İki Toplumlu Kültürel Teknik Komitesi'ne teşekkürler

Ülke olarak değerlerimize değer verdiğimiz söylenemez.

Ne çevremizi, doğamızı koruyoruz ne de tarihi eserlerimizi.

Ülkemizin çok değerli tarihi zenginlikleri var.

Geçmişten bize bırakılan bu değerler bir hazinedir aslına bakarsanız.

Başka ülkelerin arayıp da bulamayacağı zenginlikler bizde fazlasıyla var.

Var da ne yazık ki değerini bilmiyoruz.

Başka ülkeler bir taş parçasını bile “tarihi eser” deyip koruyarak, gelen turistlere ballandıra ballandıra anlatırlarken, biz ne yapıyoruz?

Biz tabii ki tarihi eserlerimizi korumuyoruz, tamir etmiyoruz, hak ettiği noktaya getiremiyoruz.

Bu zenginliği turizm açısından fırsata çeviremiyor, satamıyoruz.

Ne toplumun tarihi eser bilinci var ne de yöneticilerin.

Hep beraber tarihi değerlerimizi yok etmek için uğraşıyoruz.

Sıkça tarihi eserlerin üzerine boyayla yazı yazılıyor, güzelim eserler mahvediliyor.

Bu nasıl bir akıl, nasıl bir meraktır, neye hizmet eder hiç anlamış değiliz.

Ülkesini seven bir insanın yapacağı iş değildir yüz yıllar boyu ayakta durmayı başarmış tarihi eserin üzerine boyayla yazı yazmak.

Tabii yetkililer de kaş yapayım derken göz çıkardı; kalktılar tarihi eser üzerindeki boyaları kazıyarak çıkardılar.

Toplum da bilinçsiz, yetkililer de...

Bu kadar olumsuzluk içinde olumlu bir şey var elbet.

İki Toplumlu Kültürel Teknik Komitesi, gerçekten de Kıbrıs için, Kıbrıslılar için bir şanstır.

Güzel Kıbrıs’ımızın her iki tarafındaki tarihi eserlerin güçlendirilmesinde, restore edilmesinde büyük katkıları var.

Komite, kültürel hazinelerimizin, tarihi yapılarımızın korunması, geleceğe aktarılması ve harap olan bölümlerinin daha fazla tahrip olmasını önlemek için aslına uygun biçimde yenilenmesi için çalışma yapıyor.

Komite, yapılacak işi projelendirirken, UNDP ve AB de katkılar koyuyor ve gerekli tamirat ya da güçlendirme yapılıyor.

İki Toplumlu Kültürel Teknik Komitesi, bize göre çok anlamlı bir iş yapıyor.

Bu komitenin üyelerine ne kadar teşekkür etsek azdır.

Tarihi yapıları güçlendirmek için hem uzman ekibe hem de büyük paralara gerek vardır.

İşte komite yaptığı çalışmalarla bu engelleri aşıyor ve ortaya çok güzel işler koyuyor.

İki Toplumlu Kültürel Teknik Komitesi tarafından projelendirilen, UNDP tarafından uygulanan ve AB tarafından finanse edilen Mağusa Suriçi’ndeki Akkule (Ravelin)/ Kara Kapısı’nın konzervasyon ve güçlendirme çalışmaları tamamlandı.

Hafta içinde açılış yapıldı ve bu güzel çalışma takdirle karşılandı.

Yapılan çalışmayı yakından görme imkanına sahip olanlar, gerçekten hayran kaldı.

Yapmak kadar korumak da önemlidir, umarız bu güzel işler hak ettiği değeri görür, bundan sonra buraları daha iyi korunur
BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar, açılış töreninde yaptığı konuşmada, Akkule’nin restorasyonunun barış yolunda atılmış önemli bir adım olduğunu söyledi. 

Umarız gerçekten öyle olur…

İki Toplumlu Kültürel Teknik Komitesi’ni tebrik eder, yeni çalışmalarını beklediğimizi söylemek isteriz.

YORUM EKLE