İstatistiki verilere bakıp tedbir almalıyız

Belirli zamanlarda “suçların” istatistiki verilerini yayınlıyoruz.

Yeni suçlar işlendiğinde, rakamlara eklemeler yaparak yeniden haber yapıyoruz.

Gazeteciler istatistik verileri sever, bu verileri kullanarak çeşit türlü haber yaparlar.

Çeşitli konularla ilgili istatistiki veriler vardır ama suçlarla ilgili olanlar en fazla ilgi görenlerdir.

Aslında insanların olanları görmesi için istatistik verilere ihtiyacı yoktur, zaten bunları yaşıyorlar ama yine de insanlar bu rakamları incelemeyi sever...

Yıllar itibarıyla istatistiki verilere baktığımız zaman, günümüze geldikçe suçların arttığını görüyoruz.

Belki de en korkutucu olan tarafı da budur…

İstatistiki veriler yıllar ilerledikçe artış gösteriyor.

Ülkemizde ortaya çıkan suç tablosu, vatandaşları korkutuyor.

Mahkemelerin her yıl yayınladığı faaliyet raporu, olayın vahametini ortaya koyuyor.

Suç oranlarının ne kadar arttığını daha rahat görebiliyoruz.

Şiddet olayları, hayatın her alanına girmiş durumda…

Son 13 yıllık sürede toplam 7 bin 147 dava görüldü.

Uyuşturucunun yanı sıra, adam öldürme, silahlı çatışma, bıçaklama, darp, kundaklama, vahim yaralama, şiddet ve tehdit, sahtecilik, cinsel suç olaylarındaki artış ürkütücü boyutta.

Ocak 2006 ile Aralık 2018 arasında ağır cezaya giren suçların artış gösterdiğini görebiliyoruz.

Bu süre içinde taammüden adsam öldürmeyle ilgili toplam 28; adam öldürme, öldürmeye teşebbüs, vahim yaralama, darpla ilgili 629; silah veya patlayıcı madde taşıma, bulundurma, kullanma, şiddet, tehdit, bıçak taşımakla ilgili 571, uyuşturucuyla ilgili 2 bin 856 dava görüldü.

Ülkede artan sahtecilik suçlarıyla ilgili ise toplam 931 dava görüşüldü.

“Cinsel tecavüz ve diğer cinsel suçlar” konusunda da 179 dava gündeme geldi.

İstatistikler bize fikirler veriyor ama bununla kalmamalıyız…

İstatistikler, gazetelerde yayınlanıp onlara bakılsın ve “vah vah” denilsin diye açıklanıyor değil.

Elbette halkın bunları görmesi önemlidir ama daha önemli olan, bu istatistikleri yetkililerin görüp önlem almasıdır.

Yaşananlardan ders çıkarılabiliyorsa, yaşadıklarımızın nedenleri görülebiliyorsa ve tedbir için çalışma yapılabiliyorsa önemi vardır.

Öncelikle ülkeye girişlerin kontrol altına alınabilmesi gerekir.

Çok zor bir konuymuş gibi ülkeye girişler kontrol altına alınamıyor.

Ülkedeki kaçaklar tespit edilemiyor, yıllar sonra rastlantı sonucu yakalanabiliyor.

İş yaşamındaki, yükseköğretimdeki kaçakları tespit etmek bu kadar zor olmamalı.

Ülkenin her tarafında sıkı denetim yapılırsa, suçlar da azalacaktır.

Diyeceğimiz o ki; istatistikler önümüzü görmemize, tedbir almamıza fayda sağlarsa anlamlıdır, kâğıt üstünde kalırsa değil…

YORUM EKLE