Hep aynı sorunlar, çözümü ise yok

“Öyle bir cumartesi- pazar geçirdik ki hafta arasından beterdi” dedi arkadaşlar.

Cumartesi- pazar, genellikle haber bakımından zayıf geçer, ülke tatil havasına girer.

Hem etkinlikler, eylemler, basın toplantıları, basın bildirileri azalır, hem de ajanslar daha az haber geçer.

O nedenle hafta arası cumartesi- pazar için dosyamıza haberler koyarız, bu iki günde de elimizden geldiğince araziye çıkar haberler ararız...

Bu hafta, cumartesi- pazar habercilik açısından verimli ama ülke için hiç de hoş olmayan olaylarla doluydu.

Olaylar hafta sonları ara verecek diye bir kural yok aslında…

Suç işleyecek olanlar, tabii ki hafta sonu falan dinlemez, öyle de oldu.

Suçlar hafta sonu da devam etti.

Tabii ki yağmur mağduriyetleri de devam etti.

Gazetelerin sayfaları sanki hafta arasıymış gibi mahkeme haberleri ile doluydu.

Şiddet olayları bitmek bilmiyor.

Bir apartmandaki öğrenci kavgasında cinayet girişimine benzer bir olay gerçekleşti.

Polis, 5 öğrencinin, başka bir öğrenciyi apartmanın balkonundan aşağıya ittiğinden şüpheleniyor.

Yani uygulanan şiddet, cinayet girişimine benziyor, yaralının hayati tehlikesi var.

Ayrıca uyuşturucu ve tarihi eser tasarrufu, darp, kız arkadaşının cinsel içerikli görüntülerini yayan bir kişi, çokça trafik kazası…

Bakın her gün karşılaştığımız birbirine benzeyen olaylar, bitmek bilmeyen suçlar…

Mesela cumartesi günü Gemikonağı’nda 7.30 metre yükseklikten bir öğrenci aşağıya düştü, dün ise Hamitköy’de 7 metre yükseklikten yine bir öğrenci düştü.

İstenmeyen olaylar her gün tekrarlanıyor.

Cumartesi- pazarı cehenneme çeviren başka bir olay daha vardı; yağmurlar…

Ne ilginç değil mi? Yağmur yağmur diye çağırıyoruz, neredeyse yağmur doğasına çıkıyoruz ama yağınca da perişan oluyoruz.

Hani yerel yönetimler ve merkezi hükümet kışa hazırdı? Böyle mi hazır olunur?

Her geçen yıl daha iyi duruma geleceğimize, tam aksine daha kötü oluyoruz.

Daha kışa girmeden sağanak yağmurlar bizi perişan ediyorsa, ilerleyen günlerde halimiz ne olacak?

Şehir içi yollardan sonra, şehirlerarası yollar da göle döndü, ulaşım aksadı.

Her gün başka bir bölgede yağmur felaketi var…

Siz bakmayın çok fazla basına yansımamasına, şehirlerdeki birçok yol, sokak sularla kaplandı, insanlar mağdur oldu, olmaya da devam ediyor.

Neden böyle olsun, neden geçmiş yıllarda bile olmayan şeyler oluyor?

Neden su baskınlarına çare bulamıyoruz, çarpık yapılaşma, suyun nereye gideceğini, nasıl akacağını düşünmeden yapılan işler, suların akacağı alanların temizlenmemesi gibi birçok nedenden dolayı su baskınları yaşıyoruz.

Hep yaşadığımız sorunlar değil mi? Peki çözüm?

Bekliyoruz, bakalım daha ne kadar bekleyeceğiz?

Tepkisiz beklersek, daha çok bekleriz…

 

YORUM EKLE