İşte işaretler; kararlılığımızı sürdürürsek çözüme varacağız

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Lider Nikos Anastasiadis’in önceki günkü görüşmesinde açıklanan 4 güven artırıcı önlemin kötü şeyler olduğunu söylemek mümkün mü?

“GSM operatörlerinin karşılıklı kullanılabilir olması”, “elektrik şebekelerinin enterkonnekte çalıştırılması”, “18 mayınlı arazinin daha mayından arındırılması”, “sanat eserlerinin karşılıklı iadesi” kötü şeyler midir?

Mantıklı düşünen her insan bunların iyi açılımlar olduğunu görebilir…

Peki bizde ne yapıyor bazı çevreler? Israrla bu güzel gelişmeleri “önemsiz” gibi göstermeye çalışıyorlar.

Bazı çevrelerde, “Olumlu gelişmeleri, nasıl olumsuza çevirebiliriz?” diye bir çaba var…

“Bu güven artırıcı önlemler güzeldir, faydalıdır” diyemiyorlar. Diyecekleri şeylerin Cumhurbaşkanı Akıncı’nın hanesine olumlu puan olarak yazılmasından korkuyorlar.

Ne olur Akıncı’nın lehine puan yazarsa? Olur mu hiç? Cumhurbaşkanlığı seçimleri hesapları var, beğenseler de söyleyemiyorlar.

Halbuki, mesele “memleket meselesi”, “toplumun faydasına” ama onlar bunu kişisel çıkarlar nedeniyle önemsizleştirmeye çalışıyor.

Şimdi bu güven artırıcı tedbirlerle ilgili biraz geriye gidip hatırlatma yapalım isterseniz.

Malum çevreler, bazı şeyleri hatırlamak istemiyor.

Kıbrıslı Türklerle, Kıbrıslı Rumların karşılıklı olarak cep telefonları ile konuşabilmesi için Avrupa’daki bir merkez üzerinden destek alınması fikrini sunan Cumhurbaşkanı Akıncı değil miydi? Öyleydi tabii ki... Buna Rumların karşı çıktığını, anlaşmayı Türkiye ile yapmayı gündeme getirdiklerini, 2 sim kart kullanmaktan söz ettiklerini, inanılmaz bir direnç gösterdiklerini, yasa zorunluluğundan söz ettiklerini unuttunuz mu?

Peki ne oldu? Döndüler, dolaştılar Sayın Akıncı’nın başta gündeme getirdiği öneriyi kabul ettiler.

Peki elektrikteki tartışmaları hatırlıyor musunuz? Rumlar elektrikte enterkonnekte meselesini başta “gayrı yasal” diye reddetmeye çalıştı. Sayın Akıncı, “Nasıl gayrı yasal olur? Biz size 2 yıl boyunca elektrik verdik, gayrı yasal değildi de şimdi mi oldu?” diye sordu onlara. Bu kez “Sizin teknolojiniz ilkel” dediler. Sonra bakıldı ki ilkellik falan yok, şebekeler birbirine uygun. Bu kez de “Avrupa Birliği’ne baktıralım, sorduralım” dediler. Ne oldu? En sonunda akıl yolunda birleşildi. Rumlar elektrik şebekelerinin ara anlaşmalarla değil, birbirlerine sürekli bağlanmasını kabul etti.

Yapılamayacak zannedilen şeyler bir bir yapılıyor. Biz ısrarlı olunca, akıllı, mantıklı taleplerimizle ilgili pes etmeyince hedeflerimize ulaşabiliriz. Bizim ısrarımız Avrupa Birliği’nin Rumları tartaklamasına ve akıl yoluna getirmesine neden oldu.

Bu güven artırıcı önlemlerde Rumların “hayır”dan, “evet”e dönmesi aslında önemli bir mesajdır. Kararlı olursak, pes etmezsek, Rumları akıl yoluna getirebiliriz. Sayın Akıncı’nın mantıklı önerileri ve ısrarı, söz konusu güven artırıcı önlemlerin kabul edilmesini sağladı.

Kıbrıs’ta çözüm çabalarımızda, çözüm isteğimizde de kararlı olmalıyız, vazgeçmemeliyiz. Vazgeçerek, bir hedefe varılamaz. Toplumsal haklarımızı ısrarla talep etmeliyiz, bunu akıl yolundan çıkmadan yapmalı, yalpalamamalıyız, bize fayda getirmeyecek şeylerin peşinden koşmamalıyız.

Kararlılığımızı sürdürürsek, mutlaka çözüme varacağız, buna inanmalıyız…

 

YORUM EKLE