İstikrar, Kaf dağının ardında olmasın…

   Koşullar ne olursa olsun, iyimser ve umutlu olma çizgisinden uzaklaşmak istemiyoruz.

   İyimser ve umutlu olmak için sabır gerekir mi?

   Başka ülkeleri bilmiyoruz ama bizim ülkemizde, Kuzey Kıbrıs’ta gerekiyor.

   Hükümet edenler, halkın kaderinde söz hakkı olanlar, iyimserlik ve umudun düşmanı olmamalı.

   Günlerdir, hatta haftalardır, hükümette yaşananları konuşup, yazıyoruz.

   İstikrar şampiyonluğu iddiasıyla ortaya çıkan UBP, istikrarsızlığın kaynağı oldu.

   Her parti sorun yaşayabilir.

   Parti içi demokrasisini sağlıklı çalıştırsa sorun ya da sorunlar aşılır.

   UBP, bunu başaramıyor.

   UBP’de sorun olduğu zaman KKTC’de huzur zorlaşır.

   Bu kez, UBP’de yaşananlar, kabul edilme sınırlarının dışında.

   UBP’de herkes, söylediklerinin arkasında durmama ya da tükürdüğünü yalama yarışına girdi.

   Statü endişesi UBP’de kronik statü hastalığına dönüştü.

   Bu hastalık öteki partilere de bulaşma eğiliminde. Bunun ayak sesleri duyulmaya başladı bile.

   Hastalık CTP’ye kolay sirayet edemiyorsa, en önemli nedeni, CTP’de aktif siyaset yapanların şahsi siyaset köklerinin de derin olması, bir de parti tabanının takip içeren duyarlılığıdır.

   Hiç alışık olmadığımız gelişmelerle yüzleşiyoruz.

   Yüzleştiklerimizin neredeyse hiç biri, yüzlerimize gülümse yerleştirmiyor.

   Tam tersi umut depomuzun dibinde kalanları da süpürüyor.

   Bu durum sürdürülebilir değildir.

   Başa dönmeyeceğiz ama UBP’de istikrarın öneminin altını yeniden çizmekte yarar var.

   UBP, bazı şeyleri ilk kez yaşıyor.

   Parti başkanının itibarı yerle bir edildi.

   Aldığı ya da alacağı kararlar kısa sürede ters yüz edilebileceği için parti yetkili organlarının da itibarı kalmadı.

   Kurultaydan başlayıp, Genel Başkanı ve tüm yetkili kurulları itibarsızlaştırılmış bir parti, hangi istikrarın kaynağı olacak?

   İstikrar Kaf dağının ardı kadar uzak görünüyor artık.

   Şimdi özellikle hükümet edenlere soralım…

   Bu durumda halk ne yapsın?

   Kaderine razı olup, oturup beklesin mi?

   Kuzey Kıbrıs’ta demokrasinin sıkıntıları her geçen gün daha da kötüleşiyor.

   23 Ocak 2022’de erken genel seçim yapıldı.

   Genel seçimlerde temsili demokrasi temelinde halkın vekilleri Meclis’e gitti.

   23 Ocak’ta ortaya çıkan iradeyle, sadece 111 gün sonra şimdi sergilenenler örtüşüyor mu?

   Örtüşmüyor.

   UBP’liler, “Biz Genel Başkan değil, Başbakan seçeriz” derdi her zaman.

   Bundan sonra diyemeyecekler.

   Halkın iradesinden sulandırma devam ederse, Meclis’in meşruiyeti sorgulanacak.

   Bizden uyarması…

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110