Hiçbir zaman, 'Yer yerinden oynamıyor!'

Demokrasiyle ilgili birden fazla benzetmeli, tanımlama yapabilirsiniz.
   Demokrasi, bir meyveye benzer. En güzel hali, en olgunlaşmış halidir. Olgun haliyle birilerine iktidar yolu açar. Ancak geldiği gibi gitmek istemeyenler, demokrasi meyvesini yer, yutar… Demokrasinin, yeniden olgunlaşması için de ciddi bir zamana gereksinim olur.
   Kıbrıs Türk Demokrasisi, prematüre, erken doğmuş bebek tanımlamasıyla örtüşür.
   1960 Kıbrıs Cumhuriyetini esas alırsak. Cumhuriyetle eş zamanlı bir demokrasiye sahip olamadık. Rum toplumunda EOKA, Kıbrıs Türk Toplumunda TMT, yasama ve yürütmeyi belirledi.
   1963 olaylarıyla demokrasi,  rafa kaldırılmak bir yana, çöpe atıldı.
   1974 sonrası şeklen demokrasi var edildi. Yavaş yavaş bugünlere geldik.
   Seçimler ve meclisle bağlantılı çalışmalar, demokrasinin niteliği için tek başına belirleyici olmamakla birlikte, ipuçları verme bakımından önemlidir.
   CTP-HP-TDP-DP dörtlü koalisyon hükümeti, HP’nin ayrılma kararıyla bozuldu.
   UBP – HP Koalisyon Hükümetinin kurulması için görüşmeler devam ediyor.
   Merak edip geçmişte hükümetlerin bozulup, yenilerinin kurulmasında yaşananlarla ilgili, toplumdan izlenimlerle hayat bulan yazılarımın içeriklerine baktım.
   6. Eroğlu Hükümeti, UBP – TKP Koalisyonuydu. 1998 sonunda kurulmuş, iki buçuk yılın sonunda Haziran 2001’de UBP’nin iradesiyle bozulmuştu.
   Şurasına, burasına dikkatinizi, çekerim, demeden 1 Haziran 2001’de, 18 sene önce yazdığım “Yer yerinden oynamıyor”, yazımı sizlere aktarıyorum. Sakin sakin okuyun. İçinden geçtiğimiz bugünlerin 18 yıl öncesiyle benzerlikleri az mı çok mu?
   Bunca yılda kaç arpa boyu yol aldık? Karar sizin.
   ***
   İşte 18 sene önceki yazım:
   “ UBP–TKP Koalisyon Hükümeti bozuldu, UBP–DP Koalisyon Hükümeti’nin kurulması için son çalışmalar yapılıyor.
   Görünüm, UBP ile DP’nin bir süre önceden başlayan koalisyon görüşmesi içinde olduğunu yansıtıyor.
   UBP–TKP Hükümeti bozuldu, UBP–DP Hükümeti kurulacak, ancak yer yerinden oynamıyor. Siyaset yaşamımızın en sessiz gidiş gelişleri yaşanıyor.
   TKP ve CTP’den yükselen seslerin yeni ve sürpriz bir içerik taşımadığından olacak, o seslere de fazla kulak asılmıyor. Özellikle TKP’nin işi daha da zor. “Bu kadar zaman bunları görmemiş miydin?” sorularına kolay kolay yanıt veremez.
   Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın Başbakan Dr. Derviş Eroğlu’nu çok sevdiğini söylemek kolay değil. Ancak bu kez hükümeti kurma görevini verirken hiç zamana oynamadı.
   Meclis aritmetiği UBP dışında bir hükümete ya da TKP’li, CTP’li oluşumlara izin veriyor. Ancak bunların hiçbiri gündemde değil.
   Gazeteciyiz, hükümet konusunu merak edenler soruyor, “Hükümet niye bozuldu? Yeni hükümetin kurulması ne aşamada? Kimler bakan olacak?”
   Tamam kulağımız bir miktar delik, ancak özellikle hükümetin bozulmasının nedenlerini bizler de bilmiyoruz. Aslında hükümetin bozulma nedeni ya da nedenlerini ortaya çıkardığınız zaman yeni hükümetin neden kurulduğu sorusuna yanıtı da bulmuş olursunuz.
   Kimlerin bakan olacağı ise pek önemli değil. Bir ya da iki yanılma ile bakanların kim olacağı zaten belli.
   *     *     *
   Sayın Eroğlu, hükümetin bozulmasını parti yetkili kurullarının kararına saygı olarak açıkladı. İçi dolu bir açıklama değil.
   “Peki, öyleyse sen bu açıklamanın içini doldur?”
   “Doldur”, diyorsanız doldururum!
   Bu ülkenin siyasi yaşamını yaklaşık 30 yıldır yakından izleme gayretimin birikimiyle işte size hükümetin bozulması, UBP–DP Koalisyon Hükümeti’nin oluşumuyla ilgili fikir jimnastiğine malzemeler. Okurken sizler de ekleme yapabilirsiniz.
   1- UBP – TKP Koalisyonu’nun bozulup, UBP – DP Koalisyonu’nun gündeme gelmesi iç politikadan ziyade dış politikayla bağlantılıdır. Önümüzdeki günlerde Kıbrıs konusunda gelişmeler hızlanırken, tam uyumlu ve her türlü manevraya açık bir koalisyon hükümeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından istendi ve bu istek kabul gördü.
   2- Türkiye’nin UBP–TKP Koalisyon Hükümeti’ne yeterince bonkör davranmadığı ortaya çıktı. Bu duruma daha fazla dayanamayan UBP, ortağını değiştirmeye karar verdi.
   3- Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dış politikadaki etkinliğine karşılık iç politikada etkinsizliği kabullenemeyip, DP’yi hükümet ortağı yapmayı istedi. Aslında kurulacak olan UBP–DP değil, UBP–Denktaş koalisyon hükümetidir.
   4- UBP Genel Başkanı Dr. Derviş Eroğlu, cumhurbaşkanlığı umutlarını yitirmedi. UBP–DP yakınlaşması, Denktaş’ın sonrasında Eroğlu’nu sağın lideri olarak daha kolay saraya taşıyacaktır.
   5- Demokrat Parti, hükümet ortağı olmadan gireceği bir seçimde baraj tehlikesiyle yüz yüze kalabilir. Bu da sağda her şeye rağmen UBP’yi tek parti yapabilir. Mevcut dengeler bakımından DP yaşamalı, yaşaması için de hükümet ortağı olmalıdır.
   *       *      *
   Yetkililer herkesin inanarak kabul edecekleri gerekçeleri ortaya koymadığı zaman geriye kalan seçenek, siyasal gözlem ürünlerinden hareketle varsayımları seslendirmektir.
   Ne olur bu yazdıklarımızdan, kimse alınmasın.
   Doğa boşluk tanımaz, konuşması gerekenler susarsa, ya da elle tutulur, gözle görülür gerekçeler ortaya konulmazsa geriye,  bizim halka yardımcı olacak seçenekleri ortaya koymamız kalıyor.”
 

YORUM EKLE