İthalat ve ihracat rakamlarında gerileme sürüyor

KKTC’de dış ticaret verilerine baktığımız zaman çok iç açıcı bir manzara göremiyoruz. Bu bağlamda, elimizdeki en güncel veri olan Ticaret Dairesi’nin Ocak-Eylül 2019 dönemi rakamlarını incelediğimizde bulunduğumuz noktayı daha net görebiliyoruz.
   2019 yılının ilk 9 ayında, Türkiye den yapılan ithalat 647.2 milyon dolar, 3. ülkelerden yapılan ithalat ise 376.1 milyon dolar olmuş ve toplamda 1.023 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. İthalatın yüzde 63.2’si Türkiye’den, yüzde 36.8’i de 3. ülkelerden yapılmaktadır.
   Geçen yılki (2018 ilk 9 ay) aynı dönemdeki ithalat rakamlarına baktığımız zaman ise şu tablo ile karşı karşıya kalmaktayız. Türkiye’den yapılan ithalat 769.2 milyon dolar iken, 3. ülkelerden yapılan ithalat 474.1 milyon dolar olmuş, toplam ithalat ise 1.243 milyar dolara ulaşmıştı.
   Yukarıdaki rakamlardan da görüldüğü üzere, geçen yıla göre KKTC’nin hem Türkiye den hem de 3. ülkelerden yaptığı ithalatta önemli düşüşler olmuş ve geçen yıla göre toplam ithalat yaklaşık 220 milyon dolar azalarak, yaklaşık yüzde 18 oranında gerilemiştir.
   İhracat rakamlarına da bakacak olursak şu tablo ile karşı karşıya kalıyoruz.

2019 yılının ilk 9 ayındaki ihracat rakamları da bir önceki yılın aynı dönemine göre düşüş göstermiştir. 2019 yılının ilk  9 ayında Türkiye ye yapılan ihracat 35.6  milyon dolar iken, 3. ülkelere yapılan ihracat 31.6 milyon dolar olmuş ve toplam ihracat 67.2 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. İhracatın yüzde 53’ü Türkiye’ye, yüzde 47’si de 3. ülkelere yapılmaktadır.
   Geçen yılın ilk 9 ayına baktığımızda ise Türkiye’ye ihracat 46.2 milyon dolar iken, 3. ülkelere ihracat 35.6 milyon olmuş toplam ihracat ise 81.8 milyon dolara ulaşmıştı. Görüldüğü üzere, bu yılın ilk 9 ayında, geçen yıla göre hem Türkiye’ye hem de 3. ülkelere yapılan ihracat da önemli oranda düşüşler yaşanmış ve geçen yıla göre toplam ihracat 14.6 milyon dolar düşmüş, yani yaklaşık yüzde 18 oranında gerilemiştir.
   Kısaca özetlersek, 2019 yılının ilk 9 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre hem ithalat da hem de ihracatta yaklaşık yüzde 18 düşüş yaşanmıştır. Bu çerçevede dış ticaret açığı 9 ayda 956 milyon dolara ulaşmış durumdadır.  İhracatın ithalatı karşılama oranı da yaklaşık yüzde 6.5 düzeylerindedir.
   KKTC’nin önemli (Kıymeti yüksek) ithal mallarının 2019 yılının ilk 9  ayındaki seyrini incelediğimiz zaman, geçen yılın aynı dönemine göre, karşımıza şu tablo çıkıyor.

Taşıt araçlarında yüzde 24, inşaat demirinde yüzde 37, sanayi tipi makinelerde yüzde 34, cep telefonlarında yüzde 23, çimento hammaddesinde yüzde 37, elektrik malzemelerinde yüzde 34, mobilya ve aksamlarında yüzde 68, alüminyum profilde yüzde 46, klima da yüzde 21, asfaltta yüzde 62, demir ve çelik çubuklarda yüzde 46, fayansta yüzde 49, kereste ve suntada yüzde 48, çamaşır makinelerinde yüzde 31 gibi yüksek oranda düşüşler görüyoruz.
   KKTC’nin önemli (Kıymeti yüksek) ihraç mallarının geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslamalı ilk 9 aylık seyrini incelediğimiz zaman ise  tablo şöyle oluşuyor. Süt ürünlerinde yüzde 10, rakıda yüzde 94, hurdalarda yüzde 19, piliç etinde yüzde 13, patateste yüzde 44 gibi yüksek oranlı düşüşler görüyoruz. Narenciyede ise yüzde 4’lük bir artış var.
   2018 yılında TL’de yaşanan yüksek değer kaybı ve yüzde 30 seviyesindeki enflasyon,  vatandaşlarımızın satın alma güçlerini azaltmış, giderlerini de artırmıştır. Dolayısıyla, toplam talep de daralma sürmektedir. Bu olumsuz durum 2019 yılında ithalat rakamlarına da yansımış görünüyor. Yılın son çeyreğinde de eğilim bu şekilde devam ederse, yılsonunda son yıllara göre, muhtemelen daha düşük ithalat rakamlarıyla karşılaşacağız. Hem tüketim mallarının, hem de girdi ve üretim mallarının ithalatı şu andaki 9 aylık veriler ışığında düşmüş görünmektedir.
   İthalattaki bu 9 aylık gerileme trendi yıl sonuna da sirayet ederse,  saydığım ithal mallardaki düşüşler, özellikle bu malların bağlı olduğu inşaat, ticaret, tarım ve sanayi sektörlerindeki katma değerleri de azaltırsa, 2019 yılı milli gelir büyüme rakamlarını da kuşkusuz geriletecektir. Hatta, uzun yıllar sonra ekonomide daralma yani küçülmeyle bile karşılaşabiliriz.
   İnşaat sektörüne özel olarak değinmek gerekiyor. Sektörün temel girdileri olan demir, çimento, elektrik malzemesi, alüminyum profil, mobilya vb malların ithalatının düşmesi önemli bir göstergedir. Birçok başka sektörü tetikleyen ve girdi tedarik eden inşaat sektörünün gerilemesi etkileşimde olduğu diğer sektörlerde de olumsuz etkiler yaratacaktır.
   Öte yandan, ihracat rakamlarının da gerilemesi üretim, katma değer ve istihdam rakamlarına da olumsuz yansımakta, bu durum da ekonomik büyüme rakamlarında düşüşe yol açmaktadır.
   Bu bağlamda,  ihracat rakamları gerilerken özellikle Sanayi Dairesinin 2020 bütçesinin yarı yarıya azaltılması şaşırtıcıdır. Sanayi bölgeleri altyapı bütçe kaleminde azalma görülüyor. Halbuki üretimin artırılması yönünde Sanayi bölgelerinin daha fazla kaynağa ihtiyacı bulunmaktadır. Bunun yanında, ekonominin daraldığı dönemlerde sanayicilere,  KOBİ’lere ve küçük esnafa yönelik hibe ve faiz destekli kredi programları geçen yıllara göre çok azalmış durumdadır.
   Ayrıca, kalite belgesi, fuar, pazarlama, navlun desteklerinde bu yılki bütçede kaynak göremedik. Hal böyle iken, ekonomide durgunluk devam ederken,  üretime,  üreticiye dolayısıyla istihdama yönelik olacak desteklerin azaltılması sıkıntı yaratacaktır.
   Umarım, şu anda artmakta olan döviz ve petrol fiyatlarında 2020 yılında aşırı yükselişler görmeyiz. Aksi halde, bu yıl daha düşük seyreden enflasyon rakamları artacak ve vatandaşların satın alma gücü daha da düşecektir. Ayrıca, yüzde 11 civarında bir enflasyon öngörüsü ile kurgulanan 2020 bütçesi tutmayacak ve öngörülen açık daha da büyüyecektir.
 

YORUM EKLE

banner107

banner108