İmar planları neden hayata geçmiyor?

Çılgınlar gibi bina yapıyoruz, hem de her tarafa…

Yeşil alanları süratle daraltıyoruz.

Tarımsal verimli toprakları da…

Gözümüz hiçbir şey görmez oldu, tepeleri, dağları da binaya boğduk.

Ülkemiz süratle beton yığını haline geldi.

İşte Girne… Güzel kentimiz Girne, bambaşka bir kente dönüştü.

Betonla kaplanmış, artık göze de hoş gelmiyor, orada yaşamak da zorlaştı.

Turizm başkentini, turizm albenisinden uzaklaştırdık.

Tüm bunlar plansızlıktan ve denetimsizlikten kaynaklanıyor.

Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, imar planlarını yürürlüğe koymada çok geç kalındığı için ülkemizin birçok yerinde çarpık kentleşmenin görüldüğünü vurguladı ve imar planlarının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Refikoğlu’na hak vermemek elde değil.

Yıllardır imar planlarından söz ediliyor, gelmiş geçmiş tüm hükümetler gündemine alıyor ama bir türlü bu konuda somut adım atılamıyor.

İmar planları konusu hep bir yakınma olarak kalıyor.

İmar planlarının 1989 yılında yürürlüğe giren 55/89 sayılı İmar Yasası’nın hemen ardından yapılması gerekirken, imar planlarının hayata geçirilmesine geç kalınması nedeniyle ülkemizin birçok yerinde çarpık kentleşmeler oldu.

İmar planlarını yürürlüğe koymada çok geç kalındığı için ülkemizdeki birçok yerde geri dönülmez, onarılması imkansız tahribatlar ve karmaşık kentleşmeler oluştu.

Merter Refikoğlu’nun da dediği gibi ülkemiz, planlama konusunda çok geri kaldı.

Refikoğlu, “Gelmiş geçmiş tüm hükümetlerimiz imar planlarına inanmadığı için ve seçim dönemlerinde kafalarına göre arazi dağıtamayacakları için imar planı konusunda herhangi bir bütçe ayırmadı. Ülkemizde çarpık yapılaşmanın olmasının ana nedeni de budur” diyor.

Evet, bunu böyle düşünenler de, umursamaz davrananlar da olabilir ama artık bir yerden başlamak lazım.

Daha fazla karmaşaya neden olmadan, daha fazla değerlerimizi kaybetmeden imar planları hayata geçirilmeli.

Tabii ki imar planlarını hayata geçirmek de yetmiyor, denetlemek de lazım.

Ülkemizde şu ana kadar sadece Lefkoşa’nın ve Girne’nin imar planı var ama Girne’de plan yürürlüğe girene kadar olan olmuş zaten. Bu saatten sonra nasıl geri dönülür, tam bir muamma. En azından bundan sonrası için itinalı olunmalı.

Lefkoşa’nın da imar planından çok fazla yararlandığını söylemek çok zor… O nedenle planlar yetmez, denetim de önemlidir.

Merter Refikoğlu, imar planı hazırlayabilmek için çok büyük bir bütçeye ihtiyaç olmadığını dile getirerek, “Eğer hükümetler gerçekten imar planı yapmak istese yapabilirlerdi” dedi.

İmar planlarının yapılmasıyla çarpık yapılaşma sorununun hemen çözülemeyeceğini belirten Refikoğlu, devlet daireleri ile belediyelerin bazen yasaya aykırı bir şekilde hareket ederek imar planlarını uygulamadıklarını da söyledi.

Demek ki hem denetim şart, hem de merkezi hükümet yöneticileri ile yerel yöneticilerin imar planlarını içselleştirmesi, ona inanması gerekiyor. Aksi takdirde hiçbir sonuç alamayız.

Tabii ki bir de nüfusumuzu bilmemiz gerekiyor. Planlamalar nüfusa göre yapılır ama biz nüfusumuzu bilmediğimiz için planlama yapamıyoruz, yaptıklarımız da işe yaramıyor.

Umarız, ülkemizdeki yerleşim birimlerinde daha fazla tahribat olmadan, daha fazla çarpık kentleşmelere yol açmadan imar planlarını elden geldiğince uygularız… Sonradan pişmanlıklarımız hiçbir işe yaramıyor çünkü…

 

 

 

YORUM EKLE