HP'nin özeleştiri çıkmazı

   Cumhurbaşkanlığı seçimi, artık sonuca doğru.
   Bu hafta sonu bu süreç bitecek.
   Çok uzun zaman bu konu gündemde kaldı, atılan her adım, bu seçimin gölgesinde atıldı.
   Daha öncede söylemiştim, sonuca herkes saygılı olmalı ve artık öne bakmak gerek.
   Ancak konu, sadece bu seçim değil.
   Seçimin hemen ertesinde, hem siyasi, hem ekonomi, hem de sağlıkla ilgili konular, gündemdeki ağırlığını artıracak.
   Hükümet var mı, yok mu, tam bir belirsizlik, başıboşluk ve karmaşa var.
   UBP-HP hükümeti bitti mi, kabine dağıldı mı, Başbakan, Bakanlar görevlerinden ayrıldı mı?
   Bu anlamda da bir bilinmezlik yaşanıyor.
   Birçok soru işareti mevcut.
   Bir süre önce, Ocak 2021 diye, bir seçim tarihi konuşuldu.
   Yeniden bir seçim sürecine girmek, kaçınılmaz gibi görünüyor.
   Parlamentonun durumu ortada, yeni bir hükümet modeli zorlamayla çıkabilir.
   Fakat ne kadar verimli olabilir, sırf zaman kazanmak, ittifaklar yapmak, iktidara gelmek, sadece günü kurtarır.
   Günü kurtarır, ama toplumdan çok şey götürür.
   Vatandaşlıklardan, kamu kaynaklarının seçim malzemesi olarak kullanılmasına kadar, pek çok konuda yanlışlıklar yapılabilir.
   En önemlisi, en büyük sorun olan, istikrar, bu yapıyla sağlanamaz.
   Erken seçim, parlamentonun yeniden güven tazelemesi, toplumsal iradenin yeniden ülke yönetimine yansıtılması, bugünkü şartlarda yapılması gereken en doğru iştir.
   Halkın Partisi hükümetten ayrıldığını açıkladı.
   Yani UBP-HP hükümeti, hükümet protokolü, artık geçerli değil.
   Cumhurbaşkanlığı seçimi, hükümet sorununun, yeni arayışlara yer bırakmasına izin vermemiş olabilir.
   Ancak ülkenin başta sağlık ve ekonomi olmak üzere, zamana bırakılamayacak sorunları hâlâ var.
   Bir an önce bu sorunlara motive olacak çözümler üretilmeli, bilinmezlikler, netlik kazanmalıdır.
   Halkın Partisi, seçim sonuçlarına hâlâ eksik bir bakış açısıyla bakıyor.
   "Yaptıklarımızın karşılığı, bu olmamalıydı" şeklinde, topluma karşı bir eleştiri var.
   Oysa ilk yapılması gereken, daha içsel bir bakışla, öz eleştiri yapmaktır.
   Bu sonuç uzun zamandır "geliyorum" diye mesaj veriyordu.
   Bu bakış açısıyla, ilk genel seçimde, daha yıkıcı bir sonuç yaşanabilir.
   Ülke siyasetinde, zaman zaman yanlışlar, doğru gibi tercih edilebiliyor.
   Bu durum illaki topluma mal edilmemeli.
   Bugüne gelene kadar, yapılanlar, alt alta toplansın, en doğru sonuç ortaya çıkacaktır.
   HP seçim sonucunu, sadece seçmene yükleyerek, kendi hatalarını, ya da "ben hep doğrusunu yaptım" inanışını ortadan kaldıramaz.
   Gerçeklere dönecek olursak, sağlık konusunda adımlar atılmalıdır.
   Aylardır yapılmayan, birçok karar değişikliğinin yaşandığı hastane, 40 günde yapılabiliyormuş.
   Pandemi hastanesi, bu ülke insanının tümü için yapıldı.
   Buradan hizmet alacak insanlara, sen kime oy verdin diye sorulmayacak.
   Sağlıkta altyapı yetersizliği, kadro, doğru, hızlı ve net kararlar alacak yönetim sistemi kaçınılmazdır.
   Mart ayından buyana, özellikle sağlıktaki yetersizliklerle yüzleşiyoruz.
   Bunu doğru yönde kullanmak gerek.
   Sağlık, ekonomi, eğitim, partiler, siyaset, siyasetçiler üstü konulardır.
   Sağlığı çözen, insanına hak ettiği sağlık hizmetini sunan, bu konuya en büyük yatırımı yapan, hiçbir iktidar bu ülkede kaybetmez.
   Yıllardır konuşulan, sağlıkta özel ve kamu arası iş birliği, koordinasyon, toplumun ister kamu, ister özel de hizmet alması, aynı sistemde, aynı kalitede, hizmet verilmesi hükümetlerin en önemli amaç ve hedefi olmalı.
   Siyaseti, seçilmek, birilerini bir makama getirmekten çıkarıp, toplumsal beklentilerin karşılanması ve bu karşılığın cevabı olarak, siyasete onay verilmesi, beklenen olmalıdır.

 

YORUM EKLE

banner75