Hükümet uyumlu olursa, verimli de olur…

   UBP-HP Koalisyon Hükümeti pandemi nedeniyle, neredeyse hiç “balayı” dönemi geçiremedi.

   Koronavirüs, toplumun ödünü patlattı.

   Can derdinin paniğiyle, hayat durdu.

   Hayatın durması, ekonominin durması demek.

   Hayat yeniden hızlanmaya başladı, ancak ekonomi beklenen ivmeyi yakalayamıyor.

                                               ***

   Kapılar açıldı.

   Doğal olarak yeni vakalarla yüzleşmeye başlandı.

   Kararlar alınıyor.

   Farklı baskı gruplarının harekete geçmesiyle, hükümet gelgitler yaşıyor.

   Kıbrıs Türk insanı, hoşgörülüdür.

   O hoşgörüyü, makul nedenleri fark edip gördüğü zaman, hükümete de gösterir.

   Böyle dönemlerde bir tek isteği var…

   Hükümet edenler hatta muhalefet koltuk kapma yarışında olmasın.

   İnsanlar can derdindeyken onlar, seçim ve koltuk derdinde olmasın.

                                           ***

   UBP – HP Koalisyon Hükümetinin büyük ortağı UBP olmakla birlikte, bir önceki dörtlü koalisyonu bozan HP,   UBP-HP koalisyonunun hayat bulmasının başoyuncusudur.

   Kimse HP’yi dörtlü koalisyonun dışına itmedi.

   HP bir anlamda kendi rızasıyla dörtlü koalisyondan ayrıldı, UBP ile koalisyonda buluştu.

   Resmen açıklanmasa da pazarlık sürecinde Ersin Tatar’ın uzun ömürlü bir başbakan, Kudret Özersay’ın da cumhurbaşkanı adayı olması, UBP hatta HP organlarının haberi olmadan konuşuldu.

   Sıra cumhurbaşkanlığı adaylarının belirlenmesine geldiği gün UBP-HP Koalisyon Hükümetinde huzur, karşılıklı güven ve doğal olarak verimlilik olumsuz etkilenme sürecine girdi.

  Tatar’ın, UBP’nin cumhurbaşkanı adayı, Özersay’ın da bağımsız cumhurbaşkanı adayı olması kesinleştiğinde, koalisyon ortakları bir birine rakip oldu.

                                                               ***

   O günden başlayarak koalisyonun sağlam halkası kalmadı.

   Hükümetin talihsizliği, koalisyon ortakları arasındaki soruna ek, UBP’li bakanların da Başbakan Tatar etrafında gerçek anlamda bir bütün duramamasıdır.

   Bu durum hem KKTC’de vatandaşlarını, hem de Ankara’yı rahatsız etti.

                                                   ***

   Mağusa – Yeni Boğaziçi – İskele İmar Planı, hükümeti salladı.

   Planı yayımlayamadılar.

   Emirname de bir birlerinden uzaklaştılar.

   Yolun başından beri, uyumlu hareket edemeyen ortaklar, siyasi evlilikleri devam ederken, başka arayışlara girdiler.

   Bir hava kesemediler.

                                                    ***

   Sonuçta dün Başbakan Tatar ile Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay buluşup görüştü.

   Görüşme öncesi Başbakan Tatar’ın, İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars’ın yerine, Özersay’dan isim isteyeceği UBP çıkışlı olarak kulislere bırakıldı. Hatta alternatif isim olarak HP milletvekili Hasan Topal’ın adını bile konuşanlar oldu.

   Görüşme sonrası Özersay, öyle bir teklifin hiç gündeme gelmediğini açıkladı.

   Tatar ve Özersay, dünkü görüşmede “eteklerindeki taşları” ne kadar ortaya döktü bilinmez.

   İletişim içine girmeleri olumlu.

   Ancak, dünkü görüşmenin sonunda Tatar ve Özersay, birbirlerine samimi olarak sarıldı mı?

   Sarılmadı.

   Bu durum sürdürülebilir bir durum değildir.

   Görünen o ki bu hükümet bozulursa alternatifi hemen hazır değil.

   Ortaklar bunu iyi niyetle görüp, inatlaşmadan, kutuplaşmadan, hizmet yolunda buluşmayı başarmalıdır.

   Kıbrıs Türk Halkı, kavga eden değil, uyumlu bir hükümet görmek istiyor.

   İhtilaf durumlarında kimin haklı, kimin haksız olduğuyla da hiç ilgilenmiyor.

YORUM EKLE

banner75