Hukukla çözülecek konular için kaba kuvvete başvurulmamalı

Ülkemizde çok fazla polisiye olay yaşanıyor…

Neredeyse polisin ve mahkeme heyetlerinin başını kaşıyacak vakti yok.

Gün geçmiyor ki olay olmasın…

Gazetelerin birçok sayfası polisiye olaylara ayrılmış durumda.

Bazı kesimler, polisiye haberlerin gazetelerde fazla yer almasından rahatsız.

Sanki gazeteler yazmazsa, bu olaylar yaşanmamış sayılacak gibi…

Haberlerin gazetelerde çıkmamasını sağlamak değil, istenmeyen olayların olmasını engellemek önemlidir.

Ülkeye girişlerde sıkı tedbirler alınmalı, bu konuda kararlı olunmalı, yetkili ekipler kılı kırk yarmalıdır…

Ülkede denetimlere hiç ara verilmemeli, suçlar işlenmeden engellenmeli.

Aksi takdirde suçlar işlenecek biz de peşinden koşacağız.

Mahkemelerimizde yargıçlarımız elinden geleni yapıyor, yasalar çerçevesinde en ağır cezaları veriyorlar.

Yargıçlar mahkemede yaptıkları konuşmalarla da ülke insanına ve ülkeyi yönetenlere aslında önemli mesajlar veriyor.

Mahkemelerin verdiği isabetli kararlar insanların adalet duygusunu tatmin ediyor, bir nebze olsun vicdanını rahatlatıyor.

Mahkemeler, yargı, anketlerdeki güven sıralamasında hep ilk sıralarda yer alıyor.

Halk da sığınacak tek kalesinin yargı olduğunu biliyor ve mahkemelere olan güvenini her ankette ortaya koyuyor.

Bazı kesimler kendi çıkarları çerçevesinde yargıyı hedef alsa da bu tavırlar halk tarafından destek bulmuyor.

Yargının, personel eksikliğinden, binaların yetersizliğine ve yasaların güncellenme gereksinimine kadar, bazı sorunları olsa da mahkemeler görevini tam yapmaktadır.

Toplum da bunun farkındadır…

Örneğin, dün Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, 61 yaşındaki İbrahim Erhalk’ı, eşi Nigar Tevfik’i av tüfeği ile vurarak öldürmekten suçlu buldu ve 25 yıl hapse mahkum etti.

Toplum vicdanını yaralayan konularda mahkemelerimiz çok isabetli kararlar veriyor.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Fadıl Aksun, cinayet kararı açıklanırken yaptığı konuşmada, KKTC Anayasası’nın hukuk devleti ilkesini benimsediğini vurguladı.

Aksun, “Hukuken çaresi bulunan sorunlar açısından kişilerin hukuk yolundan sapmamaları gerekir. Sanık ve maktul için de tek yol hukuk olup, açılmış bulunan boşanma davası çerçevesinde konunun halli her iki tarafın da şu an içinde bulundukları durumun öne geçebileceği nitelikte idi. Hukukun olduğu yerde kaba kuvvet meşru kabul edilemez” dedi.

Maalesef, hukukla çözülecek birçok konuya rağmen, kişiler kaba kuvvete yöneliyor ve bunun sonucu, ağır yaralamaya, hatta ölüme kadar uzanıyor.

Hukukla çözülecek konuları kaba kuvvetle çözmeye çalışanlar, daha sonra mahkemeye çıktığında, aklı başına geliyor, pişmanlık duyuyor ve kendisini kurtarması için avukatlara büyük paralar ödüyor.

Sen şiddete başvurduktan, bir kişiyi ağır yaraladıktan, öldürdükten sonra avukatlar ordusu tutsan ne yazar?

Kişiler sonradan pişman olacağı şeyi başta yapmamalı, işledikleri ağır suçlara rağmen yargıyı düşman görüp de merhamet dilenmemelidir.

Yargıyı suçlayıp da haksız merhamet dileneceklerine, kişiler suç işlememeli, yasaları ihlal etmemeli, hukuksuz yöntemlerle adalet aramamalıdırlar.

 

YORUM EKLE