Hayal ettik ve 'en iyisini' yaptık

Yine son hız gelip geçen bir yıl...

Kıbrıs Türk Klasik Otomobil Derneği (KTKOD) olarak dolu dolu geçen bir sezonu artık noktalama aşamasındayız. 25 Mart’ta ilk faaliyetimizi başlatmış, ilk klasik otomobil rallimizi de 4 Nisan’da yapmıştık.

Bugüne kadar geçen altı aylık sürede, deyim yerindeyse faaliyetten faaliyete koştuk… 7 ay gibi bir sürede 11 resmi faaliyete imza attık. Her türlü klasik otomobil organizasyonunu gerçekleştirerek, final mevsimimiz olan güz dönemine girdik… Kaba bir hesapla, 17-20 günde bir, birbirinden farklı büyüklükte faaliyetin altından başarıyla çıktık.

Göreve geldiğimizde bizden beklentilerini dile getiren klasik severlere karşı görevimizi severek yaptık hatta, beklentilerin ve limitlerin üstüne çıktık.

Şampiyona bu yıl bambaşka

Bu sezona ilk kez ana sponsorla başladık. Royalton’dan sevgili dostumuz Acar Acabey, bu yılımızın ana sponsoru oldu. 2018 Royalton Klasik Otomobil Ralli Şampiyonası altında toplam 12 resmi faaliyeti tamamlayıp, bu sezonu kapatmayı planladık.

Şampiyonaya ait beş klasik otomobil rallisi planladık. Dördünü tamamladığımızda, sırada son yarışımız olan final rallimiz vardı.

Klasikler için final rallileri, en kapsamlı ve en detaylı şekilde hazırlanan özel bir yarış türüdür. Biz de bu geleneği, daha iyi hatta unutulmaz kılmak için kolları sıvadık.

Üç güne yayılan ve bunun iki günü yarışarak geçen muhteşem bir organizasyon hazırladık. Yarışa katılan herkesin de söylediği gibi klasiklerle ilgili etkinlikler kapsamında bir ilki başardık… Enerjisiyle, zorluklarıyla, parkurlarıyla, etaplarıyla, kilometresiyle… Kısacası her detay ‘ilkler’ listesine girdi…

Üç yıl önce işbirliğimizin başladığı Bosphore Card şirketi, dördüncü kez final yarışımıza ev sahipliği yaptı. Bunun sözünü bir önceki sezon finalinde almıştık.

Sedat Erbaş’la başladığımız bu muazzam organizasyon sürerken, Sedat Bey’in işleri sebebiyle adamızdan ayrılması gerekti… Bu süreç bizi, dünyalar tatlısı, şeker insan, gülüşü yüzünden hiç eksik olmayan, canla başla çalışan Mürvet Yerli’yle tanıştırdı… O kadar iyi dostluk kurduk ki; tüm sezonlarımızdaki faaliyetlerimizde her zaman bizlere destek oldu. Ne mutluyum ki; derneğimizin esas amaçlarından biri olan dostluk ve birliktelik ortamları oluşturduk… Aile olduk… Herkes hayatına yeni insanlar, değerler kattı… Aynı duyguları bizler de yaşadık ve ailemize katılan yeni değerlerle ailemizi daha da büyütmenin mutluluğunu yaşadık.

Yarışa geri dönecek olursak… Haftalar öncesinden final yarışını programladık. Yönetim kurulumuz ve Mürvet Yerli’yle birçok görüşme yaptık. Ve… 27, 28 ve 29 Ekim’i kapsayan günlerde, dördüncü kez büyük final rallimizi, Bosphore Card sponsorluğunda yapmaya karar verdik.

Bu bir sevda… Tutku…

Tüm çalışmalarımda, disipline, titiz ve en ince ayrıntısına kadar çalışmaya önem veriyorum. Hiçbir şeyin düz, sade, alışılagelmiş olmasını istemiyorum. Yeniliklerin, bei olduğu gibi herkesi hem mutlu edeceğini hem de şaşırtacağını düşünüyor…

Başıma iş açıyorum aslında, biliyorum… Ama bu, yaptığım işe duyduğum aşk ve saygıdan kaynaklanıyor… Derneğimi, arkadaşlarımı ve ortamımı seviyorum… Ve, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da hayatımda her zaman listenin hep ilk sırasında olmaya devam edecekler…

Bazen klasik tutkumun hayatımdaki herşeyin önüne geçtiğini fark ediyorum… Ama bunu bilerek ve isteyerek yapıyorum… Hiçbir zaman da bu durumu kendime yük olarak görmüyor… Aksine, klasikler ve dostlarım hayatımın en önemli parçası…

Derneğimiz yönetim kurulunda görev alan tüm arkadaşlarımın desteğiyle bu işi başardığımızın da altını çizmek isterim…

Final yarışına hazırlanırken de, bu duygularla yola çıktım… Klasikcilere layık, en güzel organizasyonu yapmamız gerekiyordu… Üç günlük periyoddan oluşan final yarışımız aslında sabahtan öğleye, öğleden akşama ve ertesi gün olmak üzere üç yol notu, üç bülten hazırlanarak yapıldı.

Bu uzun mesafe için çok hassas şekilde çalışılması gerekiyordu… En küçük aksaklık herşeyi mahvedebilirdi…

Final yarışına aylar öncesinden hazırlanmaya başladık… Yarış parkurunu kontrol etmek, hesaplamaları yapmak için de, üç kez 215 kilomtrelik yolu kat ettim…

İlk yolculuğumda, güzergah teftişi yaptım… Aklımdaki, hayalimdeki güzergahı kendi aracımla geçip gördüm.

İkinci yolculuğum, mesafeleri belirlemek için oldu… Ve üçüncüde İnanç arkadaşımla, etapların son haline karar verdik. Çok şanslıyım aslında… Harika bir yönetim kuruluna sahibim. Aynı şeyleri düşünüyoruz, aynı duyguları ve heyecanı paylaşıyoruz… Yaptığımız işler de bunun kanıtı aslında…

Ama küçük bir şansızlığım var… Aslında şanssızlık da dememek gerekiyor, gurur verici bir durum ama parkur belirlemede işimi daha da zorlaştırıyor… Yönetim kurulu üyelerinden İnanç hariç, herkes yarışcı…

Geleneğimiz, yarışlarda geçilecek esapları yarışcıların son gün öğrenmesi… İşte bu nedenle etapları belirlerken işim zorlaşıyor… Yönetim kurulu toplantılarında sosyal aktiviteleri aktarıyorum, tartışıyoruz, ana konuları konuşup toplantıyı bitiriyoruz…

Final yarışımız daha önce de belirttiğim gibi 215 kilometre uzunluğundaydı… Lefkoşa’dan start aldık, İskele’de finiş yaptık… Yani, İskele-Lefkoşa da ekstrasıyla 300 kilometre oldu. 10 özel etap… City Mall AVM’de mola, Kaplıca’da konaklama…

Roadbook (yol notu) artık hazırdı… Çok heyecanlıydım… Yarışa 8 gün kala yol notunu tamamlamanın verdiği rahatlıkla baskıyı düşünmeye koyuldum… Çok yorucu ve çok yoğun çalışmanın ortasındaydım… Ama bir anda sosyal medyada gördüğüm duyuru, beni dehşete düşürdü…

Az kalsın ralliyle içiçe giriyorduk
Bir akşam oturuyorum… Ralli Kurumu Yarış Direktörü Canben Özpaşa, sosyal medyadan bir duyuru paylaştı… Duyuru, sürat ralli sezonunun final yarışıydı… Yani Ovgoroz rallisi…

Az önce de bahsettiğim gibi bizde her şey gizlilik esasına dayalı olduğundan güzergahları önceden duyurmuyoruz… Özpaşa’nın yarışla ilgili paylaşımını incelediğimde bizim cumartesi ve pazar günü geçeceğimiz yolların isimlerini gördüm… Kantara, Kilitkaya, Ergazi, Turnalar köyleri…

Hemen Canben’i aradım. Konuyu aktardım. Birçok yolda kesiştiğimizi anlayarak, birkaç saat konuyu tartıştık… Canben programında değişiklik yaparken, ben de güzergahın bir kısmını iptal edip değiştirmek zorunda kaldım. Nasıl mı?...

Tekrar yola çıkarak.

Neyse ki erken fark edip müdahale ettik. Final yarışına çok büyük önem verdim. İstedim ki kalıcı olsun, herkes eğlensin, hem gezip hem de yarışmanın tadını çıkarsın.

Çok küçük prüzü, karşılıklı anlayışla hallettikten sonra yeni güzergahımı ve çizimimi yaptım…

Ve herşey hayalimdeki gibiydi… Hava ne sıcak, ne soğuk… Gökyüzü masmavi ve açık… Klasiklere yakışır bir yolculuk… Rüya gibi ama gerçek… Herkes coşkulu, mutlu ve heyecanlı… Küçükten büyüğe herkesten yükselen kahkaha sesleri, hayatımın en mutlu anlarındandı diyebilirim…

Ve ilk günü, başarılı şekilde tamamladık… Rotamızın son surağı Kaplıca Hotel oldu…Yakup arkadaşım bizleri çok güzel ağırladı. Tekrardan teşekkürler… Gecemiz ise yine efsaneydi… Ali Kelebek, mikrofonu eline aldı ve eğlence başladı… Sabahın ilk saatlerine kadar ailemizle güldük, eğlendik.

Artık ikinci gün yarışı için hazırdık…

Ama bana uyumak ne mümkün… Heyecandan uyku tutmadı… Herşeyin yolunda gitmesini, mükemmel olmasını istediğimdem herşeyi kafamda yeniden ve yeniden düşündüm… Bunu, Kaplıca’nın muhteşem sahilinde, henüz gün doğarken yapmak huzuru da yaşamamı sağladı…

Park yerinde duran klasik araçlara baktım tek tek uzaktan… Ve yaptığım işe ne kadar tutkuyla bağlı olduğumu, severek yaptığımı bir kez daha fark ettim… ‘Ait olduğum yerdeyim’ dedim… Bu kadar insanın bana güvenerek yola çıktığını bilmek ise, beni onurlandırdı…

Bu görevde olsam da olmasam da, klasikler için her zaman çalışmaya devam edeceğim… Bana güvenen, bana bu mutluluğu yaşatan herkese sonsuz teşekkürler…

Royalton’da sürpriz karşılama; adımıza, sponsora, finale yakışır bir final
Yarışın finişini sezonumuzun ana sponsoru olan Royalton Oto Galeri’nin İskele anayolu üzerindeki yerinde yaptık. Acar Bey, görüşmemizde misafirlerimize öğle yemeği vereceğini söylemişti. Oraya vardığımızda, tüm imkanların seferber edildiği, misafirlere sunulan müthiş ziyafetle karşılaştık… Bu da yetmedi, eğlencemiz da düşünülmüş… İki DJ, set başında… Günün sunuculuğunu yapan bir isim…

Deyim yerindeyse; final gibi final yaptık…

Gelecek yılın da sözünü aldık ve oradan ayrıldık…

Geldik ödül gecemize...

Yine Golden Tulip Hotel bizlere kapılarını açtı… Harika bir atmosferde konuklarımızı ağırladık. Pasha Oteller Müdürü Kemal Üresin, bizlerle çok yakından ilgilendi. Capital Radio, günlerce iki frekanstan yarışımızın duyurusunu yaptı. City Mall AVM bizleri çok iyi ağırladı. Mürvet Yerli’nin desteklerini anlatmaya kelimeler yetmez.

Herkese tek tek yeniden teşekkürler…

Bizler hayal ettik ve yaptık

Ülkemizin ilk ve tek uzun mesafeli klasik otomobil rallisi olma özelliğini taşıyan final yarışında, 215 kilometre uzunluğundaki güzergah üzerindeki 27 köy geçilerek 8 saatlik parkur süresi ve 3 saatlik özel etap zamanı tamamlandı.

Bu yarışta, birbirinden zorlu 10 sabit hız testi (SHT) geçildi. Çok çekişmeli geçen yarışta, ‘Genel Klasman’ birincisi İsmet-Ayşe Tufan çifti, 1960 VW Beetle model klasik araçlarıyla oldu. İkinciliği 1979 model Mercedes Benz 350 SL otomobilleriyle Ali-Pembe Kelebek çifti, üçüncülüğü ise 1969 model Mustang Mach 1 arabalarıyla yarışa katılan Talmaç Başkaya-Buket Başkaya elde etti. Ama esas şampiyonlarımız, bizlere sahip çıkan, yalnız bırakmayan değerli dostlarımızındır.

Bu yarış gösterdi ki; birşeyleri başarmak için istemek yeterli oluyor… Bizler hayal ettik ve yaptık…

Daha iyisini yapmak için denemek gerekiyor… Denemekten korkmuyoruz… Düşüncelerimizi sınırlandırmıyoruz…

Ve yine söylüyorum… Biz daha iyisini yapana kadar, en iyisi biziz, tekiz…

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104