Hani hükümet kurma çalışmaları süratli olacaktı?

UBP kurmayları, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı suçlamıştı, önceki cuma hükümeti kurma görevini vermedi de hafta sonunun geçmesini bekledi ve pazartesi- salıyı da partilerle görüşmeye harcadı diye… UBP, cumhurbaşkanının, hükümetin kurulmasını geciktirdiğini iddia etti. Cumhurbaşkanı da görevi verirken, serzenişlere, benzer bir serzenişle cevap vererek, oldukça aceleci olan UBP’nin süratli olmasını istemişti.

Salı gününden pazar gününe toplam 6 gün geçti, bugün 7’nci gün halen hükümet kurulamadı. Cumhurbaşkanının 3 gün beklemesine katlanamayan UBP, 7 gün boyunca hükümeti kuramadı. Demek ki canı gönülden istemek yetmiyor, yapabilmek de önemlidir.

Herkes haklı olarak bir an önce hükümetin kurulmasını bekliyor ama UBP ile HP, paylaşımını tamamlayabilmiş değil. Henüz prensipler/ temel ilkeler aşamasını bile geçebilmiş değiller. Onları uğraştıracak gibi görünen kurumları paylaşma meselesi var.

Sürati diline dolayan UBP, birlikte hükümet kurmak istediği HP ile dün yapılması beklenen heyetler arası toplantıyı bile gerçekleştiremedi. Parti başkanları dün bir araya geldi ama her başkan başka şeyler söylüyor. Sanki de aynı toplantıdan çıkmış değiller, hassasiyetler ortaya konuluyor ama bunlar sanki her iki parti için farklı bir perspektiften değerlendiriliyor.

Özellikle HP tarafının kafa karışıklığı sürüyor ve bu birlikteliğin, “zayıf ortağı” olmak istemiyorlar. Halen “iyi mi yaptık, kötü mü yaptık?” psikolojisinden çıkabilmiş değiller. Güçlü UBP karşısında “prensiplerle/ temel ilkelerle” kendilerini sağlama almaya çalışıyorlar.

HP Genel Başkanı Kudret Özersay’ın TAK’a yaptığı açıklamaya göre, iki parti arasında bakanlıklar, daireler, kurum - kuruluşlar ve bu kurumlardaki temsiliyetler konularında karşılıklı öneriler yapıldı, taraflar kendi iç değerlendirmelerini sürdürüyor.

Bu konuda HP, UBP’den yanıt bekliyormuş, bu yüzden dünkü heyetler arası görüşme yapılmamış…  UBP- HP başkanları baş başa görüşmüş, ancak henüz iç değerlendirme sürecinin tamamlanmadığından dünkü görüşmeyi yapamamışlar...

UBP Genel Başkanı Ersin Tatar, hükümet kurma çalışmaları ve görüşmelerinde en başından itibaren bakanlık ve kamu kurumlarında partilerin milletvekili sayısına göre dağılımı savunduklarını söyledi. Başkanların sözlerinden anlaşılıyor ki paylaşımla ilgili çetin bir pazarlık var.

Anlaşılıyor ki daha fazla milletvekiline sahip UBP, küçük ortağa milletvekili sayısı çerçevesinde kurum vermek istiyor, fazlasına yanaşmıyor. UBP, HP’ye mahkûm pozisyonda olmadığını kanıtlamaya çalışıyor.

HP ise kilit noktada olduğunun farkında ve koparabileceğinin en iyisini almaya çalışıyor. Hükümeti bozup, UBP ile hükümet kurmanın bir bedeli olduğunu düşünüyor ve bunu da hükümette elde edeceği kazanımlarla dengelemeye çalışıyor. HP, tereddütleri olan tabandan bazı kesimlere böyle mesaj verme niyetinde.

Tatar ise kurulacak hükümette bakanlıklara, yasalara ve işlevselliğe göre kurumların paylaşımının söz konusu olması gerektiğini ifade edip, örnek olarak; Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) ve Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin (DAÜ) Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde olmasını gösterdi.

Herkes kendi pozisyonunu düşünüyor ama toplum da hükümetin kurulmasını bekliyor. Elbette hükümet kurmak o kadar basit bir şey değildir ama pazarlıklarla zaman kaybetmek de vatandaşın tepkisine neden oluyor.

Gerçekten tıkanma varsa ve bu iş çözülmeyecek gibiyse başka alternatifler ya da azınlık hükümetine yönelmekte fayda var. Ancak illa ki niyetliyseler ve UBP-HP Hükümeti kurulacaksa, çok fazla zaman kaybetmemek gerekir.

Ülke daha fazla hükümetsiz kalmamalıdır, sorunlar dağ gibi oldu, ülke yangın yeri, kişisel ya da partisel çıkarlar değil, ülke çıkarları ön planda tutulmalıdır. Süratle hükümet kurulacağı yönündeki sözler unutulmamalıdır.

YORUM EKLE