İmla işaretlerini borçlu olduğumuz adam:

İbrahim Şinasi (1826-1871)

Ortaokul ve liseden itibaren insanların duyduğu bir isimdir İbrahim Şinasi. Onun Osmanlı Türkiyesi’nde ilk özel gazeteler olan Tercüman-ı Ahval ve Tasvir-i Efkâr ’i çıkardığı, ilk yerli piyes olan Şair Evlenmesi’ni yazdığı, Batılı şiiri kurduğu, Osmanlı atasözlerini Durûb-ı Emsal-i Osmaniye’de topladığı anlatılır veya ezberletilir. Evet Şinasi bunların hepsini yapmıştır. Ancak bunlardan da önemlisi o Osmanlı Türkiyesi’nde değişimin, yeni insanın bir örneğinidir. Bu insan çağdaş dünyaya açılan, yabancı dil öğrenen, kendi karakterini ortaya koyan yani tip değil şahsiyet olan bir özellik taşır. Şinasi’den önce yazılan şiir kitaplarının hepsi ‘Divan” adını taşır. Necati Bey Divani, Fuzuli Divanı, Nef’i Divanı gibi. İlk defa Şinasi kendi şiir kitabına “Divan” adını koymaz. Çevirilerine Tercüme-i Manzume, şiirlerini topladığı kitaba da Müntehabat-ı Eş’ar adını verir. Bu artık divan şairi tipinden sıyrılmış, şahsiyet haline gelmeye başlamış yeni insan modelinin, şahsiyetin ifadesidir. Başlığı olan ilk şiiri de o yazar: “Arz-ı Muhabbet”. Ondan önceki şairler şiirlerine kaside, gazel, mesnevi, musammat vb klasik bilinen isimleri verirlerdi. Şinasi’nin bir yeniliği de halkın anlayabileceği dönemine göre yalın bir dil-Türkçe kullanmasıdır. Öğrenim için gittiği Fransa’da ekonomi yerine edebiyata kaymış, Türkçe bir sözlüğü hazırlamış, ancak tamamlayamamıştır.

   İbrahim Şinasi ,“Yeni Osmanlı aydını”nın ilk örneğidir. Akla büyük değer verir, Allah’ı varlığını tabiatta yarattıklarıyla arar, demokrasi, kanun fikirlerini savunur. Sadrazam Mustafa Reşit Paşa onu korumasına almış, fakat kaderi onun iktidarda bulunup bulunmayışına paralel şekillenmiştir. Reşit Paşa karşıtları iktidara geldiğinde Şinasi’yi onun adamı diye memuriyetten uzaklaştırmıştır. Hatta bir keresinde saçkıran, saçtan sakalına atlamış, yüzü için hayati tehlike oluşunca sakalını doktorlar kesmesini istemiş, o da bunu yapınca sünnet olan sakalı kesti gerekçesiyle işinden el çektirilmiştir. Paris’ten annesine yazdığı mektupta “Vatanım ve milletim için canımı feda etmek isterim” diyen ve helallik isteyen Şinasi, genç sayılabilecek bir yaşta, 45 yaşında vefat etmiştir.
   İstanbul’daki mezarının yerinde bugün yeller esen Şinasi’nin Türk toplumuna en büyük hizmetlerinden birisi de bugün kullandığımız imla işaretlerini Batı’dan getirmesi, gazete ve eserlerinde kullanmasıdır. O, bütün bu yaptıklarıyla dağınık, geniş, rahat ve disiplinden uzak yaşanan halkını, toparlamak, çağa uyandırmak ve yükseltmek isteyen bir vatansever idi.

 

YORUM EKLE

banner107

banner96