Hayat kurtarmak için yarışmak…

Gerçi sonunda ödüllendirilmek de var… Ama, “Survivor”, “Açlık Oyunları” ya da ne bileyim “Game Of Thrones” gibi ekran başında keyifle izlenen popüler bir oyun değil bu… Bu oyunun adı AKUT, ya da “Hayat Kurtarmak…”

Zor şartlarda ölümle karşı karşıya bulunanlara ulaşarak “hayat kurtarmak” tüm dünyada ve tüm insanlık tarihinde “en asil amaç” olarak algılanır… İçinde bulunduğumuz günlerde, kendi ülkemizde, işte bu asil amaca kendilerini adamış olanların yeni bir etkinliğine daha tanıklık etmekteyiz… Etkinliğin organizatörleri de “KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı” ile “Uluslararası Üniversiteler Arama – Kurtarma Konseyi.”

Burada bir tanıtımda bulunmalıyım: Gelenekselleşen bu etkinliklerde adını sıkça duyduğumuz o akademik Konsey, KKTC’de faaliyet gösteren yükseköğretim kurumlarımızın girişim ve işbirliğiyle, 24 Nisan 2012 tarihinde, KKTC dışındaki 19 yabancı ülkeden, 24 üniversitenin katkısıyla kuruldu… Gerçekten tarihi bir olay… Konseyin hali hazırda 21 ülkeden 51 üniversite ve bir de sivil toplum örgütü üyesi bulunmaktadır…

Hiçbir şekilde din, dil, ırk ve coğrafya ayrımı gözetmeksizin tümüyle insani amaçlara yönelik çalışmalarda bulunan Konsey, uluslararası bir sivil toplum örgütü olarak bilimsel çalışmalar yapmaktadır… Konsey bu çalışmalarıyla, gençlerin ülkelerine ve insanlığa yararlı bireyler olmalarını, modern ve bütünleşik afet yönetimi sisteminin de bilfiil içerisinde yer alabilmelerini sağlamaktadır…

***

Ve gelelim Sivil Savunmamıza… Geride bıraktığımız sel felaketleriyle dolu günlerde, sellerle boğuşurken yardım eli bekleyenlerimizin imdadına o çok zor koşullarda “Hızır misali” yetişen Sivil Savunmamız, bu olaylardaki güven veren başarılarının yankıları henüz sürerken yine devrede… Şimdi de sıcağı sıcağına bir başka ülkesel etkinliğin liderliğini bilinç ve deneyimle gerçekleştirmektedir…

Altını çizerek bir kez daha önemle belirtmeliyim ki, ülke genelindeki o etkin örgütlenmesi ve çok iyi yetiştirilmiş, başarı ve disiplinle yönetilen ekipleriyle Sivil Savunma Teşkilatı’mız, güven ve gurur duyduğumuz kurumların başında gelmektedir…

***

Çok haksız bir uygulamayla ambargoların önümüze diktiği şu insanlık dışı duvar… Bu duvarı aşmak, ya da delmek… Ve uluslararası toplumla buluşabilmek… Bu iş bizim için pek o kadar da kolay olmuyor… Bu bağlamda yaşadığımız sıkıntılar işte ortada… Ama ender de olsa o duvarın ötesine atlayabildiğimiz ve beynelmilel buluşmaları gerçekleştirebildiğimiz etkinliklerimiz de oluyor… İşte bunlardan biri de Sivil Savunma Teşkilatı’mızın, “Uluslararası Üniversiteler Arama – Kurtarma Konseyi” ile birlikte omuz omza vererek her yıl başarıyla gerçekleştirebildiği şu arama - kurtarma etkinliğidir…

Geçmişten gelen deneyim birikimlerinin eşliğinde bu yıl dördüncüsü düzenlenen ve 29 Nisan Pazartesi akşamı ödül töreniyle sonuçlanacak olan etkinliğin ayrıntılarını medyamızın haber bültenlerinden izlemekteyiz…

***

Her yıl olduğu gibi “arama -  kurtarma oyunları” adı verilen bu etkinliğin öncesinde Sivil Savunma Teşkilatı Merkezi’nde, bu etkinlikler gibi gelenekselleşmiş olan o aydınlatıcı basın toplantısı düzenlendi yine… Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Necmi Karakoç’u dinlerken bu oyunların önümüzdeki yıllarda daha bir ses getireceği izlenimini edindik… Çünkü dönüşümlü olarak bir yıl “uluslararası”, diğer yıl “ulusal” düzeyde düzenlenen oyunlara katılım artık serbest olacak… Buna göre her ülkeden dileyen üniversite, ekipleriyle birlikte KKTC’ye gelip bu etkinliğe katılabilecek… Diyeceğim o ki, bu geleneksel etkinliğin İnsanlık idealleri uğruna üniversiteler arası bir yarış niteliğine ulaşacağı günler yakındır…

***

Uluslararası Üniversiteler Arama Kurtarma Konseyi Başkanı Doç Dr. Ahmet Adalıer’in gelenekselleşen bu yıllık etkinliğin bugünkü düzeyine gelmesinde büyük emeği var… Geçen çarşamba günü bir kez daha basın toplantısında buluştuğumuz Adalıer Hocamıza, edindiğim olumlu izlenimler ışığında buradan takdirlerimi sunmak isterim… Hem kürsüdeki konuşmasını ve hem de aydınlatıcı sohbetini yine ilgiyle dinledim…

Adalıer, dünyada gerek insan ve gerekse doğa kaynaklı afetlerden kaynaklanan can ve mal kayıplarının gittikçe artmakta olduğuna parmak bastı… Bu kaygılandırıcı durumun, afet yönetimi sistemlerini çok disiplinli ve toplumun her kesimini kapsayıcı bir yapıya doğru yönelttiğini belirtti… Günümüzde uygulanan ve birçok ülke tarafından da benimsenen modern ve bütünleşik afet yönetimi sisteminin risk ve zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme gibi aşamaları içerdiğini açıklayan Adalıer diyor ki; “Özellikle üniversite gençlerinin afet yönetimi ve evreleri hakkında eğitilmesi, onları gelecek için bulundukları ortamlarda, ya da yaşamlarını sürdürecekleri toplumda afetlerle mücadele konusunda bilinçli birer birey haline getirecektir…”

***

Her ülkeden ve ırktan üniversite öğrencisi, böylesi bir bilinçlenmenin susamışlığı içinde olduklarını araştırma – kurtarma (AKUT) oyunlarına her yıl artan bir ilgiyle katılarak ve programlanan oyunlarda birbirleriyle sportmence yarışarak göstermektedirler… Oyunların bitiminde düzenlenen törende verilen ödüllere uzanabilmek onlar için görülmeye değer bir heyecan oluşturuyor…

Bu yılki arama – kurtarma programında 5 ana etaptan oluşacak şu oyunlar var: “Ahşap köprü kurma ve yaralı nakli”, “Havai hatla kurtarma ve yaralı nakli”, “Beton kütle sürükleme, trafik kazasına müdahale ve ilkyardım”, “Hedef bulma”, “Enkaza müdahale, kütle altı yaralı kurtarma ve ilkyardım…”

Tabii ki her etap için belirlenen zaman limitleri var…

20 Nisan’dan bu yana kampta olan genç öğrencileri insanlığa yardım adına bu parkurlarda yarışırken izlemek bile çok güzel bir şey… Etkinlikler medyanın yanı sıra, tabii ki halka da açıktır…

 

 

YORUM EKLE