Her şeyden önce insani değerlere sahip kişilikler yetiştirmek lazım…

Okullarımızda ikinci dönem hızlı bir şekilde ilerliyor…
   Nisan ayının sonuna yaklaştığımız bu günlerde; üniversite sınavı kayıt dönemi derken, ikinci dönem sonu sınavlarının eli kulağında…
   Sınavsız bir eğitim sistemi yaratmak aslında mümkün değil…
   Bazı gerçekleri de bilerek yazmak lazım…
   Ama eğitim sistemimizde yaparak ve yaşayarak öğrenme metodunu yangınlaştırmalıyız…
   İnsan eğitim hayatı boyunca en çok yaşadıklarından bir şey öğreniyor…
   Bu noktadan hareketle proje tabanlı öğrenme tekniklerini yaygınlaştırmalıyız…
   Eğitimde ezbere dayalı bilginin hiçbir önemi yok…
   Kalıcı bilgi deneyerek elde edilen bilgidir…
   Öğretim, belli bir amaç doğrultusunda bilgi vermelidir…
   Ezber ise, bir metni tekrar edebilecek şekilde akılda tutma olarak tanımlanır…
   Ezberci öğretim, belli bir amaç doğrultusunda, bilgilerin istenildiğinde tekrar edebilecek şekilde zihinde tutulmasını olanak sağlar…
   Ezbercilikte, bireyin bir bilgiyi zihinde tutabilme yeteneğini ön plana çıkarır...
   Öğrenciyken muhakkak sınav dönemleri “Benim ezberim iyi…”
   Veya “Ben ezber yapamıyorum…”
   Diye konuştuğunuz çok olmuştur…          
   Defalarca da aynı şeyleri yazıya dökmüşüktür…
   Mutlak doğru olarak kabul edilen bilgileri, öğretmen bireyin zihninde kontrol altında tutması ister...
   Zihin, bir bilgi bankası gibi kullanılır…
   Ama bankadaki bilgiler zaman aşımında unutulur…
   Banka iflas eder…
   Ezberci öğretimde özgüveni olmayan, sorunlara çözüm üretemeyen, taklitçi bireyler yetişmesini neden olur…
   Çünkü birey zihninde sakladığı bilgilerle yeni bir şeyler yaratamaz…
   Bilgi sorgulanmadan, eleştirilmeden, düşünülmeden bankaya depolanmıştır…
   Ortaya konulacak bir proje yoktur…
   Yaparak, deneyerek ortaya çıkarılmış bir değer yoktur…
   Eğitimin birinci hedefi iyi yurttaş yetiştirmek olmalı…
   Sınav ve ödev odaklı eğitim anlayışı yüzünden, iyi bir insan, iyi bir yurttaş yetiştirmenin eğitimin birinci hedefi olduğunu unutuyoruz…
   Çocuklarımız ve aileler verilen ödevleri yetiştirmenin gerginliğini yaşıyor…
   Yaklaşan sınavlarda başarılı olmanın sorumluluğu altında çocuklarımız eziliyor…
   Bazen akademik yönden kusursuz ama insani ve sosyal yönden zayıf nesiller yetiştiriyoruz…
   Birbirini düşman gibi gören, başarısı diğer öğrencilerin başarısızlığına bağlı olan…
   Hedefe ulaşmak için her yolu deneyen…
   Sahte raporlar, kopya, para ile satın alınmış şişirilmiş notlar…
   Başkasının başarısını kabullenemeyen insanlar…
   Ve daha vahimleri…
   Çocuklarımız her türlü ön yargıdan ve siyasi düşünden yoksun yetiştirilmelidir…
   Eğitimde özellikle proje üretmek ve doğru insan yetiştirme hususunda sıkıntılarımızı inkâr etmemek lazım…
   Ezbere ve öğretmen anlatımına dayalı eğitim sisteminin yansımalarının ders ortamında sıklıkla yaşandığı bir gerçek…
   Hedefler ortaya konurken eğitimin teorik bilgi dışındaki özü olan kendi kültür ve milli değerlerimiz etrafında doğru insan yetiştirmek lazım…
   Her şeyden önce insani değerlere sahip kişilikler yaratmak lazım…
   Cinayetler, siyasi parti liderlerine atılan yumruklar, çıkarları uğruna harcanan insanları gördükçe ve okudukça gerçekten her şeyden önce iyi bir yurttaş, insan yetiştirebilmenin önemini daha iyi kavrıyorsun.

 

YORUM EKLE