İflaslar artarsa…

Son zamanlarda iş çevrelerindeki korkuyu hissedebilmek, hatta görebilmek mümkün…

İş çevrelerinin örgütleri arka arkaya uyarı yapıyor.

Durumun kötüye gittiğini vurguluyorlar.

Birçok işyeri kapandı, birçoğu da kapatmak üzere.

Ekonomik kriz birçok işyerini fena vurdu.

Vatandaşların alım gücü düştükçe, alışverişten kaçınıyor, işyerleri çok sayıda sorunun yanında satış da yapamadığı için iflas ediyor, kapanıyor.

Dövizin sürekli yükselmesi nedeniyle birçok işyerinin girdi fiyatları yükseldi.

Kirada olan işyerleri için durum daha da kritik hale geldi.

Yüksek kira, dövizle girdi, birçok işyerini çaresiz bıraktı.

İflas edip işyerini kapatanlar da var, iflasın gelmekte olduğunu görüp, daha fazla batmamak için kepenk kapatanlar da…

Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, zaten bir süreden beridir söylüyor, “Sterlinin 7 TL’yi bulması kırılma noktası, 7,50 TL’den sonrası da sosyal patlamadır…”

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Turgay Deniz, kredi faizlerinin de artıyor olmasının göz ardı edilmemesini istedi.

Deniz, “Herkesin gözden kaçırdığı bir şeyi belirterek başlayayım; kredi faizleri de ülkede inanılmaz arttı ve bugün dövizle işi olmayan esnafın dahi beli büküldü. Bahsettiğim kredi faizleri yüzde 20’leri geçti” dedi.

Evet bir taraftan döviz, bir taraftan kredi faizleri, diğer taraftan daralan piyasa. Bu durumda iflaslar tabii ki artar.

Sanayi Odası Başkanı Candan Avunduk, döviz kurlarındaki yükselişin önlenememesi sorununun üreticide olumsuz etkilerinin yavaş yavaş görüleceğini vurguladı. Avunduk, bu konuda kapsamlı bir rapor hazırladıklarını belirtti.

En kötü durumda olan ise esnaf… Kapatılan işyerlerinin çoğunluğunu küçük esnaf oluşturuyor.

Esnaf ve Zanaatkârlar Odası Başkanı Mahmut Kanber, “İnsanlar ya iflas ediyor ya da dükkanlarının kapısına kilit vuruyor ki bu da iflasın bir diğer çeşididir” dedi. Kanber, son 10 yıldır bu yapının sürdürülemez olduğunu söylediklerini, bugün döviz kriziyle birlikte bu sorunun daha da büyüdüğünü vurguladı.

Gazetemize konuşan bazı esnaf, daha da kötümser.

Dövizdeki artış bu şekilde yükselmeye devam ederse ve halkın alım gücü daha da düşerse, insanların işyerlerini kapatması bir yana, evlerini de kaybedeceğini, sokağa düşeceğini iddia ediyor.

Anlaşılan herkeste büyük bir korku var…

Herkes, geleceğinden büyük endişe duyuyor.

İş çevrelerinin uyarılarının dikkate alınması gerekiyor.

Durumun kötüye gittiğini söyleyen iş çevreleri felaket tellallığı yapmıyor, sorunları birebir yaşıyorlar ve tedbir alınmazsa toplumun başına gelecekleri görebiliyorlar.

Umarız, kötü günlere karşı şimdiden bir eylem planı ile hazırlanılır.

Felaket gelip bizi bulduktan sonra, çare bulmak daha zor olacaktır.

YORUM EKLE