, halen nüfusunu bile bilmiyor bu ülke.

Nüfusunu bilmediği için de hiçbir planı tutmuyor, sıkça bu nedenden dolayı sorun yaşıyor.

Bu ülke, yığınla suçla, suçluyla mücadele etmek zorunda kalıyor.

Huzurlu, şirin, küçük ülkemiz, korku cehennemine dönüşmek üzere.

Hep “bitsin bu olaylar, güzel günlere dönelim” dedikçe tam tersine her şey daha kötüye gidiyor.

Merak ediyoruz, bu ülkenin kaç kişi olduğunu tespit etmek bu kadar zor mu?

Ülkeye girişleri kontrol altına almak, suçluları ya da suç işleme potansiyeli olanları ülkeye sokmamak için dünyayı yeniden mi icat etmek gerekir?

Tüm dünyada uygulanan bazı yöntemler var, bunları uygulayabiliriz.

Elbette “suçları yüzde yüz engelleyeceğiz” diye bir kural yoktur ama en azından bu kadar fazla olmaz, bu kadar kontrolden çıkmaz.

Hantallığa son verip, bu konularda ciddi kararlar almanın, devlet ciddiyetini, devlet otoritesini göstermenin zamanı geldi de geçti bile.

YORUM EKLE