Havalar ısınıyor, peki bedeniniz yaza hazır mı?

   Kapalı, soğuk havalar yerini güneşli, sıcak günlere bıraktı. Doğa, bir taraftan baharın güzelliklerini yaşarken, diğer taraftan da yaza hazırlanıyor. Doğadaki bu canlanmanın ve güzelliğin vücudunuza da yansımasını istiyorsanız, bedeninizi sağlıklı ve dengeli besleyerek yaza hazırlamanın tam zamanıdır.  

   Zayıflamanın veya daha ince görünmenin altın kuralının mükemmel bir kişiye özel diyet izlenmesiyle başlanması gerekmektedir. Kişiye özel programlanan tüm tıbbi tedaviler ve sağlıklı beslenme programı bunun tamamlayıcısı olarak algılanmalıdır.

   Tedaviler ya da yöntemler, tamamen kişiye özel programlanmalı ve diyetle desteklenirken doğrudan yağdan kayıp sağlanmalıdır. Verdiğiniz iki kilo yağ dokusu size dört kilo kaybettirmiş görüntüsü sağlamaktadır. Bu nedenle kilo kaybının kesinlikle yağ dokusundan gitmesine dikkat edip, kas dokusu kaybının olmamasına veya dengeli bir şekilde çok fazla kayıp olmamasına dikkat etmelisiniz. Vermiş olduğunuz toplam kilonun %80'i yağ dokusundan, %20'si kas dokusundan kaybı kabul edilmektedir.

Bedeninizi yaza nasıl hazırlamalısınız?

Kahvaltı zamanı

   Şimdiye kadar geçiştirdiğimiz günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı alışkanlık haline getirmeyi sizin için en önemli kural haline getiriniz. Yumurta ve yulaf ezmesiyle hazırlayacağınız leziz bir omlet hem güne mükemmel başlamanızı sağlayacak hem de sizi kaçamak yapamayacak kadar tok tutacak.

Kaliteli proteinsiz olmaz

   Beslenmenizde her zaman kaliteli ve yağ oranı dengeli protein olan besinler yer almalıdır. Bunun için sağlık sorununuz (alerjiniz yoksa) her gün 1 adet haşlanmış yumurta, az yağlı peynir çeşitleri ve hindi jambon olan besinleri tercih etmelisiniz. Haftada 2 kez balık ve yağsız (bonfile, antrikot gibi) kırmızı et, haftada 2 kez tavuk eti, özellikle tavuk göğsü, haftada 1-2 kez kurubaklagiller olmalıdır.

Kaliteli karbonhidrat

kaynağı yulaf önemli

   Posa oranı yüksek tahıl grubu besinler arasında tokluk hissini artıran,  konsantrasyonu ve motivasyonu sağlayan önemli bir besindir. Kahvaltı ve ara öğünlerde uygun porsiyon ölçüsünde yiyerek bahar yorgunluğunu azaltabilirsiniz.

Renkli salatalar yemelisiniz

   Diyet deyince aklınıza gelen ilk yemek salata çeşitleridir. Ancak salata içeriğinin sağlıklı beslenmenize destek verecek şekilde renkli - farklı tahıl, protein ve sebze grubu olan besinlerin yer almasını sağlamasınız. Her gün ana yemeklerinizin yanında bir kase salata çeşitlerini tercih etmeniz porsiyon kontrolünüzü de sağlar.

Yeterli su içmelisiniz

   Su! Su! Su! dememizin nedeni öncelikle sağlıklı yaşamanıza destek vermek, bahar döneminde oluşan fazla ödemin atılmasına yardımcı olmaktır. Sindirim sisteminizin sağlıklı çalışmasını sağlamak ve kilo kontrolüne destek vermektir. Hücreler bizden daha programlı bir şekilde hareket eder ve yeterli su içmediğimiz zamanlarda hemen su tutmaya başlar. Su bulduğumuzda hemen saldırmamıza gerek yok. Suyu yudum yudum içmek kan dolaşımına daha rahat ulaşmasını sağlayacaktır. Bu şekilde içilen su doğrudan böbreklere gitmeyeceğinden dolayı vücut suyu daha iyi kullanacak ve siz de sürekli tuvalet ihtiyacı hissetmeyeceksiniz. Günlük 2-2,5 litre ihtiyacınız olan su miktarının yeterli olmasını sağlamak için telefonunuza hatırlatma kurabilir, ev –ofis ortamında görünür yerde su bulundurabilirsiniz.

Yağlı tohumlar önemli

   Yağlı tohumlar posa, vitamin ve mineral dengesi ile gün içinde tokluk hissinizi artırarak, porsiyon kontrolünü sağlar ve sağlıklı beslenmenizi destekler. Ancak ihtiyacınız olan miktardan fazla yediğinizde kilo almanıza da neden olur. Bu nedenle günlük yağ miktarına göre yağlı tohum olan besinleri dengelemelisiniz.

Şişkinlik ve ödeme son

   Tuz ve yağ oranı yüksek krakerlerin bir zararı olmadığını mı düşünüyorsunuz? Hele o tatlı bisküvilerin içindeki şekeri bilseniz bir daha ağzınıza sürmezsiniz. Bunlar size kilo aldırmakla yetinmiyor üstüne üstlük şişkinlik ve ödem oluşturuyor. Kendinize işkence yapmayı bırakın ve bol su içmenin yanında bu ödemi atacak besinlerden yararlanın. Yüksek oranda su içeren ıspanak, salatalık ve yeşilliklerle hazırlayacağınız lezzetli bir salata size bu konuda yardımcı olabilir. Aynı zamanda potasyumdan zengin, muz ve portakal gibi besinleri ara öğünlerde yemeye dikkat ederseniz vücudunuzda oluşan ödemlerden kurtulabilirsiniz.

Lifli besinlerle ara öğünlerinizi düzenleyiniz

   Lifli besinlerin sizi uzun süre tok tuttuğunu unutmayın ve unuttuysanız da artık barışma zamanı geldi. Bu o kadar kolay ki tek yapmanız gereken yağsız yoğurda 2 yemek kaşığı yulaf ve toz tarçın, salatanıza 1 yemek kaşığı keten tohumu eklemek gibi basit önerilerle vücudunuzu kolayca life doyurabilirsiniz.

Alkol tüketimine dikkat ediniz...

   Alkollü içecekler hem çok fazla kalori içeriyor hem de sizi susuz bırakıyor. Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki alkol tüketimi sonrası daha fazla kalori içerikli beslenme modeli olmaktadır.

Listenizden işlenmiş besinleri çıkartınız

   Marketlerde reyonlar arası gezmek ve koşturmak çok keyifli olsa da içerikleri hakkında bir fikriniz olmayan besinleri alışveriş sepetinize atmaktan vazgeçiniz. İsimlerini bile doğru düzgün söyleyemediğiniz bu besinleri yeterince tanımıyorsunuz bile. Gün bu alışkanlıklardan vazgeçme ve doğal besinlere dönüş günüdür.

Günde 3 porsiyon meyve tüketmeye özen gösteriniz

   Gözünüze çok gelebilir bu miktar ancak göründüğü kadar değildir. Bir porsiyon meyve ne demek peki? Bu bir adet elma, bir adet armut, 2 adet mandalina, bir adet portakal, dört adet kuru kayısı vb. olabilir. Metabolizmamızın bu meyveler içerisindeki ‘posa’ya ihtiyacı vardır. Meyveler yerine meyve sularını çok fazla tercih etmeyiniz. Çünkü makineden geçirdiğiniz taze meyvenin tüm posasını yok etmiş olursunuz. Çiğneyerek tadını daha iyi alabileceğiniz bu meyvelerin, hem vitaminlerini hem posasını elde edebilmenin en iyi yolu kendisini olduğu gibi tüketmektir. Posa sadece metabolizmanızı regüle etmez, kan şekerini ve de kolesterolü düşürücü etkisi de bulunmaktadır. Size alternatif bir önerim var, kendinize bir meyve salatası oluşturun ve içerisine muz, elma, mandalina ve portakalı küpler şeklinde keserek, her renkten ve vitaminden aynı anda faydalanın!

Aldığınız her besininin, yağ, tuz, şeker içeriğine dikkat ediniz

   Gün içerisinde dikkat etmediğimiz takdirde yağı pek çok besinden gizli şekilde alabiliyoruz. Basit bir örnekle bu durumu size açıklığa kavuşturalım. Düşünün ki; hem tam yağlı süt ve yoğurt tüketiyorsunuz, hem yemeklerinize kendi yağını indirmesine ve kendi yağında pişen etler olmasına rağmen bitkisel sıvı yağ ekliyorsunuz, aralarda çayın yanında ikram edilen tel kadayıfları, şekerpareler ve baklavalar yiyorsunuz... Hele ki hamur işlerinden bahsetmiyorum bile. Sadece bu faktörleri göz önünde bulundurarak hayatımızda ne de çok yağ ve şeker alabiliyormuşuz. Aslında bilincindeyizdir ama kendimizi kontrol edememe yani iradesizlik bizi alıkoyuyordur.

   İşin püf noktası, kırmızı et tüketimini azaltmak ve yerine tavuk göğsü veya balık türlerini tercih etmek, mutlaka her ana öğünün yanında salata tüketmek (yemek içerisinde var olan yağın vücuttaki emilimini engellemek için), daha az şekerle yapılan ve içerisinde sütün de katıldığı sütlaç, kazandibi, muhallebi ve puding tarzı tatlıları tercih etmek ve son olarak süt-yoğurt ürünlerinin ve peynir türlerini az yağlı tüketmektir.

YORUM EKLE

banner75