İşletmelerin kabusu: MOBBİNG

   Günümüzde şirket başarılarının en önemli anahtar sürecinin “insan kaynağı yönetimi” olduğunu sanırım hepimiz kabul ediyoruz. Dolayısıyla, “bireysel performans”ın kaçınılmaz önemini göz ardı etmemiz mümkün değil çünkü bir işletme ancak çalışanların gösterdiği performans kadar iyi olabilir. Ancak, son yıllarda sıkça duymaya başladığımız bir kavram olan “mobbing” şirket performanslarına ciddi bir tehdit unsuru oluşturmakta.

   Mobbing aslında insan topluluklarının olduğu her yerde ortaya çıkabilecek bir olgudur, ancak buradaki yazımda sadece iş yerine yansımasına yer vereceğim. Mobbingi çalışanlara üstleri, astları ya da eşit düzeyde olanlar tarafından sistematik biçimde uygulanan psikolojik şiddet, taciz ya da yıldırma olarak tanımlayabiliriz. Özellikle, organizasyon bozukluğunun daha fazla olduğu işletmelerde bu uygulamalara daha çok rastlanmaktadır.

   Mobbing sistematik ve süregelen bir biçimde gerçekleşmelidir, sadece anlık stres sonucu ortaya çıkan kişiye yönelik yapılan hakaretler veya dışlamalar mobbing kapsamında nitelenemez. Bu sebeple her psikolojik ve/veya fizyolojik şiddeti mobbing olarak tanımlayamayız.

   En yaygın mobbing türü olan üstler tarafından yapılan mobbing için bazı örnekler vermek gerekirse; aşağılama, alay, damgalama, dışlama, izolasyon ve motivasyonun kırılmaya çalışılması gibi eylemler, çalışana söz hakkı vermeme, onu azarlama, başarısız gösterme, eleştirme, tehdit etme, görmezden gelme, küçümseme, ötekileştirme, iş tanımının dışında işler verme, görevlerini yerine getirmesini zorlaştırmak, kaba ve kötü sözlerle rencide etme, cinsel tacize maruz bırakmak gibi davranışları gösterebiliriz.

   Bu tarz uygulmalar genellikle çalışan görev tanımları ve yetkinliklerinin net ve açık bir şekilde belirtilmemiş olduğu işletmelerde meydana gelebiliyor. Nadiren görülse de, astlar tarafından yapılan mobbing türü de uygulanmakta. Bu tür mobbingde, çalışanlar birlikte hareket ederek üstlerini yönetim karşısında küçük düşürmeyi, güç dengesini değiştirmeyi denerler. Örneğin, bu türde, çalışanlar eski yöneticinin çok sevilmesi ile aralarında oluşan sıkı bağdan dolayı yeni yöneticinin bu görevi hak etmediği düşünmeye eğilimli olabiliyorlar.

   Eşit düzey mobbing genellikle rekabete dayalı bir çekememezlikten kaynaklanmaktadır. İş yerine yeni gelen, ya da yeni terfi eden bir çalışanın iş arkadaşları tarafından dışlanması için yapılan mobbing bu türe örnek olarak verilebilir. Genellikle işinde başarılı, yetenekli ve terfi alma ihtimali yüksek olan kişiler bu tür mobbinge maruz kalıyor.

   Mobbing davranışlarının mağdur üzerinde yarattığı en önemli etkilerden birisi direkt iş performansında gözlemlenmektedir. Kişi kendine olan güven duygusunu ciddi oranda yitirir, çalışan-çalışan ve çalışan-yönetici ilişkileri bozulur, iş yeri sadakatı azalır, verimlilik düşer. Dolayısıyla mobbing zaman içersinde işletme için önemli kayıplar, ülke ekonomisine de büyük zararlar vermeye başlar.

   Dünyada yapılan yeni hukuksal düzenlemeler, toplu iş sözleşmeleri ve işyeri yönetmelikleri sayesinde mobbing uygulamalarının tespiti ve dolayısı ile şikayeti de artık çok kolay hale geldi. Mobbing artık birçok ülke tarafından bilinen, tanınan ve üzerinde titizlikle durulan bir kavram. Pek çok ülkede mobbingi önleyici, mağdurların güvence altına alınmasını sağlayacak yasal düzenlemeler bulunmaktadır.

   Bir iki örnek vermek gerekirse; İskandinav ülkelerinde mobbing, doğrudan bir suç olarak yasalarda yer almakta. İsveç’te “işyerlerinde taciz”, 1994’de yayınlanan İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı Yasası’yla bir suç olarak tanınmakta. Almanya’da halktan mobbing konusunu bilmeyen nerdeyse yok gibi. Mobbinge maruz kalanlar erken emeklilik istemek hakkına dahi sahip olabiliyorlar. Ayrıca ülke genelinde mağdurların yardım ve destek alabilecekleri kamusal merkezler de mevcut.

   Önemle belirtmek gerekir, Almanya’da, mobbingin yasal düzeyde tanınmasında sendikal faaliyetler çok etkili olmuştur. İsviçre’de iş yerlerinde her türlü mobbing uygulanması yasalarla engellenmiş durumda, yasalara göre, bu tür baskı ve tacizde bulunan kişi, işten çıkartılabiliyor.

   Ülkemizde mobbinge yönelik mevcut herhangi bir yasal düzenleme maalesef henüz bulunmamakta. Toplumumuzun geniş bir kesimi hala mobbing kavramı ve uygulamaları hakkında yeterli bilgiye sahip değildir. İnsan onuruna yakışmayan ve insan haklarına aykırı olan bu davranışların yok edilmesi için toplumsal bir farkındalık oluşması, caydırıcı önlemler alınması için mobbingle mücadele edilmelidir.

   Mobbing davranışlarının hukuka aykırı olduğu ve aynı zamanda suç da oluşturabileceği herkese anlatılmalıdır. Çalışan-şirket performansının olumlu yönde ilerlemesi ve ülke kalkınması adına gerekli yasaların ivedilikle geçmesi gerekmektedir. Bu konuda öncelikle devletimize, sonra da sendikalara ve işverenlere önemli görevler düşüyor.

Arzu Birman - Direktör, eğitmen ve danışman

Radius Partners Consulting

YORUM EKLE

banner75