İnsan ticareti (Human trafficking)

İnsanlara saygılı davranmak, başkalarının sizi pozitif görmesine yardımcı olacaktır. İnsanlara davranış şekliniz başkalarının sizi nasıl gördüğünü etkiler.

Bazı düşünürler; önemli olan, başkalarının sizi nasıl gördüğü değil, sizin kendinizi nasıl gördüğünüzdür. Önemli olan, başkalarının söyledikleri değil, sizin ne yaşadığınızdır der.

Bazı düşünürler de, sizin kendinizi nasıl gördüğünüz önemli değil. Önemli olan başkalarının sizi nasıl gördüğüdür derler. Ve bence bu daha doğrudur.

Siz başkasının sizi nasıl gördüğünü önemsemeyebilirsiniz.  Bu sizin bileceğiniz bir şey. Ancak bu başkalarının size karşı olan bakışını değiştirmez. Siz yine başkalarının gözünde ne iseniz, osunuz.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın hazırladığı 2018 İnsan Ticareti Raporu             (Trafficking in Persons Report 2018 ) (TIP) da bu yöndedir. Raporun aslına www.state.gov adresinden ulaşabilirsiniz.

Raporda, KKTC yetkili makamları açıkça suçlanmaktadır.

Önemle belirteyim, rapor sadece Kıbrıs Cumhuriyeti veya KKTC’ye özel bir çalışma değildir. Raporda pek çok ülkede var olan insan ticaretine ilişkin bilgilere yer veriliyor.

Söz konusu raporda KKTC yetkili makamları için çok ağır ifadeler yer alıyor. Böylesi bir konu için insanın ülkesinin suçlanması bir vatandaş olarak ağırına gidiyor.

Raporda; 1983 yılında Türklerin bölgeyi bağımsız (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) olarak ilan ettikleri belirtilerek devamında ABD, KKTC’yi tanımıyor. KKTC’yi Türkiye dışında başka hiç bir ülke de tanımıyor. Kıbrıslı Türklerin yönettiği bölge, insan ticaretine açık bir bölge olmaya devam ediyor. Kıbrıslı Türk yetkililer insan ticaretinin ortadan kaldırılması için asgari standartları tam olarak karşılamıyor ve bunun için önemli bir çaba da göstermiyorlar.  Raporda resmi bir sıralama yapılacak olsa KKTC 3’ncü sırada (tier) olacaktır, denilmekte.

Rapor; 7/2000 sayılı Gece Kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerleri Yasası’nın insan ticaretine en uygun yasal çerçeveyi sağladığını belirterek, yasaya göre gece kulüpleri sadece dans gösterileri için eğlence sağlayabildiklerini ifade etmektedir.

Raporda daha da ağır bir ifade kullanılarak insan ticareti ile ilgili davaların fuhuş kazancıyla yaşamayı yasaklamayan veya fuhuş ve zorla çalıştırılmayı teşvik eden Fasıl 154 Ceza Yasası altında yargılandıklarını, Kıbrıslı Türk yetkililerin bu yasayı nadiren uyguladıklarını ve gece kulübü sahipleri ile korumaları veya müşterilerin nadiren kovuşturulduğu belirtilmektedir. Raporda atıfta bulunulan KKTC Ceza Yasası’nın “fuhuşu teşvik” yan başlıklı 157’nci maddesi şöyledir;

  1. Herhangi bir kimseyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde veya başka bir yerde fuhşa teşvik eden bir kişi hafif bir suç işlemiş olur ve mahkûmiyeti halinde üç yıla kadar hapis ve ayrıca para cezasıyla cezalandırılır.
  2. On sekiz yaşından küçük bir çocuğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde veya başka bir yerde fuhuşa teşvik eden bir kişi ağır bir suç işlemiş olur ve mahkûmiyeti halinde yedi yıla kadar hapis ve ayrıca para cezasıyla cezalandırılır.

Geçtiğimiz günlerde Girne İlçesine bağlı Beşparmak köyünde adada turist olarak bulunan 4 sanık fuhuşa teşvik suçlarından yukarıdaki ceza maddesine dayanılarak yargılanıp 15 gün hapse mahkûm olmuşlardır. Bu tespit ve yargının mahkûmiyet kararı, raporda yer alan ve aşağıda değineceğim hususu doğrular niteliktedir. Keza bu durumun, raporun yayımlandığı günlere denk gelmesi de anlamlıdır.

Raporda yer alan bilgilere göre;

1. Gece kulüplerinin, Kıbrıs Türk yönetimi için önemli bir gelir vergisi kaynağı olduğunu, gece kulübü sahiplerinin yıllık 20 ila 30 milyon lira (5,3 milyon dolar ve 7,9 milyon dolar) vergi ödediği belirtilmektedir. Bunun ise, bir çıkar çatışması ve insan ticaretine karşı mücadelede artan siyasi iradeye karşı bir caydırıcılık olduğu vurgusu yapılmaktadır.

2. İşgücü kaçakçılığı mağdurları borçlanma, sınır dışı edilme tehditleri, hareket kısıtlaması ve insanlık dışı yaşam ve çalışma koşulları ile kontrol edilmektedir. İnsan ticareti mağdurlarının çoğu Nijerya, Zimbabve, Çin, Pakistan, Filipinler, Türkiye, Türkmenistan ve Vietnam vatandaşıdırlar.

3. Göçmenler, özellikle Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki çalışma izinlerinin süresi dolduktan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geçerek, işgücü kaçakçılığına maruz kalmaktadırlar. Roman çocukları ve Türkiye'deki mevsimlik işçiler ve aileleri de işçi sömürüsüne karşı savunmasızdırlar.

4. Ev işleri için izin verilmiş kadınlar zorunlu çalışmaya açıktır. Özellikle Sahra Altı Afrika ülkelerinden (coğrafî olarak Sahra Çölü'nün güneyinde yer alan bölgeyi, siyasi olarak aynı bölgedeki Sudan harici ülkelerin tamamını ifade eder) üniversite öğrencileri olarak kayıtlı kadınlar ve erkekler, seks ticareti ve zorunlu çalışmaya karşı savunmasızdırlar. Daha önceki yıllarda olduğu gibi, gözlemciler bir dizi kadının turist veya öğrenci vizesiyle KKTC’ye giriş yaptığını ve Lefkoşa, Girne ve Gazimağusa'daki dairelerde fuhuş yaptıklarını (Beşparmak köyündeki durum gibi),  göçmenler, sığınmacılar, mülteciler ve çocukların da cinsel sömürü riski altında bulunduğu,

İfade edilmektedir.

Raporda yer aldığı için uluslararası hukukta; mülteci, sığınmacı,  göçmen tanımlarının ne anlama geldiğini satırbaşları ile değinecek olursam;

Mülteci kime denir?

Mülteci (refugee); vatandaşı olduğu ülke dışında olan ve ırkı, dini, tabiiyeti, belirli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşüncesi nedeniyle zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkeye dönemeyen veya dönmek istemeyen kişileri ifade etmektedir.

Sığınmacı kime denir?

Sığınmacı (asylum seeker); mülteci olarak uluslararası koruma arayan ancak statüleri henüz resmi olarak tanınmamış kişilere denir. Bu terim genellikle, mülteci statüsü almaya yönelik başvuruların hükümet ya da BM Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından karara bağlanmasını bekleyen kişiler için kullanılır.

Göçmen kime denir?

Göçmen (migrant); hem maddi ve sosyal durumlarını iyileştirmek hem de kendileri veya ailelerinin gelecekten beklentilerini arttırmak için başka bir ülkeye veya bölgeye göç eden kişi ve aile fertlerini kapsamaktadır.

Esas olarak, ülkesinden eğitim ve çalışma gibi nedenlerle ayrılan kişileri tanımlamakta kullanılır.

Göçmenler, vatandaşı oldukları ülkelerin korumasından yararlanmaya devam ederlerken, daha iyi bir yaşam standardına kavuşabilmek için, kendi istekleri ile bu yolculuğa çıkarlar.

Bu yolculukların bir kısmı pasaport, vize gibi yasal belgelerle düzenli bir halde yapılırken, bazıları aşağıda izah edeceğim üzere ülkelerin yasal sistemlerine aykırı bir şekilde düzensiz olarak yapılabiliyor.

Düzensiz göçmen kime denir?

Düzensiz göçmen terimi, göç ettiği ülkeye o ülkenin yasalarını ihlal ederek giriş yapan, ülkede kalmak için yasal hakkı bulunmayan, ülkenin yasalarını ihlal ederek çıkış yapan kişiler için kullanılır. Bu konuya yazımın ilerleyen bölümünde geniş bir şekilde değineceğim.

BAŞBAKANIMIZ VE KADIN İÇİŞLERİ BAKANIMIZA SELAM OLSUN

İnanıyorum ki hükümetimiz, görevden alma ve atamalar gibi yoğun ve yorucu memleket meselesinden sonra bu konuya el atacaktır.

ABD sıradan bir ülke değildir. Düşünceleri önemlidir. Bugün dünyanın en büyük ekonomisi ve askeri gücüne sahiptir. Bu bakımdan şeffaflık ilkesine bağlı hükümetimiz, en azından raporda yer alan iddialara cevap verecektir diye düşünüyorum.

Atalarımız vakti zamanında ne güzel ifade etmişler sukut ikrardan gelir diye. Bu sözün günümüz Türkçesindeki karşılığı susmak kabullenmek anlamına gelir. Eğer iddialar doğru değilse ülkemiz adına utanç duyduğumuz kaya gibi ağır iddialara hükümetimizin cevap hakkı vardır. Bunu da bugün görevde olan hükümetimiz yapacaktır.

KIBRISLI TÜRK YETKİLİLER İÇİN ÖNERİLER

Raporda insan ticareti sorununun çözümüne yönelik olarak Kıbrıslı Türk Yetkililer için bir dizi öneriler de sıralanmış olup, bu öneriler maddeler itibarıyla;

  1. Her tür insan ticaretini yasaklayan yasal düzenlemenin ivedilikle yapılması,
  2. Gece kulüpleri ve barlar dâhil olmak üzere insan ticareti mağdurlarına yönelik her an ulaşabilecekleri bir ihbar ve acil yardım hattının kurulması,
  3. Gece kulüplerinin düzenlenmesinde şeffaflığı arttırmak ve müşteriler ile halk arasında fuhuş yapmak için kullanılan kuvvet, sahtekârlık ve zorlama yöntemleri hakkında farkındalığın artırılması,
  4. Mağdurların korunması için sivil toplum kuruluşları (STK) barınakları ile bakım hizmetlerine finansman desteği sağlanması,
  5. İnsan ticaretine göz yuman Kıbrıs Türk yetkililerin kovuşturulması ve yargılanıp mahkûm edilmelerinin sağlanması,  
  6. İnsan ticareti mağdurları için sınır dışı edilme seçeneklerinin sağlanması ve
  7. Ev işçileri dâhil olmak üzere zorla çalıştırma koşullarını da ele alıp adımlar atılması.

Konuyu daha anlaşılır kılma adına insan ticareti (human trafficking) deyiminin ne anlama geldiğini bilmek gerekir. İnsan ticareti deyimi çoğunlukla insan kaçakçılığı (human smuggling) deyimi ile karıştırılmakta ve ayni anlamı ifade ettiği sanılmaktadır.

Konunun en yetkili otoritesi şüphesiz Birleşmiş Milletler Teşkilatı’dır. Bu bağlamda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda onaylanmış İnsan Ticareti Protokolü’nde yer alan tanım da en doğru tanım olacaktır.

İNSAN TİCARETİ (HUMAN TRAFFICKING)

(a)Kuvvet kullanarak veya kuvvet kullanma tehdidi ile veya diğer bir biçimde zorlama, kaçırma, hile, aldatma, nüfuzu kötüye kullanma, kişinin çaresizliğinden yararlanma veya başkası üzerinde denetim yetkisi olan kişilerin rızasını kazanmak için o kişiye veya başkalarına kazanç ve çıkar sağlama yoluyla kişilerin istismar amaçlı temini, bir yerden bir başka yere taşınması, devredilmesi, barındırılması veya teslim alınması anlamına gelir.

İstismar sözcüğü asgari olarak başkalarının cinsel istismarını veya cinsel istismarın başka biçimlerini, zorla çalıştırmayı veya hizmet ettirmeyi, esaret veya esaret benzeri uygulamaları, kulluğu veya organların hukuka aykırı bir şekilde alınmasını içerir.

(b) İnsan ticaretinin yukarıdaki bentte belirtilen yöntemlerden herhangi biriyle yapılmış olması halinde, mağdurun bu istismara razı olup olmaması durumu değiştirmez.

(c) Bu maddenin (a) bendinde öngörülen yöntemlerden herhangi birini içermese bile, çocuğun istismar amaçlı temini, bir yerden bir yere taşınması, devredilmesi, barındırılması veya teslim alınması insan ticareti olarak kabul edilir.

(d) On sekiz yaşın altındaki herkes çocuk kabul edilir.

İNSAN TİCARETİ VE İNSAN KAÇAKÇILIĞI ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Yukarıda da değindiğim gibi pek çok kişi, insan ticareti  (human trafficking) ve insan kaçakçılığı (human smuggling)  arasında hiçbir fark olmadığına inanıyor.
İnsan ticareti,  kişiye karşı sömürü temelli bir suçtur ve sınırlar arasında veya herhangi bir taşımacılıkla hareket gerektirmez. Hâlbuki

İnsan kaçakçılığı taşımacılığa dayanır ve hareket içerir.

İnsan ticareti, sömürüye dayalıdır. İnsan kaçakçılığı ve insan ticareti arasındaki en temel ayrım, seçim özgürlüğüdür.

İnsan ticareti, zorlama, sahtekârlık veya zorlama ile tetiklenen veya böyle bir ticari eylemde bulunmaya teşvik edilen kişinin 18 yaşına gelmediği için bir cinsel istismar eylemi de olabilir.

Ayrıca, istemsiz hizmet, borç köleliği veya köleliğe boyun eğdirmek amacıyla güç, sahtekârlık veya zorlama yoluyla işgücü veya hizmetler için bir kişinin işe alınması, barındırılması, ulaştırılması, sağlanması veya temin edilmesi de olabilir.
İnsan ticareti,  kişiye karşı sömürü temelli bir suçtur ve sınırlar arasında veya herhangi bir taşımacılıkla hareket gerektirmez.
Öte yandan insan kaçakçılığı, düzensiz göçmen bahsinde değindiğim gibi yasaların kasıtlı olarak ihlalini içeren insanların bir ülkeye getirilmesidir. Bu suç yasadışı yollarla yabancıların ülkeye getirilmesini ve ayrıca ülkede bulunan yabancıların yasadışı olarak taşınmasını ve barındırılmasını içerir. Kaçakçılık, her ülkenin sınırlarının bütünlüğüne karşı işlenen bir suçtur. Kaçakçılık, sınırlar içinde ve çevresinde hareket gerektirmektedir.
İnsan kaçakçılığı ve insan ticareti birbirinin yerine geçemez. Kaçakçılık taşımacılığa dayanır ve hareketi (movement) içerir. İnsan ticareti ise sömürüye (exploitation) ve başlıca seks sömürüsüne (sex ploitation) dayalıdır.
İnsan kaçakçılığı ve insan ticareti arasındaki en temel ayrım, az öncede ifade ettiğim gibi seçim özgürlüğüdür. İnsan ticareti istemsizdir. Bir kişinin emek veya hizmetler için zorla sömürülmesini içerir. Kişinin fiziksel olarak hareket etmesini gerektirmez ve yurt içinde de olabilir. İnsan ticareti, her bir insanın kölelikten veya istemsiz kulluktan kurtulma hakkına karşı bir suçtur.

Kaçakçılık isteğe bağlıdır. Kaçakçılıkla, birey sınırı geçmek için anlaşır ve sınırı geçtikten sonra anlaşma sona erer. Ücretler genellikle varıştan önce ödenir ve her zaman uluslararası niteliktedir. Kaçakçılık, ulusların egemenliğine karşı bir suçtur.

KAÇAKÇILIK NE ZAMAN İNSAN TİCARETİ OLUR?

Kaçakçıların mağdurlar üzerindeki kontrolü sürerken, kaçakçılığa maruz kalan bir kişinin insan ticareti mağduru olabileceği durumunun da olduğunu not etmek gerekir.

Bu durum birey kaçakçılık gerçekleştikten sonra alıkonduğunda ve iş veya seks ticaretine zorlandığında meydana gelir.


Kaçakçı, kişiyi borçla tutabilir veya bir borcundan dolayı kurtulmasını isteyebilir. Kaçakçı ayrıca kişinin kimlik belgelerini vermeyi reddedebilir veya bu belgeleri başkalarına devredebilir.
İNSAN KAÇAKÇILIĞI KURBANLARININ ORTAK ÖZELLİKLERİ

Mağdurların ortak özellikleri vardır. Bazı mağdurlar fiziksel olarak yalnız başlarına bırakılabilir veya korunabilirken, bazıları psikolojik zorlama ile korunurlar. Bazı mağdurlar daha ​​iyi bir yaşam vaadi ile köleliğe (slavery) teşvik edilirken ve bazıları da kaçakçıya sunulmak zorunda kalıyorlar.
Bir tespite göre mağdurların pek çoğu yabancı bir dil (İngilizce) konuşamıyor. Kötüye kullanım, hapis ya da sınır dışı edilme tehdidi nedeniyle polis ve hükümetten korkabiliyor ya da hiç kimseye güvenmeyen bir kimse olabiliyorlar. Nadiren birincil sebep olmasına rağmen, yoksulluk ve eşitsizlik, kişileri insan ticaretine karşı daha savunmasız kılmakta önemli bir faktör olabiliyor.

Son söz: Umut, korkudan güçlü tek duygudur.

YORUM EKLE